mutluluk sebepleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk sebepleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2015 Cuma

Cuma !


Cuma mutluluğuna uygun, zıplamalı en tatlı fotoyu buldum.Daha önce de yayınladığım bir foto ama bu fotoğrafı her şeyiyle öyle çok seviyorum ki bir on kere daha görebilirsiniz.O minik ayaklar, sahil, güneş, yüzündeki ifade, sarı şortu ...{ biri beni durdursun:)}

Her ne kadar iki gündür güneş göremesek, çok sık yağmur hatta dolu yağsa da resmi olarak yaz mevsimi yaklaşıyor.Yazla ilgili çok sevdiğim şeyler var.Mesela;

1.Daha az giyinmek.Kaban, mont, ceket hatta fanila giymemek:P

2. Çilek, erik ,karpuz, patlıcan, yeşil fasulye, bezelye ve domates.

3.Deniz, kum ve güneş.

4.Uzun günler.

5.Seyahatlerin bu aylarda yapılması, yıllık izinler.

6.Ayak parmaklarına oje sürmek.

7.Çorapsız etek giymek.

8.Rengarenk giyinmek.

Yazarken bile mutlu oldum.Hadi bakalım inşallah az kaldı:)

Bugün gideceğimiz okul programı iptal oldu, arkadaşım çok hasta çünkü.Ben de açıkçası rahatladım okul oldukça uzakta -hatta Mersin'e bağlı bir ilçede- ve iyi bir okul olsa da minik bebeğimi o kadar uzağa göndermeye hazır değilim:)

Haftasonuna da bir sinema programı yaptık.Sindirella filmine gideceğiz.Daha önceki Durulu sinema deneyimlerimden biri hariç memnundum.Ama bu film için beklentim çok yüksek, gerçekten zevk alacağımı umuyorum.Hatta geçen filmde çok sıkıldığımız için Deniz'i de davet etmek için aradığımda "bu film güzelmiş" dedim, "emin misin?" diye sorduğunda karşılıklı gülmeye başladık:))

Duru biraz hasta gibi ama haftasonuna kadar daha iyi olacağını ve bahara yakışır bir haftasonu geçireceğimizi umuyorum:)

Bu haftasonu bu yazıyı okuyun lütfen.Daha önce okuduysanız bile okuyun.Ben dönüp dönüp okuyorum.

Kadınlardan kadınlara tavsiyeler başlığı çok dikkatimi çekti.Ünlü kadınlardan tavsiyeler ve hepsini çok anlamlı buldum.Ben size en sevdiklerimden biri olan "Bir çocuk, bir öğretmen, bir kitap ve bir kalem tüm dünyayı değiştirebilir." sözünün olduğu 20. sayfadan link veriyorum ama hepsini okuyun bence.

El yazınızı bilgisayara yükleyip tüm yazıların el yazınızla yazılmasını sağlayabilirsiniz.Bu benim önümdeki projelerden biri ve yakında yazılarımı elimle yazmışım gibi okuyabilirsiniz;)

Ve şu video da haftasonunuza  neşe katsın.Çok şirin bu bebekler ya!

Şimdi de kişisel bir rica ile yazıyı kapatıyorum.23 Nisan'da arkadaşlarımızla İstanbul'a gitme planı yaptık.Bu bir kaç gün için çocuklarımızı götürebileceğimiz etkinlik, oyun alanı vs ile ilgili her türlü öneriye açığım.Kidzania, Kidzmondo ve Oyuncak Müzesi aklımdaki seçenekler , ne dersiniz? Duru için uygun olur mu? Sizin başka önerileriniz var mı?

Herkese mutlu, sağlıklı, neşeli ve güneşli bir hafta dilerim !





15 Ocak 2015 Perşembe

Cuma!


Bir cuma yazısı ile daha karşınızdayım.Cuma yazısına yine bir zıplama fotoğrafı ayarlamayı başarmış olmaktan da mutluyum.

