duruanaokulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duruanaokulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2015 Salı

Son zamanlarda hayatımızdan küçük anlar:




Duru okul kıyafetini pek sevmiyor , biliyorsunuz.Bu fotoğrafa bakınca çocuğa hak vermemek elde değil.Bir sabah evden beraber çıktığımız için bir fotoğraf çekilmek istedim fotoğraftaki yüz ifadesine öldüm bittim ama forma cidden pek çirkinmiş yahu dedim:)


Ben asla ıvır zıvır yiyeceklerden almam çocuğuma.En fazla evde kurabiye yaparım.Ama Murat bazen içinde bir sevgi ve coşku patlaması yaşar ve "sana yarın doğumgünü pastası alacağım, mum üfleyelim" der.Sinir oluyorum:) Ama yine de "sana yarın tavşan alacağım" dediği zaman olduğu kadar değil:)  O sevgi patlaması anları pek nadir iyi sonuçlanıyor.Neyse ki "hadi kızım bu gece üçümüz beraber yatalım" kısmı bitti.

Doğumgünü pastası alacağım dedikten üç gün sonra alabildi bu arada.Murat coşup verdiği sözleri unutuyor ama Duru kendine verilen sözleri asla unutmuyor:) Mahsusçuktan doğumgünü:



Ben spora devam ediyorum.Herkese de şiddetle tavsiye ediyorum.Özellikle reformer pilates gerçekten çok anlamlı.Benim vücuduma cidden yeniden form verdi.

Çok nadir fotoğraf çekmek aklıma geliyor.Nispeten basit bir hareketi yaparken ve hoca henüz gelmemişken yakaladığım bir poz:



Evde hamur açan Duru:



Mutfakta oturuyordum ve o da yanımda kalmak istedi.Oturma odası yerine gelip yanımda oynaması hayatımda en mutlu olduğum anlardan biri sanırım.Canım kızım.



29 Eylül 2015 Salı

Duru beslenmesi: Okul sonrası


Duru'nun beslenmesinin benim annelik maceramın en önemli kısmını oluşturduğunu biliyorsunuz.Bir çocuğa sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak hayatı boyunca sağlıklı kalması, diyet zayıflama ya da kilo almaya çalışma gibi dertleri olmaması için önemli.Ne yersek oyuz.

Duru okula başladı.Köklü bir okul, kurucuları öğretmen ve hatta benim de öğretmenlerimdi.Özel okul ama devlet okulu mantığında yönetiliyor.Çocuklar şımartılmıyor, siz çok özelsiniz, biz çok zenginiz gibi bir hava yok okulda.Güvenilir, eve yakın ve akademik anlamda başarılı bir okul da olduğu için tercih ettim.

Ama gel gör ki yemek listesi bir felaket:

28-09-2015 Fırın Tavuk-Cips (450) Nohutlu Pirinç Pilavı (324) Cacık (77) Halka Tatlı (442) Simit, ayran (205)
29-09-2015 Abant Köfte (558) Peynirli Makarna (407) Yoğurt (124) Soslu kek, M.suyu (210)
30-09-2015 Kağıt Kebabı (375) Şeh.Pirinç Pilavı (324) Cacık (77) Poaça, ayran (212)

Halka tatlı, soslu kek, kutu meyve suyu, tavuk benim Duru'ya hiç yedirmediğim şeyler.Bizim evde tüm çorbalar kemik suyuna ,pilavlar bol tereyağlı ve yine et, organik tavuk ya da kemik suyuna yapılır.Tavuklar ve yumurtalar organiktir. Acem pilavı hariç pirinç pilavı pişmez.

Yemek yemeleri için inanın bir yarım saatleri yok.Patır patır indirip geri çıkarıyorlar.Üstelik yemek lezzetinden de emin değilim.Kızım pilavı yedin mi diyorum "kum gibiydi yemedim" diyor :)

İlk başlarda okuldan geldiğinde atıştırmalık bir şeyler yemesini düşünmüştüm.Ev yapımı granola, şekersiz kek, yoğurt, meyve gibi.Ama baktık çocuk eve bayağı bayağı aç geliyor.Ki buna hiç üzülmedim.Kötü şeyler yiyeceğine hiç yemesinin tercih ederim.

