26 Şubat 2017 Pazar

İkizler eğitimde {uyku}




Oldukça sık yazmak istememe rağmen maalesef bazı günler bilgisayarı açacak fırsat bulamıyorum.Sabah kalkıp oturma odasına geçiyoruz bebeklerin altını değiştiriyor, emziriyor biraz oyalanıyor ve sabah uykusu için ayakta sallıyoruz ya da ben emziriyorum. Bebeklerim sallanmadan ya da emmeden uyuyamıyorlar.

İki kadın bacaklarımızda bir bebekle oturuyoruz sonra birini salıncağa koyup kahvaltı hazırlıyoruz. İkinci uykuda da aynı şekilde akşam yemeği, Duru için atıştırmalık, yatak toplama gibi işleri yapıyoruz. Çocukların o gün banyosu da varsa akşam nasıl oluyor anlayamıyorum.



Duru çok emen bir bebekti. Saatlerce emerdi. Akşam uyku saatinde -08:00- yatağa götürürdüm ve saat 12:00ye kadar emerdi. O arada me.meyi ağzından çektiğim anda uyanırdı. 4 saat karanlıkta tek başıma zaman geçirmek hem de herrrr akşam bir süre sonra psikolojimi bozmuştu.

Bir de işe başladığımda bu çocuk nasıl uyuyacak diye kara kara düşünüyordum. Gündüz de ağzında m.e.me uyuyordu çünkü zibidi.

O dönem takip ettiğim bloglardan "uyku eğitimi" diye bir şeyin varlığını keşfetmiş. Ferber, Tracy Hogg gibi daha önce duymadığım isimlerle karşılaşmıştım. Bu yöntemi anlatan "Hayal Alanım" blogundaki yazı ufkumu açmıştı.

Sonra kitabı gidip buldum ve okudum. Hayatımda yeni bir sayfa açtı o kitap. Duru 9 aylık ya da 1 yaşındaydı.-Nasıl hatırlamıyorum bilmiyorum ama altı yılda hafızamda bu denli boşluklar olması beni korkutuyor. Mesela ilk dişi ne zaman çıktı onu da bilmiyorum. O yüzden kaydetmek çok önemli eski bloga gidip bakacağım artık:)-

Ferber yönteminden önce Murat'a bahsetmiştim. Duru ağladığında ben de ağlıyordum.Öylesine bebeğine bağlı bir deliydim. Ama ben bile artık dayanacak gücü bulamıyordum kendimde. Murat bebeği ben uyuttuğum için ses çıkarmadı elbette {akıllı adam}. Ona sadece bebek ağlarken bana destek ol dedim.

Sonuçta iki günde Duru kendi kendine uyumayı öğrenmişti.Yatağına yatırır ve odadan çıkardım. Ne bir emzirme ne bir başka şey. Gece korkuları başlayana kadar çok uzun bir süre rahat ettik. Ama Duru benim hayatımda gördüğüm en zor çocuk. Her dönem ayrı bir zorluk çıkartıyor ve bumerang gibi mutlaka başladığı yere bir şekilde dönmeyi başarıyor.

Kaç kez bizim odaya geldi kaç kez kendi odasına attık bilmiyorum ama ikizler doğuktan sonra yine binbir bahane ile bizim odaya kapak attı. Aklımı kaçıracaktım bir dönem. Gece bebekleri uyutup yatağa uzanıyordum tepeme dikiliyordu. "Anne korkuyorum, anne uykum kaçtı, anne anne anne..." Bebekleri daha yeni uyutmuşum gözümden uyku akıyor bebekleri uyandıracak diye korkuyorum bir yandan, bir yandan gitse de uyusam diye bekliyorum.Sessiz sessiz "korkacak bir şey yok, hadi odana git uyu bak yarın okula gideceksin,nolur bırak da uyuyayım" diyorum. O başlıyor bağırmaya. haydi hemen yakala odasına götür orada yalvar, kız,anlat vs Bazen Murat onun yanına uzanıyordu.



İkizlerden yana hiç zorluk yaşamadım. Daha doğrusu o zorlukları düşünecek fırsat vermedi Duru:) Nihayetinde tüm bunlara rağmen bizim odaya almadım onu. Her gece bir şekilde götürüp odasında yatırdım ama annemlerin ziyarete geldiği bir dönem annem "kız çok üzülüyor al bunu odana diye" ikna etti beni.Yatağın altına battaniye serdik oraya rezil bir şekilde yattı.

