gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2015 Salı

Gündem:

Bu ülkede gündem ne olur ya hırsızlık, ya kadın cinayeti ya şehit haberi.

Dağlıca'dan gelen  şehit haberleri içimizi yaktı.Ah pardon Dağlıca'dan gelen bu şehit haberlerini kastettim aslında!

Dağlıca'da şehit olan askerlerimizden önce de hemen hergün bir şehit haberi alıyorduk.Ama bu haberler bir Irına Shayk Bradley Cooper haberinin yanında şehidin bir fotoğrafı eşiğinde küçük bir yer buluyordu.Sonuçta burası Türkiye bir kişinin ölmesi çok da haber sayılmaz.Topluca şehit olmuş olmaları haber değerini arttırıyor tabi!

1990 doğumlu çocukların ölüyor olmasına dayanamıyorum.Daha hayatın o kadar başındalar ki.Hiç aşık olmadan, aşk acısı yaşamadan, büyümüş hissetmeden, evlenmeden, boşanmadan, çocuk sahibi olmadan, yaşlanmadan hatta büyümeden, iyi kötü bir sürü deneyimi yaşayamadan ölmeleri haksızlık!

Üzüldüğüm bir diğer şey de şehitler üzerinden bile kavga ediyor olmak.Açıkçası bu haberler beni o kadar yıprattı ki içimden ınstagram da fotoğraf yayınlamak ya da yazı yazmak gelmiyor.Ama bir yandan da bu acılarla başka şekilde başetmek isteyen insanlar olabileceğini biliyorum.Normal hayatına üç gün sonra zaten devam edecek insanların diğerlerini eleştirmesini de çok saçma buluyorum.

Bir yandan da şehit haberlerinin altında iktidar kavgası veren tipler var.Çocuklar ölmüş bunlar hala delice kavga ediyor.Yok o parti suçlu , yok bu partinin suçu, yok Kürtler, yok Türkler..Üf.

Bu iş Türk Kürt meselesi değil.Bunu hala anlamayan gerçekten aptaldır.Bu ülkede Kürtlerle Türkler onlarca yıldır sorunsuz yaşadı, bıraksalar yüzlerce yıl yaşar.Yıllar önce sağcılarla solcular birbirini öldürüyordu şimdi kim sağcı kim solcu belli değil:)

Bundan yıllar sonra da bazı ülkelerin işine gelirse bir bakarsınız kadınlarla erkekler birbirine düşman olur.Kürtler ,Türkler,Sünniler, Aleviler, Çerkezler, Lazlar hiç farketmez bu topraklarda yaşayan herkes dünyadaki tüm insanlardan farklıdır ve birbirine benzer.

Kuzey Iraktaki bir Kürtle bizim Kürdümüz , Suriyedeki Arapla bizim Arabımız bir değil.Bir Azeri Türküyle anlaşabildiğimden daha iyi anlaşabilirim komşum Kürt İsmail Beyle ben.İşte Ne mutlu Türküm diyene de bu demektir zaten.Kendini bu ülkeye ait kabul eden herkes bu ülkeye aittir.Bu ülkede yaşayan HERKES birbirine benzer bir şekilde.Hepimiz karnıyarık severiz, mantıyı yoğurtla yeriz gibi.

Şehitlerin acısıyla hiç suçu olmayan çocuklara sırf etnik kimliklerinden dolayı saldırmak da kesinlikle sizi teröristten farklı yapmaz.Lütfen saçmalamayın.

Bu blogu eğlenceli, mutlu bir yer olarak tutmak istiyorum.Kötü, acı şeyler gelmesin hep neşe olsun istiyorum ama bazen içimden taşıyor sıkıntılar.Çocuklar ölürken neşeli kalmaya çalışmak çok boş geliyor.

Madem böyle hissediyorum Duru da ilerde bu yaşananları da bilsin öyleyse diyorum belki o büyüdüğünde bu olanlar çok uzakta kalmış olur, çocuklarımıza okula giderken çöp kutularından uzak durmalarını söylemek zorunda kalmayız belki.

Bir de bu yazı beni çok etkiledi.

Hoşçakalın.

24 Temmuz 2015 Cuma

Cuma yazısı: Zıplama yok, neşe yok sadece savaş var!





Bu blogda ülke gündeminden bir şey paylaşmamaya özen gösteriyorum.Burası ailece yaşadıklarımızı kaydettiğim bir yer.Ne yaptık, nereye gittik, ne hissettik kızım ilerde bilsin, ben de ara ara açıp okuyayım, yaşananlar kayıp gitmesin diye yazılıyor.Ama işte son dönemde gündem o kadar karıştı ki, neredeyse bir savaşa dahil olacak olma ihtimalimiz, saçma sapan terör örgütlerinin insanları katledip durması o kadar endişelendiriyor ki beni...

O terör örgütü, bu terör örgütü, biri sözde İslamcı, biri sözde özgürlük mücadelecisi ama sonuçta her ikisi de silahlarını aynı yerden alıyor.Tüm bu savaşlar, patlamalar, ölümler aynı kişileri zengin etmekten başka bir şeye yaramıyor.Bir kısmı savaşmak için, bir kısmı savunmak için ama her şekilde silah almak zorunda kalıyorsunuz.

Silah satıcıları silah satıyor ve kullanılan silahlarla yaralalananlar için ilaç alınması gerekiyor.İlaç satan tipler de silah satanlardan çok farklı değil.Biraz da onlar zengin olduktan sonra savaşta yıkılan yerlerin inşaası için bu kez inşaat firmaları devreye giriyor.Onlar da zengin olmuşken bu sefer silah satıcılarının silah sattığı, yabancı ülkelerin gelişmemesinden memnun olduğu zavallı bir başka yerde yine saçma sapan bir sebeple savaş çıkıyor.Haydi biraz da oraya silah, ilaç satalım, yeniden inşa edelim.