Ben de haftada iki gün çorba yazdım listeye.Okuldan gelince (15:30 dan sonra) tarhana çorbası veya mercimek çorbası içiyor bir kase.Bazı gün çorba yerine  cacık, tam buğday unlu ekmek üzeri peynirli yumurta ya da bir tane içli köfte, az  yaprak sarma gibi seçenekler yazdım.Yemeğini yedikten sonra banyo yapıyor ve ben gelene kadar meyve ya da ev yapımı dondurma gibi şeyler yiyor.

Sabahları da bir minik bıldırcın yumurtası haşlıyorum. Kahvaltıda az yese bile en azından  yumurtasını yemiş oluyor. Minicik bir yumurta olduğu için de tek lokmada yutuluyor ve oyalanmadan evden çıkıveriyoruz.




Tüm bu yediklerine rağmen akşam saat 18:00de anne acıktım diyor ve yemeğini koyuyorum.Bunu da okulda doğru düzgün bir şey yememesine bağlıyorum.

Normalde biz 19:00da yemek yiyoruz ama Duru babasını bekleyemeyecek kadar aç oluyor.Yine de akşam bizimle de sofraya oturuyor.Normalde tek çeşit yemek yazıyordum akşama şimdi yemeğin yanına mutlaka pilav da yazıyorum.Akşam bizimle oturduğunda bazen azıcık pilav daha yiyor.

Okulda yemeklerini hergün kontrol ediyorum ve yemesini istemediğim şeyleri söylüyorum.Kutu meyve suyunu içme, tavuk yeme, köftelerinin hepsini bitir gibi.Geneline uyuyor zaten alışık olmadığı besinler olduğu için.Ama bir süre sonra tüm diğer çocuklardan etkilenip yemesinden korkuyorum.

Bir de tüm diğer çocuklara da üzülüyorum.Hepsi bizim geleceğimiz.İlerde yaşlandığımızda bize bakacak doktorlar, torunlarımızın öğretmenleri onlar.Neden en güzel şekilde beslenmesinler ki?

Görüştüğüm bir anaokulunda çocuklara kutu meyve suyu yerine pekmezi sulandırıp veriyorlardı.Çok mu zor bunu yapmak? Ya da mesela hazır kek yerine kendi mutfaklarında şekersiz bir kek pişirip vermek imkansız mı? Organik tavuk sanırım biraz ütopik bir beklenti olur:)

Yeni düzenden şimdilik memnunum.İçim bir nebze daha rahat.Okula konuyla ilgili bir mail atmayı da düşünüyorum.Bakalım.

Sizin çocuklar okulda neler yiyor? Bana önerebileceğiniz harika fikirleriniz var mı?




11 Eylül 2015 Cuma

Hayat ölüm kadar ağır


Ülkenin bir ucunda çocuklar ölüyorken bir ucunda da çocuklar okula başlıyor.İnsanların sevinçlerini bile kursaklarında bırakıyor bu hainler.Çocuğum okula başlıyor diye sevinemiyorum bile, sevinir gibi olunca da utanıyorum.

İlk hafta alıştırma haftası,yarım gün.Ben de tüm hafta izin aldım Duru'yu okula bırakıp gerekirse bahçede bekleyeceğim.Sen okula alışana kadar bekleyeceğim diye söz verdim.Duru sınıfta beklememi istiyor ama ona öğretmenin izin vermeyeceğini söyledim.Umuyorum öğretmeni bahçede beklememe de izin vermez ,ben de tüm hafta izin kullanmadan atlatırım bu günleri.

Duru hiç heyecanlı değil ama ben belli etmediğimi umsam da okula başlayacak olmasından ötürü çok heyecanlıyım ve biraz da korkuyorum.Çünkü ben insanlarla muhataplığın arttığı her durumdan korkarım.

Geçen hafta Duru'yu evimize yakın bir parka götürdüm.Orada siteden bir arkadaşıyla oynuyorlardı yanımıza bir kız yaklaştı.O da oyuna katılmak istedi.Kızın da Duru gibi yanında bir bebeği ve arabası var.

Duru kıza kendi bebeğinin yürüyemeyecek yaşta bir bebek olduğunu oysa kızın bebeğinin nispeten büyük bir bebek olduğunu arabaya kendi bebeğinin konması gerektiğini söyledi.Kız tabi kabul etmedi.Bizimki kıza dönüp "senle de oynanmaz" dedi.Ve arkadaşıyla oyununa devam etti.

