Havuz deniz sezonu açıldı!
Haftasonu kayınvalidemlerin yazlığına gittik.Ramazan ayında bu kadar gezmeyi kimsenin gözü almadığı için tek başımızaydık:) Aslında bize kalsa hayatta gitmezdik ama Duru tam bir su kuşu olduğundan , bizimde hayatımızın amacı onu mutlu etmek olduğundan gözümüzü kararttık.
Çok da güzel oldu.Onun mutluluğu , o minik ayaklarıyla kumsalda salınması, ıslak saçları, dalgaların arasında uzanıp kıyıya vuran her dalgayla kahkahalar atması herşeye değdi.
İlk başta havuza gittik.Çocuk havuzunda uzun süre oynadı.Yüzmeye çalıştı filan:)
Ama havuz binaların arasında kaldığı için gölgeydi ve dolayısıyla çok soğuktu bir süre sonra Duru'nun dudakları morarmaya başladı.Delice bir rüzgar da esince en azından güneşin ısıttığı sahile inmeye karar verdik.
Sahilde kumların ayağına yapışmasından hoşlanmasa da, deniz tuzlu diye mırın kırın etse de aldırmadık.O da alıştı ve sonrasında denizden daha da çok keyif aldı.
Baba kız pozu:
Bu kadar koşturmacadan sonra acıktı tabi.Oradan geçen mısırcı Ma.kbule Teyze'ye seslenip mısır aldık.Sahil, deniz, kum, güneş ve mısır ayrılmaz bir bütündür zaten!
O gece yazlıkta kalıp ertesi gün eve döndük.Sabah tekrar bir havuz , deniz turu yapmayı gözümüz almadığından Duru'ya ikna amaçlı olarak bir tavşan almayı teklif ettik.Sağolsun kabul etti ve biz de tavşanı alabilmek için havuza girmeden ! evmize döndük.Ve çok sevgili tavşanımız "zıplak"la yeni bir hayata başladık.
Deniz, kum, güneş, mısır ve tavşan işte mutluluğun formülü:) {dört yaşındaysanız}



