adana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2014 Cuma

Haftasonu !





Tam ruh halime uygun bir fotoğraf ! Neden? Çünküüüü bugün CUMA !

Her dört günde bir böyle yazılar okuyacaksak yandık diye düşünüyorsanız sizi sadece yaz haftasonları bu kadar coşkulu oluyorum diye rahatlatmak isterim :)

Kış da güzel elbette ve Adanada'da yaşarken kışı sık sık da özler insan - benden başka insanlar- ama ben yaz insanıyım. Güneş, deniz, kum ve ben.

Kışın işten çıkarken havanın kararmış olmasını sevmiyorum.Tüm hayatım iş yerinde geçiyormuş gibi geliyor.Oysa yazın eve gidiyorum,kızımla parka gidiyoruz , eve geliyoruz yemek yiyoruz, beraber oturuyoruz televizyon seyrediyoruz ya da balkona geçiyoruz bazen yemekten sonra da dışarı çıkıyoruz ve ancak bunlardan sonra yatma saatimiz geliyor.Bir hayatım olduğunu hissediyorum.

Bu hafta sevdiğim üç insanın sağlık sorunlarıyla ilgili endişe verici olabilecek haberler aldım.Çok endişelendik ama çok şükür hepsi düşündüğümüzden çok daha basit sorunlar çıktı.Size tavsiyem bir rahatsızlığınız varsa semptomları Google'a yazıp teşhis aratmayın.Ya da zaten bir teşhisiniz varsa internetteki yorumları okumayın.

Bu haftasonu bu kitabı okuyacağım.Klasiklerden olmasına rağmen şu  seriyi okuyana kadar varlığından habersizdim.{Meşhur üçlemeyi okumak mı Tess'i duymamış olmak mı daha utanç verici karar veremedim :P}

Amsterdam ile ilgili araştırmalarıma devam edeceğim.Bu konuda o kadar çok kaynak buldum ki.Çok mutluyum.Bir sürü yerden bir sürü yazı kopyaladım.Hepsini okuyup bize{çocuklu aile} uygun olacak bir rehber hazırlamak istiyorum.Beğenirsem kanaklarımı da belirterek burada yayınlamayı düşünüyorum.

Gidip gören insanların yönlendirmeleri  çok daha kişisel, ticari kaygılar gütmeyen bir bakış açısıyla oluyor.Beğenmediğini de pat diye yazıyor sonuçta bir yazar değil , kimseye karşı bir sorumluluğu yok.Bunu da çok seviyorum.En çok ekşi sözlük yazarlarının git dediği yerlere gitmişimdir mesela :P

Bu da haftasonu şirini:

 



Arkadaki canlı sizi korkutmasın garip bir tür değil sadece anlamadığım bir şekilde kumlara bulanmış bir insan :))

Herkese sağlıklı, eğlenceli bir haftasonu diliyorum !

28 Haziran 2014 Cumartesi

Park park gezmek


Geçen yazıda bahsettiğim her güne bir park projesinin ikinci parkı işte bu park.Kışın yanından geçerken dikkatimi çekmişti, çok renkli ve büyük bir alan.Diğer favori parkımızda geçen seneden beri sık sık gittiğimiz ancak blogda fotoğrafları olmayan kızımla benim "uzak park" olarak bahsettiğimiz bir park.Gelecek sefer orada da fotoğraf çekmek istiyorum çok daha yeşil ve güzel bir park çünkü.

Burası yan yana iki parktan oluşuyor ve çok renkli oyuncaklar var.Paten kayan ya da bisiklete binen çocuklar da vardı.Alttaki fotodaki Duru'yu görebildiniz mi:) Anne buradan kayarken düşebilirim gel diye sesleniyor:)) Bkz.


Artık tanıyorsunuz kucağındaki bebek "kardeşi".Evden çıkarken içerde unutmuşuz, geri dönmek zorunda kaldık:)Onunla kaydı, onunla sallandı, onu kaydırdı ve hatta salladı:)) Bir çocuk ona yaklaştığında hemen kardeşine sarılıp asla vermeyeceğini belli ediyor.Çocuğun alma niyeti yoksa bile Duru'nun tavrından etkilenip saldırıya geçiyor çoğu zaman.Küçük bir kız kardeşine vurdu diye ağladı da biraz:)

Kızım bir çocuk sana vurursa sen de ona vur diyorum.{Senden küçükse vurma ama}.Ağlarken "neden sen de vurmadın?" diye sordum.Anne bana vurmadı ki kardeşime vurdu dedi:)






Başka parklarda görüşmek üzere.Hoşçakalın :)

                                  
                                     

24 Haziran 2014 Salı

Yine balıkçı ..