Bu fotoğrafın ne şartlarda çekildiğini görseydiniz siz de beni tebrik ederdiniz eminim.Görüyorsunuz bir blogger olarak sorumluluklarımın bilincindeyim ve karda kayıp düşme pahasına havalara zıplıyorum:P

Gerçi bu hafta uzun bir tatilden dönmüş olmam sebebiyle çok sıkılmadım hatta iş arkadaşlarımı çok özlemiş olmam sebebiyle öyle çılgın, havalarda uçuran türden bir cuma neşesi de hissetmiyorum.Ama yine de sonuçta bugün cuma!!

Yoğun bir haftaydı.Her öğlen arası dışarı çıktım,pazartesi spora gittim,salı arkadaşlarımla alışveriş merkezine gittik,çarşamba bir arkadaşımın annesini hastanede ziyaret ettim, perşembe de yine spora gittim.Bu öğlen iş yerinin karşısındaki her zamanki yerimizde arkadaşlarımla yemek yemeyi planlıyorum.Sakin bir yemek yiyip çay içmek iyi gelecek.

Duru'nun doğumgünü için bir takım planlar yapıyordum, biliyorsunuz.Sonra Ankara'da Duru'yu gözlemlediğimde başka çocuklarla iletişim kurmakta sorun yaşadığını farkettim.Çocuklara kaşlarını çatarak bakıyor mesela:) Seneye okula yazdırdığımda düzeleceğini umduğum bu durumun doğumgünü partisini de mahvedeceğinden korktum.Bir sürü emek vereceğiz , bir sürü insan zaman ayırıp gelecek ve bizim kız mutlu olması için düzenlediğimiz o günde misafirlerimizin çocuklarına pis pis bakacak:)

Cumartesi günü arkadaşlarımız Duru için küçük bir kutlama düzenlemeye karar verdi.Hediye almama şartıyla kabul edeceğimi söylediğimde bana çok kızdılar.Ben de bari onların çocuklarına bir şeyler alayım dedim.Defne için Ankara'da boncuklu bir takı seti almıştım zaten.Ela'ya da kitap fuarından bir kitap aldım bir tane de küçük bebek alıp paketlersem olur gibi geliyor.

Gelelim sevdiğim,beğendiğim ve sizinle de paylaşmak istediğim sayfalara :

Bu şakalara çok güldüm.

Bakıcımız ehliyet alıyor.Paralel park etme sorunu yaşadığını söyleyince onun -ve elbette benim- işime yarayacak bir şeyler araştırmak isterken bu videoyu buldum.Gülmekten öldüm diyebiliriz.

Paralel park ile ilgili işe yarar bir şeyler de buldum elbette.

Park konusunda tamamen katıldığım bir yorum. :) Kimi zaman ben de iki çizgi arasını ortalamada sorun yaşıyorum ama o şekilde bırakmıyor düzeltip öyle çıkıyorum.

Gülmeye devam ..

2015 de gezilecek 52 yer listesi.Ben çoktan okumaya başladım siz de bir göz atın. Listede Kaş'ı görmek ve çekilen harika fotoğrafı beni çok mutlu etti.Bu tip listelerde hemen ilk baktığım "Türkiye var mı?" oluyor.Neyse ki hemen her listede oluyoruz :)

Kızım henüz cips yemedi {çok şükür!} ama televizyonlarda dönen reklamlardan ya da okulda başka çocuklardan görüp isteyecek.İşte o zaman  bu tarifin kurtarıcı olacağını düşünüyorum.Bu harika tarif de süt dilimi zımbırtısı için evde yapılabilecek bir alternatif.

Bol bol güldük, tatil planlarına başladık ve çocuklarımıza sağlıklı bir şeyler hazırladık:)Haftasonuna hazırız ;)

Herkese harika bir haftasonu diliyorum!




18 Aralık 2014 Perşembe

Cuma!


Çok yoğun bir hafta geçirdim.Ve aslında kendimi de çok iyi hissetmiyorum.Canımı sıkacak ufak tefek bir şeyler oldu ama ufak tefek olduklarını kendime hatırlatarak moralimi yüksek tutmaya çalışıyorum.