Ve tüm sorunlar çözüldü:)))))) Uykusu düzene girdi, gece uyanmaz oldu. Ben de sadece ikizlerin uykusuyla ilgilendim.Oh be!

İkizler 9 aylık olunca Ferber yaparım diyordum. Ama gece çığlık atarak uyanıyorlardı, uyanır uyanmaz emmek istiyorlardı. Muratla uyanıp onları sakinleştirmeye çalışmak çok yorucuydu. Bizim için de bebekler için de. Yetişene kadar bir kaç dakika ağlıyorlardı mesela. Sonra eğitimi neden geciktirdiğimi düşündüm.

Ve kitabı tekrar okudum. Bu arada bakıcımız " bu yaşta bebek kendi kendine uyumaz" diye kendi fikrini ortaya koydu. Hah dedim içimden bekle ve gör.

İkisini aynı anda eğitmek yerine teker teker uğraşmaya karar verdim. Kerem biraz rahatsız gibiydi Kerim ile başladım. Kerem'i yanımızda devam ettirecek Kerim'i odasında eğitecektim. Odasını daha önce hiç görmediği için ilk eğitim gecesinin gündüzü bir iki kez odasına götürüp etrafı gösterdim. Bir kaç dakika yatağına bırakıp oynamasını sağladım.



İlk gece normal uyku satini bir saat geciktirdim. Kitapta banyo da öneriliyor ama açıkçası iki bebeği tek başıma yıkayamıyorum ve gündüz yıkadığım için bunu rutine eklemedim. Odasına götürdüm yatağında altını değiştirdim. Biraz güldüm, konuştum, anlamasada burada uyuyacağından bahsettim.

Ve sonra çıktım ağlama beklemeye başladım. Hiç ağlamadan uyudu:)) Bir yarım saat sonra ise uyanıp ağladı.Bir dakika bekledim sonra içeri girip sakin olmasını söyledim. Uyuyacaksın oğlum dedim. Hiç dokunmadım sadece yanında durup konuştum. Susmadı tabi ama ben bir kaç saniye içinde çıktım. Ben çıkınca ağlama hızlandı.(normal) Bu sefer üç dakika bekleyecektim.

O üç dakika insanın ömründen gidiyor inanın. Ama düşününce kendi uyuyamadığı için gece uyandığında da bu kadar ağlıyor zaten. Çünkü ben Kerem'i emzirirken uyandığında Kerim'i alması için Muratı uyandırıyorum. O uyanıp algılayıp almaya gidene kadar bir dakika geçiyor. Bir kaç dakikada babası sakinleştirene kadar ağlıyor. Bunun gecede dört kez olduğunu düşünürsek kendi kendine uyuymayı öğrenirken ağlamasını çok da sorun etmemek lazım geldiğini anlayabiliriz.

İşte ben de dışarda devamlı bunu düşündüm. Kendi kendimi telkin ettim. Kitapta "çok ağlasa eline bıçak verir misiniz?" diyordu onu düşündüm. Ve ben düşünürken içeri ikinci kez girmeme gerek kalmadan Kerim yeniden uyudu. İlk gece üç kez uyandı.

Emzirme de önerilmiyor aslında kitapta. 6 aylık bir bebek gece boyu emmeden , beslenmeden idare edebilir diyor ama ben uyuduğu saatten bir kaç saat sonraki ikinci uyanmasında bir de sabaha karşı olan uyanmasında emzirdim.Ama emerken uyuyakaldığında hafif sallayıp uyandırdım ve yatağa uyanık koydum. Unutmayın bebek nerede , nasıl uyuduğunu unutmuyor ve uyandığında aynı şartlarla karşılaşmazsa uykuya dalamıyor.

Kerim üç gündür eğitimde. İkinci gün her şey yoluna girmiş gibiydi ama üçüncü gün gece uykusuna biraz zor geçti(5 dk). Gündüz uykularında da uykusu geldiğini gördüğümde götürüp odasına yatırdım. Bu ikiz bakımını benim için çok kolaylaştıracak bir şey. Aynı anda uykusu gelen iki bebeği uyutmak o kadar zor ki inanamazsınız. Oysa uykuları gelince götürüp beşiklerine yatırırsam ben de kendi işlerime zaman ayırabilirim.