Biliyorsunuz sağlıklı beslenmeyi önemsiyorum.Bu sebeple haftasonu rutinine 15 günde bir balıkçıya gitmeyi eklemeye çalışıyorum.Bu açıkçası ben ve kocam için bir tür fedakarlık çünkü balık sevmiyoruz:) Kalamar, patates seviyoruz ama:))

En sevdiğimiz balıkçı "Salim'in yeri" ..Konumu, mezeleri, salataları ve çocuk parkıyla bizi çok mutlu ediyor.Fotoğrafların çekildiği gün yediğimiz hiç bir şeyi beğenmedik gerçi ama genel olarak sevdiğimiz bir yer.


Kalamar kalp ben.Ama bu fotoğrafda en çok süzme yoğurdu seviyorum.


Fotoğraf çekilirken ağzı dolu olan biri:))




Çocuk parkında ben , kızım ve kızımın kardeşi :P Oyuncak bebek kardeşiymiş, arada emzirmem için bana getiriyor:) Kendisini 26 ay emzirmem yetmedi sanırım. Bir de sıkılınca "kardeşini" yere fırlatmasa daha iyi olacak :))



Yemekten sonra gerçek makina yanımda olduğundan şu harika manzarada fotoğraf çekelim istedim.Sonuçta blog yazıyorum :P Ama işte herkes bize bakarken(ya da bize öyle gelirken) pek havaya giremiyoruz.Burada da ters ışık vurdu.


Nispeten daha iyi bir foto :)) Manzara gerçekten de harika değil mi?




Çıkışta markete gidip haftalık alışverişimizi yaptık.Eve döndüğümüzde cidden yorgunduk.Biraz kitap, banyo ve sonrasında cup yatak."Uyuyunca kalkınca teyze gelecek mi?" sorusunu cevapla ve bir masal anlat {tuz masalı},yoğurt mayala, ertesi gün giyilecekleri belirle, yüzünü yıka, dişini fırçala, evi son bir dolaşıp toparla derken kitap okuyacak çok az bir zaman kalıyor.Genelde uykumdan vazgeçip kitap okuyorum.Özellikle pazar geceleri en az uyuduğum geceler oluyor..

Bu ara bir Japon kitabı okuyorum.Megumi, Mitsoku, Karazonihou gibi karman çorman isimler arasında kim kimdi anlamak zor ama konusu o kadar sürükleyici ki kitabı elimden bırakıp uyumak için kendimle savaşıyorum.


17 Haziran 2014 Salı

Bir pazar günü:

Ailece en sevdiğimiz öğün kahvaltı.Hafta içi eşim ve ben evde kahvaltı yapamıyoruz {uyumayı tercih ediyoruz}.Bu sebeplerle ailece yapılan kahvaltılar bizim için çok özel.

Bir pazar günü yaşadığımız yere çok yakın ekolojik tarım yapan bir çiftliğe kahvaltı yapmaya gittik.En sevdiğimiz öğünde yanımızda çok sevdiğimiz bir çift vardı.Genelde görüştüğümüz çiftler hep bizden büyüktür ilk kez yaşça çok küçük bir çiftle beraberdik.23 ve 26 da yaş mı sayın okur:)

Ancak her ikisini de çok olgun buldum ve çok sevdim.İnanılmaz akıllı ve içten çocuklar {ühü yaşlılık cümlesi bunlar}

Bu çiftliğin kendi yumurtasını, sütünü üretiyor olmasını, domatesini, salatalığını yetiştiriyor olmasını çok önemsiyorum.Burası bir emeklilik rüyasının gerçeğe dönüşmüş hali.Ve bizim için bir özelliği de sevgili tavşanımız "süpürge" nin burada yaşıyor olması.

Geçen yaz aldığımız dünya şirini Süpürge, Murat muhalefeti sebebiyle hayatını balkonda{30 m2} sürdürüyor,"kokuyor, eve çiş yapar" gibi mantıklı gerekçeler karşısında Süpürge eve giremiyordu.Kışa gireceğimiz zaman bu sorunu nasıl çözeceğimizi kara kara düşündük ve sonuçta kahvaltıya gittiğimiz bir gün Ekotepe deki tavşanları gördük.Süpürgeyi bir dahaki gidişimizde arkadaşlarının yanına bıraktık:) Bizden o gün su parası almadılar:)) Oysa biz üstüne para verecek kadar mutluyduk, tavşanımız emin ellerdeydi.