İnsanlarda en önem verdiğim özelliklerden biri samimiyet.Tahammül edemediğim duygu da kıskançlık.Kıskanç ve samimiyetsiz insan ise bende anlatılamaz hisler uyandırıyor.Arkadaş olmasan bile iş gereği, ilişkiler gereği tahammül etmen gerekenler oluyor.Muhatap bile olmak istemediğin insana tahammül etmek.Merhaba yetişkin hayatı!

Ben çok güzel değilim, çok zengin değilim, çok akıllı değilim, üzüntülerim, dertlerim, sıkıntılarım var.Her şeyin dört dörtlük olduğu hayatlar vardır belki benimki öyle değil ama ben elimde olanlarla mutluyum.

Benden daha güzel olan insanları üzmeye çalışmak yerine daha güzel olmak için yüzüme bal sürüyorum :), spor yapıyorum.Ya da daha akıllı olabilmek için kitap okuyorum.Yine de ne yaparsam yapayım olamayacağım şeyler var.Daha uzun boylu olamam mesela ya da ne kadar spor yaparsam yapayım bacaklarım bir "Elle Macpherson" bacağı olmayacak ama ne yapayım şimdi Elle'ye laf mı sokayım ya da hakkında sağda solda gerçek olmayan konuşmalar mı yapayım:))

Bu kıskançlık ve samimiyetsizlik konusunda daha uzun yazarım da bir cuma yazısına yakışmaz.Cuma demek mutluluk demektir.İçimizdeki sıkıntıları unutmak demektir.Cuma günü yağmurdan sonra açan güneştir.

Sizi mutlu edeceği kesin bir video ile başlayalım.Beni oldukça mutlu etti.

Saçınızı kolayca güzel bir şekle sokmak da sizi mutlu edecektir.İşte bu TIK da bunun için:)

Çocuklarınızla geçireceğiniz güzel zamanlar  da mutluluğa giden bir yol olabilir.

Evinizi güzelleştirmek, yapacağınız ufacık bir değişiklikle çok farklı bir hava katmak da bir mutluluk sebebi.İşte evinizdeki , apartmanınızdaki merdivenler için harika bir fikir !

Telefonunuz bir Iphone'sa onunla  ilgili hiç bilmediğiniz 21 şey! Kesin bir mutluluk sebebi:)

Komik bebek fotoları kimi mutlu etmez ki?

Bu sitede satılan tazecik sebzeler ve otlar da mutlu olmak için harika bir sebep sanki.(Şevket-i Bostan mesela başlıbaşına bir mutluluk sebebi!)

Şimdi yeterince mutlu olduysak haftasonu başlasın!








11 Aralık 2014 Perşembe

Zıpla !



Fotoğraftan da anlaşılabileceği gibi bugün Cuma! :)

Bu hafta boyunca hemen her gün işten bir saat erken çıktım.Bakıcı teyzemiz ehliyet kursuna yazılmış , "Sadece kitaptan okuyarak anlamıyorum ders dinlemek de istiyorum" diye rica edince saat 17:00'de başlayan derslere yetişsin diye izin aldım.

Eve bir saat bile erken gelmek çok iyi hissettirdi.Kızımla oynamaya ve kitap okumaya daha uzun zaman ayırabildim.Dizi izlerken de battaniyemi örmeye devam ettim.Kış akşamlarını seviyorum.{Yaz akşamlarını daha  da çok seviyorum elbette}

Bir süredir Duru'dan inciler köşesini boşluyorum:) Unuttuklarım için üzülmeyi bırakıp unutmadan bir kaçını kaydedeyim:

*İş arkadaşım Zeynep Abla Duru'yu çok sever.{Duru da Onu çok sever.} Geçen akşam yatmadan önce yanıma geldi "Anne bunları yarın Zeynep Abla'ya verir misin?" diyerek elime patlamış bir balonun iki parçasını tutuşturdu.Çok ciddi bir şekilde patlak balonu Zeynep Ablaya götürmek için teslim aldım."Yarın beni arayıp teşekkür etsin" diye eklediğinde kendimi tutamadım artık:)Patlak balonu sabah Zeynep Abla'ya verdim, sonra da ciddi ciddi arayıp Duru'ya teşekkür ettik.

