11 Eylül 2015 Cuma

Hayat ölüm kadar ağır


Ülkenin bir ucunda çocuklar ölüyorken bir ucunda da çocuklar okula başlıyor.İnsanların sevinçlerini bile kursaklarında bırakıyor bu hainler.Çocuğum okula başlıyor diye sevinemiyorum bile, sevinir gibi olunca da utanıyorum.

İlk hafta alıştırma haftası,yarım gün.Ben de tüm hafta izin aldım Duru'yu okula bırakıp gerekirse bahçede bekleyeceğim.Sen okula alışana kadar bekleyeceğim diye söz verdim.Duru sınıfta beklememi istiyor ama ona öğretmenin izin vermeyeceğini söyledim.Umuyorum öğretmeni bahçede beklememe de izin vermez ,ben de tüm hafta izin kullanmadan atlatırım bu günleri.

Duru hiç heyecanlı değil ama ben belli etmediğimi umsam da okula başlayacak olmasından ötürü çok heyecanlıyım ve biraz da korkuyorum.Çünkü ben insanlarla muhataplığın arttığı her durumdan korkarım.

Geçen hafta Duru'yu evimize yakın bir parka götürdüm.Orada siteden bir arkadaşıyla oynuyorlardı yanımıza bir kız yaklaştı.O da oyuna katılmak istedi.Kızın da Duru gibi yanında bir bebeği ve arabası var.

Duru kıza kendi bebeğinin yürüyemeyecek yaşta bir bebek olduğunu oysa kızın bebeğinin nispeten büyük bir bebek olduğunu arabaya kendi bebeğinin konması gerektiğini söyledi.Kız tabi kabul etmedi.Bizimki kıza dönüp "senle de oynanmaz" dedi.Ve arkadaşıyla oyununa devam etti.

Ben genelde çocuk kavgalarına karışmam.Kendi kızım eziliyor olsa bile.Kendisini savunmayı öğrensin isterim.Görüyorsunuz ki başarmışım da:P Sadece fiziksel bir tehlike varsa yakın dururum, korurum,uzaklaştırırım o kadar.Kız birazdan yine geldi benim kız dönüp çocuğa " senle konuşmayacağım, okul başlayana kadar senle konuşmayacağım" diye bağırdı.

Baktım bizimki artık kabadayılığa giriyor yaklaşıp Duru'ya "Bu şekilde konuşman doğru değil, çocuğa bağıramazsın, çok ayıp" dedim.Bu arada kızın annesi Duru'ya laf söylemeye başlamasın mı? Çok sinirlendim.Neyse ki Duru hiç geri adım atmadı, korkmadı.Ben de kadına dönüp buz gibi bir bakış ve ses tonuyla "ben konuşuyorum çocuğumla" dedim.Ama kadın devam etti "sen benim kızıma bağırıyorsun ben de sana bağırayım mı, ben sana bağırıyor muyum" diye ters ters konuşuyor.

Kadın 30lu yaşlarda Duru 5 yaşında.Kadına dönüp iki çift laf edecektim ama biliyorsunuz ki tartışma yaşamayı, gerginliği sevmem.Kızımı da alıp parktan ayrıldım.İçim içimi yedi ama dönüp bakınca doğru olanı yaptığımı düşünüyorum.

Bir kaç gün sonra beraber gittiğimiz bir yemekte Defne bu kez Duru'yu dışladı.Peşimden gelme, seni istemiyorum falan dedi.Bir baktım bizimki gözler dolu dolu, dudakları titreye titreye geldi.Bozulmuş ama ağlamıyor.

Eve geldiğimizde "anne ben çok üzülmüştüm, duygulanmıştım ama ayıp olur diye ağlamadım" dedi.Babasıyla ona sarıldık teselli ettik sonra da ona parktaki çocuğu hatırlattım.O kıza da kendisinin aynı şekilde davrandığını, o kızın da tıpkı kendisi gibi üzüldüğünü söyledim.Karmadan bahsettim, yaptığı herşeyin bir dönüşü olacağını anlattım.

Çünkü ben çocuğum ezilmesin yeter derdinde değilim, düzgün bir insan olsun istiyorum.Bugün başka çocuklara "aman ezilmesin de" diyerek kötü davranmasına göz yumarsam gün gelir bana bile kötü davranır diye düşünüyorum.Kötü biri olursa sevilmez ,yalnız kalır vs.

