eniyihamburgerciyibulma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eniyihamburgerciyibulma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2016 Çarşamba

Denemeler

Hamburger sevgimi biliyorsunuz:) Bir kaç gün önce iş yerinde bir arkadaşım yeni açılan bir hamburgerciden bahsetti ve nefis olduğunu söyledi.Özellikle "Ti.ko'dan bile iyi" diyerek beni çok heyecanlandırdı.

Bir akşam Murat , ben Duru'dan oluşan hamburger değerlendirme ekibimiz S.oBig'e gittik.
 
 
 
Sunum hoş, ama Ti.ko'ya pek benzer gördüğünüz gibi.Yeni bir yer açıyorsanız biraz özgün olmaya çalışmak gerekmez mi? Dünyada hamburgerin tahta tabaklarda servis edilmesi gibi bir gelenek mi var? Sen de bambaşka bir sunum yap, ilk anda insanın aklına diğer hamburgercileri getirme:)
 
 Soslar güzel değildi zaten sos değil mezeydi.Mezeler neden soslukla servis edilmişti, eğer sos olması planlanmışsa çok katıydı nasıl patatesleri batırmamız bekleniyordu?
 
Tüm mezeler ve salatalar sarımsaklıydı ki ben hamburgerin yanında bu denli yoğun sarımsak sevmiyorum.
 
Patatesler oldukça kötüydü. Çok kalındı ve bir kısmının içi pişmemişti.
 
Hamburger gerçekten güzeldi ama yukarıda saydığım bu olumsuzluklar sebebiyle benim gönlümde yatan aslan hala Ti.k.o.
 
Bu kadar adı geçti madem kapanışı Ti.ko ile yapalım. Karşınızda T.iko'daki son keşfim: double cheeseburger. Özellikle arka planda görülen beyaz sos nefis bir şey. Ben genelde ondan bir tane daha istiyorum. Patatese çok yakışıyor.
 
 
 

23 Ekim 2015 Cuma

HAFTASONU:

 
Haftasonu Mersin Sarn.ıçta kahvaltıyla başladı.Murat'ın Mersin de bir işi olması harika sonuçlanabiliyor:)
 
Kahvaltıdan sonra Duru biraz parkta oynadı.Henüz havalar sonbahar gibi değil {daha çok ilkbahar kıvamında ve elbette bu durumdan hiç şikayetçi değiliz} ama yine de ağaçlar yapraklarını dökmüş. Biraz kuru yapraklarla oynadı, onları toplayıp üzerine atlamak istedi çünkü Calliou böyle yapıyormuş.Topladığı yapraklara baktı ve üzerine atlarsa yere yapışacağını anladı ve böylece gerçekte hayatın çizgi filmlerdeki gibi olmadığını görmüş oldu:)

 
Mersin de gezindik, akşamüstü evimize döndük.Evde akşam yemeği için  kısır yaptım ve  çok beğenildi {bu benim tabağım o yüzden yağsız}:

 
 
Ertesi gün çok yakın arkadaşlarımızla kahvaltıya gittik.Duru'nun okulunda 5 yaş grubunda üç sınıf var.Tesadüfen Duru'nun okulunun  diğer bir  sınıfının da o gün tanışma kahvaltısı varmış.Duru kendi okulundan ama tanımadığı bir sürü çocukla oynamış oldu.Böylece biz büyükler de uzun uzun sohbet imkanı bulduk.Harikaydı!
 
 
Kahvaltı sonrası eve gidip bir kaç saat geçirdik ve akşamüstü hazırlanıp yürüyüş yapmaya karar verdik. Duru yürümekten nefrettt ediyor. Bıraksan tüm gün zıplar ama yürümek dendi mi kucağa atlıyor.{hala!} Bebekken arabasına binmez anamı ağlatırdı, onu kucağımda taşırken boş arabayı itme eziyetine az katlanmadım.Ama sonra büyüyünce arabasından inmez oldu.Evden çıkarken mutlaka "arabamı aldık mı?" diye sorar:))
 
O gün  Duru ilk kez gömlek giymişti:



Ziya.paşa da yeni acıkan bir "steak house" u denedik.Nusret'in bir benzeri dolayısıyla özgün olmamakla benden puan kaybetti ama etler cidden pek nefisti.Ben burada da hamburger denedim biliyorsunuz "en iyi hamburgerciyi bulma" hedefindeyiz.Hamburger güzeldi ama "en iyi" benim için hala Ti.ko.