*Zeynep Abla ne zaman biz telefonda konuşsak Duru'ya selam söyler.Ben de her seferinde selamı Duru'ya iletirim.Geçen gün telefonda "Anne bunu kaç kez daha söylemeyi düşünüyorsun?" diye ayar verdiğinde ikimizde selam konusunu gözden geçirmeye karar verdik.

*Televizyon dizisinde kadın adama silah çekmiş, ne kadar dikkatini çekmeye çalışsam da Duru sahneye kilitlenmiş heyecanla bağırıyor "Anne adamı silahlayacak". Bıçakla bıçaklamak, silahla da silahlamak:)))

*Teyzesine "Annem işten ayrılsa da senden kurtulsam" demiş.Teyzeyle sabah bunu konuşurken kahkahalarımız Duru'yu uyandırmasın diye oldukça uğraşmak zorunda kaldık.

Cumartesi arkadaşımın kızının doğumgününe davetliyiz.O da benim gibi ilk kez bu sene büyük bir doğumgünü yapmaya karar vermiş ve daveti de evde yapacak.Beni davet etmek için aradığında humus yapmayı teklif ettim, sevinerek kabul etti.Fotoğraf makinamı da götürüp bol bol fotoğraf çekmeyi düşünüyorum.Profesyonel makinayla çekilen fotoğraflar herkesin sevineceği çok özel bir hediye oluyor.

Benim için de evde doğumgünü kutlamanın artıları ve eksilerini gözlemlemek adına iyi olacak.Gerçi o kadar çok çocukla evde bir parti organize etmeyi gözüm almıyor yani büyük ihtimalle dışarda yapmaya karar verdim gibi ama evde yapmak kesinlikle gönlümde yatan aslan.

Dışarda yapacak olursam süslemeleri ben yaparım belki.Aslında evde hazırlanmış yiyecekler ikram etmek isterim ama partiyi yapacağımız yerin bir pastane olacağı düşünülürse kendi pastamı getirmem düşünülemez bile.Kendi humusum{humus takıntısı}, zeytinyağlı dolmamdı kastetiğim aslında ama servis tabaklarını taşımak, artanları eve getirmek vs hiç çekici gelmiyor.Önemli olan da ikram değil ortam zaten bu sebeple çocukları oyalayacak bir palyaço ayarlamayı da düşünüyorum.

İnsan ne yiyip ne içtiğini değil nasıl hissettiğini hatırlıyor.Çocukları tepesinde dolaşmayan bir anne de kesinlikle iyi hissedecektir:))

Daha önceki yazılarımda sevdiğim beğendiğim linkleri paylaşıyordum.Artık bunu bir etiket serisi haline getirmeye karar verdim.Link verdiğim yazılara 'sevdiğim linkler' etiketini ekleyeceğim.

Takip ettiğim bloglar listemde linkleri olan A cup of Jo ve Cupcakesandcashmere bloglarında gördüğüm bu uygulama bana normalde hiç öğrenemeyeceğim pek çok bilgiye erişme şansı sağladı.Çok çok seviyorum farklı insanların internette bulduğu farklı sayfaları.Sizin de seveceğinizden eminim.Öyleyse başlayalım:

Dünya çocukları kahvaltıda ne yiyor? Yaşasın Türkiye !

Oyuncak bebeklerin saçlarını nasıl eski haline getirebiliriz? Bizim evde ciddi bir soruna çözüm oldu bu sayfa.

Makyajda sadece kapatıcı ile neler yapabilirsiniz?

Örgü takıntım dolayısıyla: Granny square yapımı ve  grannysquare yapımı(Türkçe)

Bir kızkardeşe altı erkek kardeşinin hazırladığı muhteşem bir  düğün hediyesi!

Çocuğunuza 'bugün okul nasıldı?' diye sormadan bugün okul nasıldı demenin 25 farklı şekli :)

Kate Middleton'a 'sarmaya devam et' diyen kadın ! {Kate'in gözlerine dikkat} :)

En kısa sürede denenecek muhteşem görünen bir tarif !

Herkese kadrajdan çıkacak kadar mutlu hissedeceği bir haftasonu diliyorum!





6 Aralık 2014 Cumartesi

Cumartesi'den..