Şimdi on küsür çocukla -ve anneleriyle- yeni maceralara atılacak olmayı neden  heyecan verici bulduğumu anlamışsınızdır :P

Aslında keşke süper güçlerimiz olsa da her anne çocuğunu hep güvende tutabilse, kollarımızın arasında uyudukları kadar güvende olabilseler.


 
 
 
Bu da bu hafta beni EN ÇOK etkileyen yazı. Allah bu vatana hainlik eden her kimse cezasını tez zamanda versin inşallah.Kimsenin ahını kimsede bırakmasın. 

6 yorum:

deniz dedi ki...

Çok güzel bir yazı.sagol okuma fırsatı verdiğin için. Filler tepisirken olanlar çimenlere oluyor.

cadsiz dedi ki...

Duru için de sizin için de hayırlı olsun. Çok çabuk adapte olur ve çok güzel bir eğitim hayatı olur inşallah..

O videoda ismi okunanlardan biri de benim dayımdı. Neler yaşadık bir biz biliriz.. İnsanların hayatlarını kökten değiştirip, sonra da hiçbir şey olmamış gibi davayı düşürdüler.. Ülkemizde insan hayatından ucuz birşey yok maalesef.. ne o zaman ne de şimdi :(

melda dedi ki...

okul olayında en basit meselenin velilerle olan iletişim olduğunu söylemek isterim. ilkokul ve ders sorumluluğu üzerime öyle bir çöktü ki, kreşteki basit meseleleri özlüyorum :))
sen zaten dikkat edersin ama çocuğunu öğretmene ezdirme ve asla zaaflarından bahsetme. ben biraz öğretmene yetkiyi fazla verdim sanırım, o da kendinde çocuğumu suçlama hakkını buldu ve ben o dönem yeni doğum yaptığım için okul değişimi riskini alamadım vs vs.. üç yıl aynı okula verdim, son senesi tam anlamıyla bir kayıptı ysr için. keşke eşime uyup sakin olmasaydım ve o okulu ayağa kaldırsaydım diyorum. :)
ayrıca ana okulunda velilerle iletişim daha az oluyor. ufak tefek kavgalar öğretmen veli arasında hallediliyor. ben de çocuklarla ilgili meseleleri aileleriyle konuşmayı hiç istemem. öğretmene söyleyeyim o aileye haber versin ya da sınıfta halletsin yeter. sonuçta bunlar çocuk ve unutuyorlar kavgaları, anlaşmazlıkları..

Unknown dedi ki...

Baskalarını düşünmesin o kadar boş verin. Kimse sizin gibi iyi niyetli değil. İleride çok üzülür. Tecrübe konuşuyor :) Bu devirde kimse kimseyi düşünmüyormuş yaşayarak öğrendim. Duru benim yaşadıklarımı yaşamasın :)
Berna

Öykücü dedi ki...

Deniz,

Bazen okuduğum şeyleri kağıtlara basıp evlere dağıtasım geliyor.Blog sağolsun en azından sevdiğim kişilerle paylaşabilmemi sağlıyor.Sen de okuduğun için sağol, varol.

Cadsız,

İnşallah! Okula gidecek kadar büyümüş olması içimi titretiyor:) Dayınızın ellerinden öpüyorum.

Melda,

Gerçekten de velilerin neredeyse tümünü sevdim.Olabilecek bir kavga , kargaşa durumunda olayı çok abartmayacak kişilere benziyorlar.

Çok yakın arkadaşlarım oğulları okula başlayınca gidip idareye çocuklarını bir sürü kötülemişlerdi.Öyle ki öğretmenin dahi gözü korkmuştu.Oysa anne babalarının överek bahsettikleri bir çok çocuktan çok daha iyi bir çocuktu.Okul hayatının ilk yıllarında hep kendi oluşturdukları bu önyargı ile boğuştular.Bu sebeple kızımı objektif olacağım diye kötülemedim.Beş yaşında herhangi bir çocuktan çok farklı değil zaten.En kötü özelliği alıngan olması, çabuk kırılması dedim.

Yapsaydım pişmanlığı yapmasaydım pişmanlığından iyidir.Allah bundan sonrasında çocuklarımızı hep iyilerle karşılaştırsın.

Berna,

Sizi üzenlere de annesi öğretseydi keşke de üzmeselerdi sizi.Kızımın üzen yerine üzülen olmasını tercih ederim.Kimsenin ahını almasın da varsın yaşayacağı acılardan ders alsın , insanlara mesafe koysun vs.

Sevgiler.

Berna Alim dedi ki...

İnşallah kimsenin ahını almadan, kimseye ah etmeden yaşasın. Tüm güzellikler onunla olsun. :)

Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..