 
Yemekten sonra eve geldik, banyo, kitap derken erkenden yatıp uyuduk.Daha doğrusu uyudular ben yine gece yarılarına kadar kitap okudum:)
 

4 Eylül 2015 Cuma

Arkadaşlarla..

 
 
Çok sevdiğimiz arkadaşlarımızla uzun bir ayrılık öncesi buluştuk.Bu fotoğrafta yoklar ama Duru ve Defne'de bizimleydi.Aslında bu mekana gitmemizin sebebi de yine kızlar.Harika bir parkı var, açık hava ve çok şık bir yer.

Yemekler eh işte ve biraz da pahalı sanki.Ama yemekten sonra yemyeşil bir bahçede ,kızlarımız parkta oynarken  oturup uzun uzun sohbet edebiliyor olmak tüm bu eksileri unutturuyor.

Defne ve Duru yine kavga etti.Defne ağlayarak masaya geldi ve eve gitmek istediğini söyledi.Kavga sebebi Duru'nun oyun oynama anlayışı.En sevdiği oyun şu "Duru anne oluyor ve parktaki diğer herkes onun kızı.Yanından ayırmadığı bebeği de en küçük kızı.Bazen ama bazen diğer çocuklarının onu tutmasına izin veriyor".

Bu oyunu bizim apartmanın çocuklarıyla gayet güzel oynuyor.Bir kere işten geldim bir arkadaşıyla kaydırağın üstündeki kare şeklindeki alana yan yana yatmışlar."Sabahat ne yapıyorsunuz kızım" dedim."Duru beni doğuruyor" dedi:)))

Defne Duru'dan büyük ve Duru'nun anne olmasını kabul edemiyor haklı olarak.Anne ben olmalıyım diyor.Ama Duru parkta tanıştığı küçük bir kızı çoktan ikna etmiş ve oyuna başlamış, Defne'ye aldırmıyor bile.O ağlarken yanımızdan "hadi kızım bıdı bıdı" söylene söylene peşinde de oyuna bayıldığı anlaşılan kızı(!) ile geçiyor.

Defne'ye döndüm.Kızım sen saf mısın bu oyunu kendine göre kullansana dedim.Yaşlı gözleriyle bana döndü baktı.Annen olsun sen de onu delice kullan dedim.Nasıl yani derken gözlerinde ilgili bir bakış belirmişti:))

Annense gel anne p.opomu yıka, anne gel beni salla, anne bana yemek yedir diye yüz kez çağırabilirsin dedim.Tıpkı annenle benim sizin için yaptığımız gibi.

Gözleri parladı, kocaman bir gülümsemeyle parka döndü.Birazdan yanıma gelip "p".opo sildirmek hariç herşeyi yapıyorum" diye bilgi verdi.Bu oyunu biz kalkana kadar zevkle oynadılar.

Defne'nin anneannesi de masadaydı ama oyun gereği artık anneanne bendim.Bazen parktan Defne "anneannee" dye bağırdığında ikimiz birden dönüp "efendim" diyorduk:) Ve her seferinde de gerçekte bana seslenmiş oluyordu:P

Ben burada da hamburger yedim.Kötü değildi ama "bir daha yesem, ah keşke olsa da yesem" gibi hayaller kurdurmadı açıkçası.Hehe yemeklerle ilgili böyle hayaller kuruyorum evet:)



21 Ağustos 2015 Cuma

Öğlen buluşması ..

 
Hamburgeri ekmekle yemeyeli çok oldu sayın okur.Marulun içine yapıldığında da aynı lezzeti verdiğini keşfettiğimden beri ekmek kalorisi almamak adına hep diyet burger yiyorum.
 
Hayatımızda ufak  tefek değişikliklerle daha sağlıklı beslenmek mümkün aslında.Çocuklara evde burger yaparken de bu yöntemin denenebileceğini düşünüyorum.Yalnızca ıceberg marul yerine diğer marulu tercih etmek gerekiyor sanırım;)
 
Sizin aklınıza gelen alternatifler varsa bana yorum bırakın lütfen.Her türlü sağlıklı beslenme önerisine açığım!