Ben genelde çocuk kavgalarına karışmam.Kendi kızım eziliyor olsa bile.Kendisini savunmayı öğrensin isterim.Görüyorsunuz ki başarmışım da:P Sadece fiziksel bir tehlike varsa yakın dururum, korurum,uzaklaştırırım o kadar.Kız birazdan yine geldi benim kız dönüp çocuğa " senle konuşmayacağım, okul başlayana kadar senle konuşmayacağım" diye bağırdı.

Baktım bizimki artık kabadayılığa giriyor yaklaşıp Duru'ya "Bu şekilde konuşman doğru değil, çocuğa bağıramazsın, çok ayıp" dedim.Bu arada kızın annesi Duru'ya laf söylemeye başlamasın mı? Çok sinirlendim.Neyse ki Duru hiç geri adım atmadı, korkmadı.Ben de kadına dönüp buz gibi bir bakış ve ses tonuyla "ben konuşuyorum çocuğumla" dedim.Ama kadın devam etti "sen benim kızıma bağırıyorsun ben de sana bağırayım mı, ben sana bağırıyor muyum" diye ters ters konuşuyor.

Kadın 30lu yaşlarda Duru 5 yaşında.Kadına dönüp iki çift laf edecektim ama biliyorsunuz ki tartışma yaşamayı, gerginliği sevmem.Kızımı da alıp parktan ayrıldım.İçim içimi yedi ama dönüp bakınca doğru olanı yaptığımı düşünüyorum.

Bir kaç gün sonra beraber gittiğimiz bir yemekte Defne bu kez Duru'yu dışladı.Peşimden gelme, seni istemiyorum falan dedi.Bir baktım bizimki gözler dolu dolu, dudakları titreye titreye geldi.Bozulmuş ama ağlamıyor.

Eve geldiğimizde "anne ben çok üzülmüştüm, duygulanmıştım ama ayıp olur diye ağlamadım" dedi.Babasıyla ona sarıldık teselli ettik sonra da ona parktaki çocuğu hatırlattım.O kıza da kendisinin aynı şekilde davrandığını, o kızın da tıpkı kendisi gibi üzüldüğünü söyledim.Karmadan bahsettim, yaptığı herşeyin bir dönüşü olacağını anlattım.

Çünkü ben çocuğum ezilmesin yeter derdinde değilim, düzgün bir insan olsun istiyorum.Bugün başka çocuklara "aman ezilmesin de" diyerek kötü davranmasına göz yumarsam gün gelir bana bile kötü davranır diye düşünüyorum.Kötü biri olursa sevilmez ,yalnız kalır vs.

Şimdi on küsür çocukla -ve anneleriyle- yeni maceralara atılacak olmayı neden  heyecan verici bulduğumu anlamışsınızdır :P

Aslında keşke süper güçlerimiz olsa da her anne çocuğunu hep güvende tutabilse, kollarımızın arasında uyudukları kadar güvende olabilseler.


 
 
 
Bu da bu hafta beni EN ÇOK etkileyen yazı. Allah bu vatana hainlik eden her kimse cezasını tez zamanda versin inşallah.Kimsenin ahını kimsede bırakmasın. 

8 Haziran 2015 Pazartesi

Son dönemde biz ..

Yazacak çok şey birikti ve elbette uzun bir döneme ait anıları yazdığım için yazmayı unuttuğum pek çok şey olacak.Buraya yazmadığım her anıyı ellerimden kayıp gitmiş gibi hissediyorum.Kızımla ve Murat'la yaşadığım her saniyeyi kaydetmek istiyorum aslında.Bu blogun en sadık okuru muhtemelen benimdir.Dönüp dönüp okuyorum bazı yazılarımı:) Ama unuttuklarıma hayıflanmak yerine en azından hatırlayabildiklerimi yazmak lazım.

Bu aşağıdaki fotoğraf sıradan bir kahvaltı gibi görünüyor ama baktıkça Duru'yu okula yazdırdığımız günü anımsayacağım.Evet! Duru'yu okula kaydettik.Yihhu, yuppi, oley!