Dün işyerinde çok yoğun bir gündü.Günün sonunda çok yorulmuştum ve bir saat izin alıp eve erken geldim.Duru ile ikinci kez sinemaya gittik.İlk gittiğimiz film olan Arı Maya'yı çok sevmiş ve sonuna kadar da izlemişti.Akşam Murat da bir arkadaşıyla saunaya gitme planı yapınca biz de sinemaya gidelim istedim.İşin aslı anne kız gününün tadı damağımda kaldı:)

Duru "Madagaskar Penguenleri" filmini sevdi.Sonuna {eeen sonuna} doğru biraz sıkıldı ve çıkalım dedi.Ama mısır yemek, sinema ortamı, diğer çocuklar falan çok hoşuna gitti.Filmde küçük penguenin kaçırıldığı sahnede çok heyecanlandı, "onu kurataracaklar değil mi anne" diyip durdu.

Sinema çıkışında bir klasik olarak top havuzuna gittik.Sonrasında da Zara'dan daha önce gözüme kestirdiğim bir gömleği aldım.O sırada Murat da geldi ve beraber Antep yemekleri yapan bir restorana gidip yemek yedik.Ben yuvalama çorbası,Murat Beyran Duru da mercimek çorbası ve bir içli köfte.

Oradan da babaanneye gittik.Duru orada da babaannesinin yaptığı börekten yiyerek bizi çok şaşırttı.Patlamış mısır, çay ve sonunda evimize geldik.

Gece biraz ateşi çıktı kızımızın.Akşam eve geldiğimizde durumunu beğenmemiş ve banyosunu yaptırıp yatırmıştım.Ne zaman hasta olacak gibi olsa hemen banyo yaptırırım çünkü.Uyumadan önce de bir ateş düşürücü içirdim.Sabaha kadar bir kaç kez kalkıp kontrol ettim sabah 07:00 gibi ateşi çıktı.Bir kez daha ilaç içirdim ve yine yattık.

Bu sabah kahvaltı yaptık, yoğurt mayaladım, masayı topladım, Duru yanımda koltuğa uzandı,Murat karşı koltukta iş yapıyor ve ben de yazımı yazıyorum.14:00 gibi evden çıkıp yürüyüş yapacağız. Açık hava Duru'ya iyi gelir diye umuyoruz.

Pazar günü için arkadaşlarla kahvaltı planımız var.Yıllardır beraber bir yurtdışı seyahati planlayıp gidemediğimiz arkadaşlarımızla.Biz Sultan'la bir rota belirleriz Mehmet beğenmez, Mehmet'le Murat bir rota belirler biz karar verene kadar biletler tükenir derken bu yaz için kesinleştirilmiş bir plan yapmak için buluşmaya karar verdik.Bir rotamız, alınmış biletlerimiz olamasa da beraber olmaktan keyif alacağımız kesin.Çocuklar için oyun alanını da ayarladık mı rahat ederiz;)

Battaniye örme işinde ilerledim.Granny square denilen modelde biraz daha iyiyim diyebiliriz.İlk yaptığım acemilik modellerini birleştirip Duru'ya ikinci bir bebek battaniyesi yaptım.Bu battaniye arabasına oturttuğu bebeklerin dizlerine örtmesi için.Bunun büyüğünün de Duru'ya yapacağım.Sonrasında da yatak odama kocaman bir battaniye örerim belki.Belki:)


27 Kasım 2014 Perşembe

Yuppi


Her cuma zıplayan bir fotoğraf koyabilir miyim acaba? Çünkü içimdeki cuma coşkusunu en iyi yansıtan fotoğraflar havada olduğum fotoğraflar:)

Pazartesi kurumiçi bir eğitim sebebiyle iş yerine gelmeyeceğiz.Bu da haftasonu tatilini üç gün gibi hissettirecek.Haftasonu da oldukça dolu geçecek gibi görünüyor.Hem cumartesi hem pazar için ayrı ayrı planlarımız var.

Cumartesi Gül Ablalar ve başka bir arkadaşlarımızla akşam balık yemeye gideceğiz.

