Murat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Murat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2015 Cuma

Öğlen buluşması ..

 
Hamburgeri ekmekle yemeyeli çok oldu sayın okur.Marulun içine yapıldığında da aynı lezzeti verdiğini keşfettiğimden beri ekmek kalorisi almamak adına hep diyet burger yiyorum.
 
Hayatımızda ufak  tefek değişikliklerle daha sağlıklı beslenmek mümkün aslında.Çocuklara evde burger yaparken de bu yöntemin denenebileceğini düşünüyorum.Yalnızca ıceberg marul yerine diğer marulu tercih etmek gerekiyor sanırım;)
 
Sizin aklınıza gelen alternatifler varsa bana yorum bırakın lütfen.Her türlü sağlıklı beslenme önerisine açığım!



 
 
En sevdiğimiz hamburgercide, en sevdiğim insanla , en sevdiğim yemeği yerken benden mutlusu yoktu!


13 Nisan 2015 Pazartesi

Havadan sudan


*İş yerinde bir arkadaşım ufak tefek estetik müdahaleler yaptırıyor kendine.Ve gerçekten giderek güzelleşti.Geçen gün konuşurken insanlar vücutlarına dikkat ediyor ama yüzlerini ihmal ediyor gibi bir şeyler söyledi.Artık 30lardayız, dikkat etmeliyiz falan dedi.Ben de bir gaza geldim, bakım yapayım, elmacık kemiklerimi doldurtayım, yok göz altlarımı aldırtayım falan derken sonuçta yıllardır doğuştan iç kısımdan eğri olan ve nefes alamama sebep olan burun kemiğimi bile düzelttiremediğim aklıma geldi.Resmen konuşmamdan belli bir sorun olduğu ve ağzım açık uyuyorum ama dışardan bir yamukluk yok gibi durduğu için ameliyat falan olmuyorum.Bu ben dolgu yanak düşlüyorum öyle mi:))

Sonuçta bana en uygun bakımın/ değişikliğin gözlerimin üstüne kalıcı makyaj yaptırmak bir de ipek kirpik taktırmak olduğuna karar verdim.Yaşlılık psikolojisi demeyin ciddi ciddi aklıma yattı bu fikir.Bakalım.

*Haftasonu ev bakarak geçti.Aslında bir ev bulduk ve beğendik de.Hatta ben evi aklımda döşedim bile ama son anda bir takım pazarlıkta anlaşamama durumu oldu.Çok yakınız aslında birbirimize ama ortada buluşamayacağız gibi görünüyor.Bir kez daha bakalım diyoruz.

Duru'nun okul işi de aynen ev konusu gibi beklemede.İğrenç hissediyorum bu konuda da.

*Tüm bu arafta kalmaların arasında hayat devam ediyor.Kararsızlıklarla boğuşurken bir yandan deli gibi bir hızla kitap okuyor, kek pasta pişiriyor, evden atılacak eşyaları listeliyorum.

Şu hayatta en sevdiğim şeylerden biri evde ya da hayatımda fazla olan şeyleri birilerine vermektir.

Bir siyah pantolon almışsam evde duran bir siyah pantolon mutlaka gitmeli.Gidecek durumda siyah pantolon yoksa zaten neden siyah pantolon alayım di mi? Benim ortaokuldan kalma pantolonlarım, gömleklerim bu yüzden yok.Altı ay kullanmadığım her şeyi veririm."Dolapta beklesin ne olacak ki" diyemiyorum.Sanki her bir fazlalığı sırtımda taşıyor gibi hissediyorum.

Şimdi önümdeki ilk hedef oturma odasındaki koltukların altındaki ıvır zıvırlar, sonra Duru'nun oyuncakları,balkon dolabındaki kutuların içleri (ne var onlarda!?) ve en önemlisi Murat'ın kıyafetleri.