Gece bir kez de uyanıp hemen uykuya dalıyor. Ağlaması bir saniye sürüyor ve kendi kendine uykuya dalıyor.

Şimdi Allah izin verirse bu hafta salı günü Kerem'i eğitime alıyorum.Kerim'i bizim odadaki beşiğe alıp Kerem'i kendi odasında eğiteceğim. Her ikisi de öğrendikten sonra beraber yatıracağım. Bir süre de aynı odada kendi kendilerine uyumalarını öğretmem gerekebilir diye düşünüyorum.

Asıl bomba Kerem ve Kerim odalarına döndüğünde Duru'nun da bizim odadan gidecek olması:)) Bizim odaya yerleştiğinde bunun pazarlığını yapmış olmam şahane! Tabi kendisi bir kaç ay daha zamanım var diye düşünüyordu ama eğitimi öne alınca bir anda kendi odasına dönceke olma stresiyle başbaşa kaldı:) Ama bu fikre alıştığını da görebiliyorum. Laf aramızda yerde battaniye üzerinde yatmak oldukça rahatsız sağa sola devrilip duruyor.



Çok uzun bir yazı oldu. Daha fazla bir şeyler yazıp yazıyı kitaba çevirmeyeyim diyorum. Yeni maceralarda görüşmek üzere ben şimdi Kerem'in altını değiştirip, Duru'ya mantı haşlayıp Kerim'i emzireceğim. Arayı fazla açmadan görüşeceğimizi umuyorum. Bana uzun uzun ve bir sürü bir sürü yorum yazın sayın okur! Yorumlarınız çok mutlu ediyor beni:)



4 yorum:

Fatma dedi ki...

instagramdan geldim ben, orada da sana yorum yazmayı seviyorum, burada da yazayım dedim :)
Öncelikle tebrikler ve umarım başarıyla tamamlanır eğitimin kalan kısmı. Ben de kızım 10 aylık kadarken 15 dakikada bir uyanıp emmeye başlayınca, aklımı kaybetmek üzereyken karar alıp uygulayıp rahata eren bir anneyim (gerçi o dönem bu nedenle zalim olarak nitelendirildim ama uyku anne kadar ve hatta daha çok bebeğe de lazım, kızım uykusu düzene girince gündüz de çok daha sakin bir bebek haline gelmişti ve eğitim dediğimiz şey kararlı olunca 2-3 günde düzene giren bir uyku durumu aslında).
İkizlerin, üstelik haklı olarak kıskançlık hissedebilen bir abla ile ne kadar zorlayıcı olabileceğini tahmin edemiyorum, bunun için ayrıca maşallah, o kadar pozitif, o kadar bugünlerin de geçeceğini bilerek ve şükrünü eksiltmeyerek yazıyorsun ki. Çocukların çok şanslı, çok tatlı bir ailesiniz maşallah tekrar :)

Sessizce dedi ki...

Bu pozitif, kararlı ve şükürlü halini çok takdir ediyorum söylemeden geçemeyeceğim. İkiz bebek + büyük abla çok güzel idare ediyorsun, maşallah. Kerem ve Kerim beyler de annelerini üzmeden yeniliklere kolayca adapte olurlar inşallah, ki %50 tamam görünüyor :)

Sevgiler, kolaylıklar.

desen dedi ki...

Okurken çok güldüm ve yoruldum! Allah'ım sana bunları yaparken güç versin. Bu bebelere eğitim, disiplini ve kimin patron olduğunu öğret Hope!

cinar dedi ki...

ay sana inanamıyorum ya bravo :) ben 1 tanesinde bile başaramadım. üstelik en zor çocuk olma rekoru bence Çınar'da. Duru gayet de akıllı uslu, böyle söz dinleyen, annesine bağlı bir çocuk gibi görünüyor. hala yakınen görmemiş olmak ne ayıp :( ben de o yöntemleri denedim, bununla ilgili çocuk psikologuna, çocuk gelişim uzmanına da gittim, sonuç hüsran. yok arkadaş, bizim oğlan 6,5 yaşına geldi, en büyük problem hala uyku! kendi kendine dalamaz, 11 aylıktan beri kendi odasında yatıyor evet ama ben ya da babası mutlaka yanında oluyoruz uykuya dalana kadar. başaramadık :((

Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..