Pazar günü de bir eczacı arkadaşım ve ailesiyle kahvaltı yapacağız.Demet ile yıllarca aynı hastanede beraber çalıştık.O geldiğinde ben kıdemli bir eczacıydım ve ona işle ilgili yardımcı olmuştum.Her zaman çok munis,çok kibar biridir.

Sonra iş yerlerimiz değişti ve eskisi kadar görüşemez olduk derken bir gün onun ikinci benim ilk çocuğumla ilgili gittiğimiz doktorda karnımız burnumuzdayken karşılaştık:)) Kızlarımızın arası 2 ay falan.Şimdi o istifa etti ve eczane açtı artık daha sık görüşür olduk.Yanıma bir çay içmeye, öğlen beraber yemek yemeye falan uğrayabiliyor.Kızların okul meselesi gibi çok önemli ortak bir noktamız da var:)

Demet hastaneye gediğinde evlenmek üzereydi, bu sebeple biz eşiyle tanıştık.Sonra ben evlendim, derken hastaneden ayrıldım ve sonuçta ailece hiç görüşemedik.Eşlerimiz ilk kez tanışacak.Umarım birbirlerini severler:)

Biz bu planı yaptıktan çok kısa bir süre sonra aynı gün için eşimin çok eski bir arkadaşı {Ali} ve eşi de arayıp "kahvaltıya gidelim mi" dedi.Ali'nin eşi {İpek} de eczacı ve çok sevdiğim biri.Onların oğlu Demir Duru'dan küçük ve çok da iyi anlaşamıyorlar ama biz Demir'i çok seviyoruz.

Sonuçta yoğun bir watsapp trafiği sonrası 3 aile birlikte kahvaltıya gitmeye karar verdik:) Bakalım.

Tüm bunlar olurken dün Murat'a ayda bir öğlen beraber yemeğe çıkmamız gerektiğini söyledim.Görüşemiyoruz ve eskisi gibi başbaşa olmayı özledim.Haftasonları birlikteyiz ya dedi.Ama o zaman da yanımızda Duru var ve kendisi her lafa atladığı için pek de başbaşa gibi değiliz:)

Biz yıllarca yalnız kalmış bir çiftiz.İki kişi olmayı çoğu zaman kalabalıklara bile tercih ederiz.Ve uzun bir süredir konuşamadığımız, unuttuğumuz bir sürü şey varmış gibi hissediyorum.O sevgililik ruhunu kaybetmemek lazım.İçime Ayşe Arman kaçmış sanırım:P

Sonuçta Murat bu ayda bir öğlen yemek yeme fikrini beğendi ve bu ayın öğlen yemeği için 16 Aralık tarihinde karar kıldık.

Bugün evde temizlik var ve salon dip köşe temizlenecek.Böylece genel temizlik de bitmiş olacak.Bugünün en büyük stresi temizlikçi kıza haftada bir yerine onbeşte bir gelmesini söylemek olacak.Bu tip şeyleri stres meselesi yapan kafama tüküreyim.

Herkese neşeli, sağlıklı,güzel ve MUTLU bir haftasonu diliyorum!

14 Kasım 2014 Cuma

Yuppi!


Ve işte yine bir cuma günü.Yaşasın!

Aslında bu fotoğraftaki mutluluğu hakedecek bir cuma değil mesela temizliğe gelen sevgili Nihal bu hafta gelmedi hem de hiç haber vermeden! Haber vermediği için ev yıkanmış çamaşır dolu.Dağınık bir evde mutlu olmak zor.Bu hafta mutfak içleri temizlenecek ve halılar serilecekti,o da olamadı tabi.Nihal'in bu habersiz gelme işini ikinci yapışı ,bu da tuzu biberi:)

Nihal geçen sefer habersiz gelmediğinde ona gelmeyebilirsin ama bana bir gece önceden haber ver dedim.Çamaşır yıkamam ev de kalkıp kaçacak bir hale gelmez.Herkes hasta olabilir ya da o gün işe gitmek istemezsin.Hatta kıramayacağı başka birine gidecektir bunu bile anlarım.Ama bin kere bunu söylememe rağmen haber vermiyor olması canımı sıktı.

