31 Ekim 2014 Cuma

Cuma ! #TGIF


Yine bir cuma günü! Evet mutluyum ama o çılgın coşku yok içimde.Biraz önce temizliğe gelen hanımın hasta olduğu için gelemeyeceğini öğrendim.Daha önce haber vermediği için evde bir sürü yıkanmış çamaşır var.Üf.

Bu haftasonu da ilkyardım kursunda olacağım.Sertifikalı bir program, iki gün toplam 16 saat sürecek.Kendim istedim ama şimdi tüm haftasonunu M ve D' dan uzakta geçirecek olmak hiç hoş hissettirmiyor. Ühü. Bari sertifikayı alabilsem ;)

Kızımdan bu kadar uzun ayrı kalacak olmak çok can sıkıcı.Kızım bu son dönemlerde her akşam 'işe gitme anne' diye ısrar ediyor.-'Sana gitme diyorum gitme diyorum inadıma gidiyorsun' da diyor bazen çok komik:)-

İlk sene ücretsiz izin alıp ona bakıyordum biliyorsunuz o zaman benim sadece m.e.melerime ama bir bütün olarak babasına düşkündü:)) Murat eve geldiğinde çırpınır, hemen onun kucağına gitmek isterdi.Murat markette malzemeleri poşetlemek için Duru'yu bana uzattığında bile annesinin kucağına verilen D. çığlık çığlığa ağlardı.Rezillik:)

Büyüdükçe değişti bu durum, ben işe başlayınca ise bambaşka bir hal aldı.Her akşam yatarken o an giydiğim fanilamı çıkarıp kızıma veriyorum.O fanilayı koklayarak uyuyor.Banyo yapacağım zamanlarda beni kokluyor 'anne mis gibi kokuyorsun zaten yıkanmana gerek yok ki' diyor.Ben tabi tüm bunlar olurken eriyorum.

Bir dönem sen işe gitme teyzem gitsin diyordu.Bakıcımız işe gidip çalışacak ben kızıma bakacağım:) Peki teyzen kazandığı parayı neden bize versin dediğimde şaşkın şaşkın bakıyordu bana.

29 Ekim'de o gün kendisi için izin aldığımı söyledim.Beraber bir gün geçireceğiz dediğimde çok sevindi.Akşam ise yine 'uyuyunca kalkınca teyze gelecek mi?' diye sordu ve cevaptan nefret etti.

Akşam işten geldiğimde bana çok tavırlı oluyor.Sabah ayrılırken öpüşüp koklaşmış olsak, bana balkondan el sallamış olsa da akşam küsmüş buluyorum kızımı.Elbisen çok yakışmış dediğimde o an elbisesini çıkarmaya çalışıyor mesela:)) Beni görünce yüzüne pis bir şey görmüş gibi bir ifade geliyor, soru sorduğumda cevap vermiyor.

Yazın geldiğimde sitenin parkında oluyorlardı ve o zaman bana 'neden geldin' falan da diyordu.Bakıcımız da nedense bu olanı zevkten dört köşe izliyordu, kah kah gülüyordu falan.Ben aldırmamaya çalışıyordum ama bir gün apartmanda oturan bir komşunun önünde bu olay yinelenince çok üzüldüğümü farkettim.Bir daha böyle yaparsan arkamı dönüp gideceğim haberin olsun dedim Duru'ya.Ve ertesi gün aynı şey olunca arkamı dönüp eve gittim.Bir kaç dakika içinde bakıcı ve Duru kapıdaydı.Her ikisi de hatasını anlamıştı.Bakıcımız 'anneye böyle yapılmaz hadi özür dile' diyordu ve kesinlikle gülmüyordu.Ve Duru da çok şaşkındı.Hah!

Bir daha parkta benzer bir olay yaşamadık.

Annem bu olayı anlattığımda bana çok güldü.Bakıcıyı kıskanıyor olabileceğimi söyledi.Bunun üzerine çok düşündüm ve beni huzursuz edenin kızımın bakıcısını sevmesi olmadığından eminim.Hatta bakıcısını çok seviyor olmasından dolayı ben de bakıcısına karşı bir minnet hissediyorum.Ben de onu bir insan olarak çok seviyorum zaten.Ama bu olaydaki tavrı kesinlikle çok yanlıştı.Hiç bir şey yokmuş gibi davranması gerekiyordu , kızımı ayıplaması hadi hepsini geçtim gülmemesi gerekiyordu.

Şimdi de eve geldiğimde tavırlı bir Duru bulduğumda hiç bir şey yokmuş gibi davranıyorum.Bakıcımız yine bazen gözlerini kocaman açıp 'OOoo' diyerek bence yanlış tavırlar sergiliyor ama etrafta kimse olmadığından aldırmıyorum.Ve kızımın tavrını görmezden geliyorum.Bakıcıyla sohbet ediyorum, aldıklarımı mutfağa yerleştiriyorum, bakıcıyı uğurlayıp üstümü değiştirmeye gidiyorum ve bu süreçte Duru tamamen normale dönüyor.Üstelememek lazım.Bazen bakıcının ardından kapıyı kapattığım saniyede 'anne sana bir sürprizim var ' diyip bir şeyler anlatmaya başlıyor.

Cuma yazısı iç dökme yazısına dönüştü:) Böyle yazınca hem çok rahatlıyorum hem anı oluyor hem de olayları tekrar değerlendirebiliyorum.Bu yazının sonunda bakıcımızla konuşup Duru'nun tavrına hiç tepki vermemesini söylemeye karar verdim mesela.

Herkes benimkinden daha eğlenceli bir haftasonu diliyorum!





3 yorum:

Sessizce dedi ki...

Çalışan annelerin makus talihi bu sanırım. Bizde de benzer durumlar oluyor. Gün boyu sakin keyifli olan çocuk ben kapıdan girer girmez arızaya bağlıyor ve kesinlikle ablamızla iki laf ettirmiyor günün özetini bile zar zor öğreniyorum. Bir de bizde her akşam "tatile ne kadar kaldı" nın parmak hesabı yapılıyor.

deniz dedi ki...

sen çok iyi bir annesin Öykücü. Bu durumları hepimiz yaşıyoruz. Özellikle dışarıdan bakıcısına yakın gibi duran çocuğa sanki çalışan annesi hiç bakmıyor gibi bir imaj var ben bundan nefret ediyorum. Geçen sene ilk okula başladığında bana öğretmen olan bir kişi bakıcınız haftasonları da mı sizle kalıyor dedi. Burda demek istediği herhâlde siz annelik yapmıyorsunuz gibi birşeydi. Ne kadar üzüldüm bilemezsin. Oysaki hem çalışıp hem herşeye yetişmeye çalışan benim. ve bunu beni yaralamak için bilinçli olarak söylemişti. Bilmiyordu ki kızım her akşam yarın ablam gelmesin anne sende işe gitme diyordu. kimse bir çocuğa annesinden daha fazla anne olamaz.

öykücü dedi ki...

Sessizce ve Deniz,

Onlar için çalışıyoruz ama iyi mi kötü mü bilemiyorum bazen.

Benim annem çalışmazdı ama benim kadar zaman ayırmazdı bize.Yani tüm gün evde beraber olsak şimdi iki saatte ilgilendiğim kadar ilgilenmeyeceğim onla biliyorum.

Güzel sözleriniz için teşekkür ederim.Zor ve eksik ve yorgun hissettiğim anlarda o kadar destek oldular ki.

Sevgiler..

Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..