Her savaşın anlamsızlığı bu resme bakarak anlayabilirsiniz.Siz anlamlı bir şeyler için savaştığınızı sanıyorsunuz ama aslında tek yaptığınız zaten zengin birilerini, kötü adamları daha da zengin etmek.Bu yolda ölünce kahraman, şehit falan da olunmuyor ne yazık ki.Olduğunuz tek şey eli kanlı bir zavallı olmak.

Eli kanlı çünkü başka insanları öldürüyorsunuz, zavallı çünkü şu dünyadaki yaşam süremiz olan hepi topu 80 yılı heba ediyorsunuz.Eğer Allah inancınız varsa diğer dünyayı da mahvettiğinizi söylemiş olayım.Size verilen sonsuz ruhu kirletiyor, zamanınızı aptallığınızla boşa geçiriyorsunuz.

İslam cumhuriyeti kurmak için binlerce Müslüman öldürmek de nasıl bir mantıkla açıklanabilir? İnsanları Müslüman, Hristiyan, Budist diye kategorize ediyor değilim.Herhangi bir insanın öldürülme fikri beni dehşete düşürür ama belli bir din adına savaşan insanların zaten o dine inanan insanlara eziyet etmesi olayın ne denli saçma olduğunu göstermesi açısından önemli.



Neden bu olanların saçmalığını göremiyor ve gencecik çocuklar bu saçma örgütlere katılmak için hayatlarından vazgeçiyor? Hele Avrupa'da yaşayan , göreceli daha özgür ve refah içinde bir hayatları olan kadınlar neden bir terör kapanına kısılmak istiyor? Herşeyi bırakıp kaçma sonrası yaşadıkları ne kadar da korkunç! Tecavüz, bir sürü adamın sözde karısı olmak!!

Kendimi bildim bileli terörün içinde yaşıyorum.Hayatımı bir canlı bomba saldırısı olur mu, aman kalabalık yerlere gitmeyeyim, aman şu şehre karayoluyla gitmeyeyim, aman şu bölgeye gitmeyeyim diye geçirmekten BIKTIM! Haberleri açtığımda öldürülmüş gencecik insanlara ağlamaktan BIKTIM!!

Sadece kendi ülkemdeki değil tüm dünyadaki terör haberlerinden( 1, 2, 3, 4) BIKTIM! Din gibi insanlara iç huzuru sağlaması gereken, iyi olmayı öğütleyen bir sistem nasıl terörize olur?

Bu hafta sevdiğim linkler yok, okumanızı istediğim linkler var.Bir tek kişinin bile farklı düşünmesini sağlayabilsem o herkesin istediği dünya barışına biraz da olsa yaklaşmış olabiliriz belki.







13 Mart 2015 Cuma

Cuma!


Bazen gazete okurken ya da televizyon izlerken kendimi "Truman Show" da gibi hissediyorum.

"Truman Burbank, kartpostalları aratmayacak güzellikte bir adada yaşamaktadır. Bir işi, evi ve çok sevdiği karısı vardır. Ancak truman dışında herkes bunun bir oyun olduğunu bilir. Trumanın yaşamı gerçek sandığı bu stüdyolarda tam otuz yıldır, aralıksız olarak ve reklam vermeden bu yaşamı 24 saat boyunca canlı olarak televizyonda yayınlanmaktadır.

Trumanın annesi, babası ve eşi kısacası tüm ailesi de sahtedir. Çocuklugunda bile dış dünyanın olmadığı Truman'a ikna edilmeye çalışılmıştır. Okullarında kaşiflik gibi dış dünyanın görülmesine sebep olacak meslekleri özenmesine izin verilmemiştir. Bir gün sudan korkutulmaya çalıştırılmak için ve sahte babasının bu sahte hayatı sürdüremeyeceğini söylediği için kayıkta babasının denizin dibinde boğulma sahnesini yaratılmıştır.

Lise yıllarında karşılaştığı bir kıza aşık olmuştur, ama bütün oyuncular tarafından bu kızdan ayrılmasını istemiştir. Kızın sahte adı Lauren'dir ama kızın sahte babası tarafından söylenti Fiji adalarına kaçıp diziden alındığında gerçek adının Sylvia ve bütün bunların bir düzmece olduğunu anlatmıştır.

Truman bu ana kadar hiç şüphelenmemiştir, ta ki babasını caddeden geçen insanlar arasında görünceye kadar... Zaten sahte eşinin evlilik fotoğrafında bir yalan işareti yaptığını da gördüğünde tüm gerçekleri öğrenmeye başlamıştır. O zaman 30 yaşına girdiği bölümde dizinin yönetmenine direnmiş ve sonunda gerçek dünyaya ulaşmıştır."


Sanki benim için oynanan bir oyun varmış gibi geliyor.O kadar saçma ki bazı şeyler ,o kadar anlamsız ki gerçek olamazmış gibi hissediyorum.Mesela şu haber, hele şu haber.Bazen de okurken ağladıklarım oluyor.

Bugün Duru'ya kreş bakmak için öğleden sonra işten izin alacağım.Dört okul dolaşacağız, gönlümden geçen yarım gün gitmesi ama bakalım.

Akşam da arkadaşlarımızdan birinin doğumgünü için balıkçıya gideceğiz.Daha hediye de almadım, okul gezdikten sonra o işi de halletmeyi planlıyorum.Ama daha ne alacağımı düşünmedim bile:P

Yazımı çok sevdiğim ve sık sık okuduğum bir köşe yazısıyla bitirmek istiyorum.Herkese iyi haftasonları.Mutlu, heyecanlı ve aşk dolu geçsin!



Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..