Bu arada bir komşumu aradım, memnun olduğu bir hanımdan bahsetmişti daha önce.O hanımı da ayarladım gibi.Sonra Nihal aradı ,çok açık bir şekilde "bana gelmek istemiyorsan bunu söyle" dedim.Bana gelmek istediğini hatta bunun için bir başkasını bıraktığını söyledi.Bir sürü -bence saçma- mazeret sıraladı.Elimde yedekte bir başka hanım daha olduğu için rahatım şu anda.Umarım ikisini de batırıp bir başıma kalmam :))

Buzdolabı için servis hala gelmedi ama biz sorunun buzdolabının ayaklarından kaynaklandığını bulduk.Bu yüzden bu konuyu da kafama takmıyorum.Hatta buzdolabını açtığımda eski buzdolabım gibi sıkış tepiş olmadığını ,bir sürü boş yer olduğunu görmek de beni çok mutlu ediyor.

Biraz boğazım ağrıyor ama halsiz hissetmiyorum ve çok şükür başım da ağrımıyor o yüzden bu da tolere edilebilir kötü bir durum.

Bu yazı bu haliyle hiç de yuppiiilik bir yazı olmadı.Biraz daha iyi ihtimallere, planlara dönelim en iyisi.

Mesela bu akşam çok sevdiğimiz ve daha önce düğününe gittiğimiz bir arkadaşımızla yemeğe çıkacağız.Onu çok özlemiştik ve düğün dedikodusu yapamamıştık:P

Spor hocam bugün başladığım güne göre çok yol aldığımı söyledi.Ben de vücudumdaki kaslanmayı ve daralmayı hissediyorum zaten.Hocadan onay almak da çok iyi hissettirdi.

Bu haftasonu bir iş, davet,kurs vs yok.Herhangi bir yere de gitmiyoruz.Bu sebeple bol bol yürüyüş yapmayı, Tarsus'daki hayvanat bahçesine bir kez daha gitmeyi istiyoruz.Pazar günü dışarda bir kahvaltı ve bir arkadaşımıza akşamüstü doğumgünü sürprizi yapmak da planlarımızın arasında.

Sizin haftasonu planlarınız ne? Herkese maceralı, eğlenceli, derli toplu ve sağlıklı bir haftasonu diliyorum!



18 Temmuz 2014 Cuma

Haftasonu !





Tam ruh halime uygun bir fotoğraf ! Neden? Çünküüüü bugün CUMA !

Her dört günde bir böyle yazılar okuyacaksak yandık diye düşünüyorsanız sizi sadece yaz haftasonları bu kadar coşkulu oluyorum diye rahatlatmak isterim :)

Kış da güzel elbette ve Adanada'da yaşarken kışı sık sık da özler insan - benden başka insanlar- ama ben yaz insanıyım. Güneş, deniz, kum ve ben.

Kışın işten çıkarken havanın kararmış olmasını sevmiyorum.Tüm hayatım iş yerinde geçiyormuş gibi geliyor.Oysa yazın eve gidiyorum,kızımla parka gidiyoruz , eve geliyoruz yemek yiyoruz, beraber oturuyoruz televizyon seyrediyoruz ya da balkona geçiyoruz bazen yemekten sonra da dışarı çıkıyoruz ve ancak bunlardan sonra yatma saatimiz geliyor.Bir hayatım olduğunu hissediyorum.

Bu hafta sevdiğim üç insanın sağlık sorunlarıyla ilgili endişe verici olabilecek haberler aldım.Çok endişelendik ama çok şükür hepsi düşündüğümüzden çok daha basit sorunlar çıktı.Size tavsiyem bir rahatsızlığınız varsa semptomları Google'a yazıp teşhis aratmayın.Ya da zaten bir teşhisiniz varsa internetteki yorumları okumayın.

Bu haftasonu bu kitabı okuyacağım.Klasiklerden olmasına rağmen şu  seriyi okuyana kadar varlığından habersizdim.{Meşhur üçlemeyi okumak mı Tess'i duymamış olmak mı daha utanç verici karar veremedim :P}

Amsterdam ile ilgili araştırmalarıma devam edeceğim.Bu konuda o kadar çok kaynak buldum ki.Çok mutluyum.Bir sürü yerden bir sürü yazı kopyaladım.Hepsini okuyup bize{çocuklu aile} uygun olacak bir rehber hazırlamak istiyorum.Beğenirsem kanaklarımı da belirterek burada yayınlamayı düşünüyorum.