Evdeki birikimin başlıca sebebi olan kocamla en büyük tartışma konumuz bu "attın, atmadın" olayı.O bir kutuyu eve getirip bir yere koymayı ve unutmayı doğallaştırmış bir insan.Yıllar sonra kutu çürüyene kadar tekrar bakmasa bile biri(ben) el atıp "bu kutuda ne var?" dediğimde kaplan kesiliyor.Kutusunu savunmak için saldırıyor, suçluyor vs.O kutu hayatının amacı oluyor.Tabi ben bir şekilde kutudan kurtulduğumda bir süre sonra sakinleşip doğru olanı yaptığımı anlıyor.Bir sonraki kutuya kadar:))

Evde bir dolap var yemin ederim senelerdir kapağı açılmamış ama içerisi ağzına kadar Murat'ın eşyaları ile dolu.Nedir onlar, neden oradalar bilemiyorum.Hadi onların yeri var , hadi adamın özel hayatı diye müdahale etmiyorum ama bir taşınma durumunda o dolabı da yok edeceğim.Ben minimal bir insanım hayatta en sevdiğim kitaplarım bile zaman zaman beni rahatsız ediyor, en sevdiklerimi bile biriktiriyor olmaktan huzursuzum.Bir de kocama bakın:)

Fotoğraftaki gibi gülerek yazdım tüm satırları.Her zaman hayattaki en sorunlu anlara dahi gülerek bakabilecek bir ruh hali diliyorum kendime de bunu okuyan herkese de.Çünkü cidden sorun dediğimiz her şey aslında sonsuz bir evrendeki döngünün içinde anlamsız kalıyor.Allah sağlık versin, huzur versin gerisi boş.





15 Eylül 2014 Pazartesi

24 Ağustos 2014 Pazar

Ana kız başbaşa



Kocam pazar günü bir toplantıya gitti ve perşembe günü dönüyor.Tam olarak beş gün kızım ve ben başbaşayız. Bunun iyi ve kötü yanlarını listelemek istiyorum.Neden çünkü hislerimi bile listelemekten hoşlanan deli bir tipim :) Listeler beni huzura kavuşturuyor sayın okur, idare ediverin.

İYİ TARAFLAR:

1.Akşam yemeklerinin daha sade geçmesi, Duru ve ben tek bir çeşit yemekle idare edebiliriz.Kocam olduğunda salatası,makarnası derken bayağı şenlikli oluyor. Ve elbette sonuç olarak daha az bulaşık çıkması.

2.Kızımla yemekten sonra erkenden yatağa girip kitap okumak ve sonra uyumak.

3.Yatakta üç kişi yerine iki kişi olmak.

4.Erkenden yatağa girilmeyen akşamlarda ise dolapta giyilmeyenleri ayıklamak, Amsterdam defterini hazırlama, {kocanın gelmesine yakın} kek yapmak gibi aktivitelerle doldurabilmek, biriken işleri halletmek.

5.Ben bir kaç haftadır protein ağırlıklı besleniyorum ve yıllar sonra tartıda 54 rakamını gördüm.Eski okurlar bilir bir dönem tüm hedefim 55 olabilmekti.Şimdi ise yeni hedefim 50 kilo olmak.Kemiklerim çok ince olduğu için 55 kilonun büyük çoğunluğu et ve yağ.163 boya 55 kilo iyi falan diyen okurlar öncesi sonrası yazısını beklesin:)Neyse işte tüm bu ıvır zıvırın kocamın gidişiyle bağlantısı şu: evde olmadığı için diyetimi baltalayamayacak:)) Yemek sonrası galetaları nutellaya batırmak, çayın yanına kek yemek, dondurmacıya gidince en sevdiğim kakaolu dondurmayı yemek gibi aktiviteleri yapan biri olmayınca diyet yapmak çok daha kolay olacak:))

KÖTÜ TARAFLAR:

1.Duru'nun tüm bakımının bana kalması.

2.Murat'ı çok özlemek.Ve bu ikinci madde tüm iyi tarafları gölgeliyor.

Normalde Murat'ın toplantısı olduğunda ben hep annemlerin yanına giderdim ama bu sene kardeşim TUS'a hazırlanıyor ve sınavına sadece 21 gün kala bizi evde istemedi:) Kardeşimin çatlaklığı işte. Ders çalışırken evde kimse olmazsa konsantre olamıyormuş dolayısıyla annemin evden çıkması yasak, evde çok fazla kişi olursa da çalışamıyormuş bu yüzden biz de bu dört günü kızımla baş başa geçireceğiz.İnşallah TUS'ta derece yapar yoksa kendisini burada madara ederek intikamımı alacağım :D



Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..