Bir kaç kez de ona bakmaya gittik.Her seferinde diğer tavşanlardan ayrılıyor, tellere ayağını dayayıp bize bakıyordu akıllı bıdığım.


Çok güzel, yemyeşil ve bakımlı bir çiftlik.



Meyve ağaçlarından istediğiniz kadar meyve yiyebiliyorsunuz.Dut ağacı da vardı:)Duru bol bol tavşan besledi.Tek sorun bu gittiğimizde Süpürge'yi görememek oldu.Nerede olduğunu soramadık.Başka bir tavşan kafesi daha vardır diye düşünüyoruz.




Ve elbette bir parkı var :

15 Haziran 2014 Pazar

Cumartesi : Park park gezmek ve bir süpriz.

Yaz haftasonlarının en sevdiğim tarafı balkonda kahvaltı yapabilmek.Cuma gününden kahvaltılıkları hazırladığım için sabah sadece omlet ve çay yapmakla uğraşıyorum.Ivır zıvırları da sağolsun kocam balkona taşıyor.Öyle çok süslü bir sofra değil ama açık havada yemek, sabahın köründe kalkmamış olmak gibi sebeplerle bana dünyadaki en şık sofra gibi geliyor:))

Bu cumartesi de yine balkondaydık:


Sonrasında hemen hazırlanıp çıktık.Genelde fotoğrafları ben çektiğim için kızımla çok az pozum var.Bu sebeple artık kocama fotoğrafımı çekmesini hatırlatıyorum, bunun için ortam hazırlıyorum.


Evin eksikleri için gittiğimiz alışveriş merkezinde moda günleri vardı.İşte bir kaç ünlü fotoğrafı:) Bu blogun bir paparazzi bloguna dönüşme ihtimali de yok görüldüğü üzere:))




Yapı market çıkışında benimkiler:



Ağzı yüzü bulaşık bir kız.Annesi çantasını arabada bıraktığı için yanında bir peçete bile yok.Sağolsun dondurmacıda da vermemişler.{Ağzını tişörtünün iç kısmına sildi.Hayran kaldım!}




Normalde bu tip ıvır zıvır dondurmalar yemiyoruz.Ama bugün Duru'nun ALTI günlük dondurma yememe cezasının son bulduğu gün olduğu için gördüğümüz ilk dondurmaya saldırdık:) Babasının gözlüğünü gözünden alıp duruyordu, alma dediğimiz halde ısrar etti bu sebeple cezalıydı.

Alışveriş merkezinin içindeki oyun parkına girdi babasıyla:







Yine bir anne-kız pozu:


Biz dinlenmek için Starbucks'da oturuken içerdeki parkda da oynadı.Çok şirin bir kaç arkadaş buldu.Bu da onlardan biri.Bu şirin kızla birbirlerine sarılıp durdular:)





Çıkışta gittiğimiz mantıcıda da bir park vardı elbette! Orada biraz kendi kendine oynadı sonra kardeşiyle gelen bir abla Duru'yu da dahil ettiği bir saklambaç oyunu oynattı.Mantıcıdaki herkes oyun oynayan çocukları seyrediyor, saklanma yerleri ile ilgili taktik veriyordu.Ama o kadar küçükler ki alenen görüldükleri yerlerde saklanıyorlardı:)





Ve işte bu da günün süprizi! Sizi yeni oğlumuzla tanıştıralım: Tombiş :)) Şimdiye kadar bir tavşan, beş ipek böceği besledik.Bir kuş benim için de, kocam içinde ,Duru için de ilk.Çok heyecanlıyız:)

29 Mayıs 2014 Perşembe

Kuş besledik!





Bizim parkın içinde bir bölüm var.Yem alıp kuşlara atabiliyorsunuz.Biz sık sık gidiyoruz.Duru hayvanları çok seven bir çocuk ben de bundan çok memnun olan bir anneyim:)

Aşağıda fotoğraflarını göreceğiniz günün sonu biraz pis bitti ne yazık ki. Tüm park kuru iken bu bölümün çamur olmasını bir türlü anlamıyorum.Kuş yemi bittikten sonra zavallı kızım heyecanla koşarken boylu boyunca çamura düştü:))) Onu kurtarmaya giden ben de çamura saplandım.Çok eğlenceliydi:)))









Bu mutluluğu görmek her yorgunluğa değer ! Çok seviyorum kızım seni:)



Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..