Gidip gören insanların yönlendirmeleri  çok daha kişisel, ticari kaygılar gütmeyen bir bakış açısıyla oluyor.Beğenmediğini de pat diye yazıyor sonuçta bir yazar değil , kimseye karşı bir sorumluluğu yok.Bunu da çok seviyorum.En çok ekşi sözlük yazarlarının git dediği yerlere gitmişimdir mesela :P

Bu da haftasonu şirini:

 



Arkadaki canlı sizi korkutmasın garip bir tür değil sadece anlamadığım bir şekilde kumlara bulanmış bir insan :))

Herkese sağlıklı, eğlenceli bir haftasonu diliyorum !

15 Temmuz 2014 Salı

#selfie - özçekim




*Özçekim yaparken yüzümde oluşan bu saçma ifadeyi sevmiyorum.O kaşların hali nedir öyle!

*Din adına yapılan katliamlardan nefret ediyorum.Sadece müslümanlık değil kast ettiğim ortodoks çocukları taşlayan katoliklerden de nefret ediyorum mesela.Ama bu ara en revaçta olan güya islami örgütler.Oruç tutmadıkları için insanların kafasını kesmek nedir ya!! Çocukları çarmıha germişler filan.

*Bir şey anlatırken beni dinlemeyen insanları sevmiyorum.Aslında bir tek insan var bu şekilde davranan da işte yüzüm yukarda ayan beyanken kim olduğunu açıkça yazamıyorum:P

*Hiç bir şey bilmediği halde çok biliyormuş gibi görünmeyi başaran insanları sevmiyorum.O gereksiz özgüvenden çok rahatsız oluyorum hatta.


Bu haliyle yazı çok karamsar oldu:) Biraz da sevdiklerimden bahsedeyim de dengelenelim :)


* Tüm gün sıcaktan terleyip eve geldikten sonra bir duş alıp tazelenme hissini ve sonrasında tertemiz nevresimlerin arasına girip kitap okumayı çok seviyorum.

* Her şeye rağmen dürüst kalabilen insanları seviyorum.Sattıkları evle ilgili çıkan bir borcu kanunen zorunlu olmadıkları halde ahlaki açıdan kendilerini sorumlu hissederek ödeyen insanları seviyorum mesela.

* Yemekten sonra güzel demlenmiş çay içmeyi seviyorum.

*Kocaman arkadaş gruplarını seviyorum.

*Çektiğim fotoğrafın güzel çıkmasını seviyorum.


16 Haziran 2014 Pazartesi

Detaylar


Kızımın odasını çok seviyorum.Mobilyasını o gelmeden annemle seçmiş olmanın dolayısıyla bana annemi ve hamileliğimi hatırlatıyor olmasının etkisi mi, odanın evin en ışıklı odası olmasından mı bilmiyorum ama o odaya girmek bile bana mutluluk veriyor.

Odanın en sevdiğim detayları da bunlar.Bulut yastık:


Çok sevdiğim ve yakın arkadaşlarımın Duru doğunca bize hediye ettikleri şu an 15 yaşında olan biricik oğulları Deniz'in eski tahta atı:


Özellikle tahta atı kızım büyüse bile oturma odası dekorasyonunda mutlaka kullanırım gibi geliyor.Günün birinde başka bir çocuğa devredilecektir muhtemelen ama o zamana kadar benim;)

30 Nisan 2014 Çarşamba

Mutlu oluyorum..





1.Yürüyüş yaparken kuru dalların üzerinde baharı hatırlatan yeni çıkmaya başlamış küçük bir yaprak gördüğümde.

2.Harika bir hediye fikri bulduğumda.

3.Spor yaptığımda.

4.Yeni bir insanla tanışıp onu çok sevdiğimde.

5.Eski fotoğraflara bakıp kızımın ne kadar küçük olduğunu ve şimdi büyüdüğünü gördüğümde...


Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..