 
 
En sevdiğimiz hamburgercide, en sevdiğim insanla , en sevdiğim yemeği yerken benden mutlusu yoktu!


15 Haziran 2015 Pazartesi

Haftasonu ..

Merhaba! Bu haftasonu çok dolu dolu geçti.Pazartesi günü sadece iki gün değil de sanki çok uzun süredir tatildeymişim gibi hissettirecek kadar!

Cuma akşamı dışarı çıktık.Ne yapalım, nereye gidelim diye düşünürken daha önce gitmediğimiz bir yer olsun istedik.Murat da bir arkadaşının çok övdüğü bir hamburgerciden bahsetti.Ben de o sokakta meşhur bir kebapçı olduğunu hatırladım.Sonuçta sokakta bir hamburgerci, bir kebapçı, bir pizzacı ve bir et lokantası olduğunu gördük.Bir süre daha aynı sokakta takılacağız gibi duruyor:)

Hamburgerci benim ennnnn sevdiğim hamburgercinin(Ti.ko) kötü bir taklidi gibiydi.Tahta servis tabakları ve hatta sosluk renkleri dahi aynı olduğu halde T.iko kesinlikle çok daha iyi hamburger ve nefis patates kızartması yapıyor.Ve Ti.ko'nun beyaz sosuna ölünür , o derece iyidir.Burada ise hamburger iyiydi ama mesela soslar kötüydü. Bir önceki hamburgerciyle de kıyaslarsak C.ozy üçüncü sıraya düşüyor maalesef.

Duru hamburgeri sadece köfte, marul,turşu ve domatesle:



Bu kez ben de normal -ekmekli- bir hamburger yedim.


Cumartesi ise çok sevdiğim bir komşum taşınıyordu.Taşınma süresince bebeği sıkıntı yaşamasın diye sabah çok erken bebek anneannesiyle bana geldi.Biraz uyudu, uyandı ve çorbasını içip yeni evine doğru yola çıktı.

Onları yolcu ettikten sonra Duru ile kahvaltı hazırladık.Balkonda uzun ve keyifli bir kahvaltı yaparken Gül Ablalar aradı ve kahvaltı sonrası Mersin'de buluşmaya karar verdik.

F.orum alışveriş merkezinde buluştuk, gezindik, alışveriş yaptık sonra da Mersin'in Gözne yaylasına mangal yapmaya gitmeye karar verdik.Daha önce defalarca (1 , 2 ) gittiğimiz mekana gittik yine.Etleri, köfteleri işletmenin kasabından alıyorsunuz  yakılmış mangal, ekmek, içecek, salata, pişirmek için domates,biber de işletme tarafından eğer isterseniz belli bir ücretle veriliyor.

Bu sefer çocuk parkı da vardı ve arkadaşlarla her şey daha lezzetli olduğu için her zamankinden daha çok zevk aldım.Duru ve Defne ufak çaplı krizler çıkardı ama bu bile ortamın tadını kaçırmadı.

Selfie çubuğumla çay içerken bir kaç poz çektik:





Pazar günü de önceden ayarlanmış bir kahvaltıya gidecektik ve yine kocaman bir gruptuk.Bu grup Sezer'in yakın çevresi aslında.Hepimizin ortak noktası Sezer.Sezer'in abisi ve eşi, Sezer'in komşuları, Sezer'in yakın arkadaşı, Sezer'in iş yerinden arkadaşı{ben},Sezer'in kuzeni,Sezer'in yanında staj yaptığı eczacı gibi:)) Sezer sayesinde tanıştık ve herkes birbirini çok sevdiği için ailece de görüşmeye başladık.

Kocaman masalarda yenilen kocaman kahvaltıları seviyorum!








Kahvaltıdan sonra eve gittik.Murat biraz uzandı ben mutfağa daldım.Öğlen yemeği için Duru'ya tavuk suyuna bulgur pilavı ve ayran yaptım.Dondurması bitmişti, yeniledim.Bezelye almıştım ayıkladım.Haftalık yemek listesini yaptım.Sonra Duru'yu yedirdim.