Çok fazla okul gezmedik.Bir kaç anaokulu bir iki de özel okul gezdik.Daha önce düşündüğüm pek çok okulu 'uzak' olması sebebiyle eledim.Çocuk sonuçta dört yaşında abartmaya gerek yok diye düşündüm.Aslında iş yerinde çok sevdiğim bir arkadaşım var bu okul konularını çok önemsiyor ve önemsediği kadar da araştırıyor.Tüm okulları geziyor, hemen herkesle görüşüyor, öğretmenler, sistemler, müdürler, mutfak dersleri, havuzunun klor oranı vs vs.

Onun bu tavrı karşısında kendimi çok ilgisiz bir anne olarak hissediyordum.Tam gaza gelme aşamasındayken iş yerindeki sevgili arkadaşlarım beni sakinleştirdi.Çocukları lise yaşında olan anne ve babalar bana daha sakin olmamı çünkü çocuğun henüz DÖRT yaşında olduğunu hatırlattılar:)

Sonuçta abartmamaya ve ilk görüştüğümüz içimize sinen okula kaydetmeye karar verdik.Evimize yürüyüş mesafesinde, çok köklü bir okul.Anaokulu müdiresi de çok hoşumuza gitti.Ciddi ve güven veren bir hanım.

Kayıt için sabah 08:30da randevu aldık.Sabah her zamanki saatimiz olan 07:30da evden çıktığımız için önümüzde bir koca saatimiz vardı.Kahvaltı etmeye karar verdik.Daha önce uğruna ta İskenderunlara gittiğimiz Petek Pastanesi ayağımıza gelmişken denememek olmazdı:)

Kahvaltı harikaydı! Murat'la okul stresinin bitirecek olmanın huzuruyla uzun uzun kahvaltı yaptık.Sonrasında da okula gittik, Duru'nun yaş grubu öğretmenleriyle tanıştık.Daha önce ön araştırma yapmıştım, iş yerinde aynı okula gönderen yaşıt çocuğu olan arkadaşlarımla görüşmüştüm.Bütün öğretmenler mükemmeldi.Ben zaten bir öğretmeni değerlendirmeyi haddim olarak görmüyorum ama tanışmış olduk diye düşündüm.

Sonuçta hepsi çok cici ve eğitimli olan öğretmenlerden sınıfı birinci katta ve tam müdire hanımın odasının karşısında olan öğretmeni seçtik.

*Yine günlerden bir gün Murat ve Duru ile yürüyüş yaparken Duru uyuyunca yeni açılan bir hamburgerciyi denemeye karar verdik.En iyi balıkçıyı bulma sonrası en iyi hamburgerciyi bulmayı da deneyebiliriz.{Ki aramızda kalsın ama kesinlikle hamburger denemek çok daha lezzetli!}



Ben yine her zamanki gibi ekmeksiz hamburger söyledim.Marulların içine köfte koymak hamburgerin lezzetini azaltmıyor ama karbonhidrat oranını çok düşürüyor.Ve yanındaki patatesi yesen bile toplamda 30 ünite falan almış oluyorsun.



Duru hamburgerlerimiz bitene kadar uyanmadı ve yemeğimizi zevkle yedik.Üstüne üstlük ona da eve gelince ev köftesi yapmak kendimi çok daha iyi hissettirdi.Ortam da hamburgerler kadar şıktı.Ama daha eski favori mekanım olan klasik mekanımız hala bence en iyisi.Yine de denenecek iki hamburgerci daha var, fikrim her an değişebilir:)



*Arkadaşlarımla kocaman bir kahvaltı organizasyonuna katıldım.Herkesin meslektaş olması sebebiyle en azından bir merhabam olan yüzlerce kişi.Kahvaltı sıradandı, ortam çok güneşliydi ama Duru'nun şu mutluluğu - elindeki pamuk şekerin beni rahatsız etmesine rağmen -herşeye değerdi!





Eskiden palyaçolardan, reklam için giyinmiş kostümlü insanlardan korkardı.Hem de delice korkardı.Şimdilerde ise el ele tutuşup dans ediyor:)


Sırada bir tarif yazısı, bir kaç kitap yazısı var.Kitap yazılarım o kadar birikti ki bazı kitapların konusunu hatırlamak için D&R sitesinden destek alıyorum:))

Yakında görüşmek üzere..

Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..