Sonra beraber uyumak için uzandık.Önce itiraz etti ama akşam bir sünnet düğününe gidecektik ve Duru uykusuz olduğu zamanlarda çok sinirli bir tip oluyor.Orada huzurum kaçmasın diye ikna edip yatırdım.İki mıkırdandı sonra küçük horultusunu duydum:)

Kalkıp biraz kitap okudum,Murat'la karpuz yedik, sohbet ettik.Saat 18:30 gibi herkes sünnet düğünü hazırlıklarına başlamıştı.Evi toparladım ve çıktık.

Kocam kirve olacağını söylemişti ama ben şaka yapıyorlar sandım.Çünkü burada kirvelik bambaşka bir şeydir.Kirve çocuğu alışverişe çıkarır, kirveye bohçalar yapılır,hatta kirve ilerde çocuğu evlendirir.Kirvelik bir akrabalık bağıdır.Biz Murat'la Akdeniz'li ailelerin çocukları olmadığımızdan bu tip adetlere uzağız ama sonuçta buralarda büyüdük ve duyuyoruz:)

Bize bohça gelmediği, biz de bir şey yapmadığımız için şaka yapıyorlar sanmıştım ama şaka değilmiş.Sadece onlar da bizim kadar uzakmış konuya.Düğünde bahşiş dağıtmak, çocuğun arkasından yürümek ve bir ara kirve ve karısı dediklerinde kalkıp oynamak dışında bir şey yapmadık.

Çocuklar için palyaçonun dahi olduğu çok nezih bir düğündü.Çocuğun annesi gelin gibi bembeyaz giyinmişti ki zaten buralarda "oğlanın sünneti annesinin ikinci düğünüdür" derler:))

Duru çok eğlendi.O kadar çok oynadı, zıpladı ki.Ben de kirvenin karısı olmam sebebiyle pek oturmadım.Ama Duru bir ara halaya bile katılmamız için zorladı beni.Halayı da ben hiç bilmem ve her seferinde hayıflanırım saçma sapan sallanıp duruyorum diye.Bu kez karar verdim youtubedan falan halay videosu çalışacağım bir sonraki düğünde halay başı olacağım:)) - gülüyorum ama ciddiyim-

Duru şirini:


"Hadi sen de bizi çek" dediğimizde Duru'nun pozlamasıyla biz:



Oynamaktan bitap düşmüş Duru:




The kirve: -Pastanın ihtişamına dikkat edin sayın okur-



Düğünde en sevdiğim sünnet çocuğunun ikiz kız kardeşinin de unutulmamış olmasıydı.Ona da prenses kıyafeti alınmıştı ve sünnet tahtırevanında -evet tahrıravenla girdiler arkada da kirveyle karısı yürüyordu!- o da oturuyordu, ona da altın takıldı falan.

O kadar güzeldi ki çıkışta Duru 'ben de sünnet düğünü istiyorum!' dedi.Gülmekten öldük tabi.Ona nasıl anlatayım bilemediğimden "baban istese gelin olabilir mi?" dedim.Pek bir sevindi hayır derken."İşte erkekler gelin olamadığından onlara da böyle sünnet düğünü yapılıyor" dedim.

Yalan söylememeye çalışıyorum dolayısıyla da çok huzursuz oldum ama sünnet vs konulara  girmek için çok erken sanki."Anne benim kız olduğumu nasıl anladınız?" diyor mesela erkek gibi göründüğü bebeklik fotoğraflarına bakarken.Bir seferinde de çocukların ancak büyüyünce erkek mi kız mı olduğunun anlaşılacağının düşündüğünü anladığım bir kaç cümlesi olmuştu.

Bu cinsiyet konuları çok muallak konular aslında.Ben insanları sınıflamak istemiyorum ve kızımda sınıflasın istemiyorum.Anatomi vs konuşmak için de erken.

Yalana devam yani.

Sonra eve geldik, Duru'yu yerlerde süründüğü için yıkadım, oynamaktan ter içinde kalan ben de yıkandım.Sonra da yatıp uyuduk.

Sizin haftasonunuz nasıl geçti?

Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..