bale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2014 Perşembe

Bu sıralarda biz.


Cumartesi baleye gideceğimiz için çok heyecanlıyım(z).Duru bazen çok istekli, bazen çok isteksiz.Bale günü her türlü sürprize(tşkler) hazırlıklıyım:)Bu arada dün evimize çok yakın bir müzik okulu keşfettim.Bu akşam kızımla gidip bu okulla görüşmeyi planlıyorum.Balede başarısız olursak ikinci bir alternatif olabilir bize.Ya da saatleri daha uygunsa baleyi seneye ertelemeyi düşünebilirim:)

Dün akşam apartmandaki bir komşumuzun bebeğini görmeye gittik kızımla.Yeni doğmuş bebek kokusunu özlemişim.Giderken daha önce görüşmediğim bir komşuya bebek görmeye gitmek konusunda çekincelerim vardı ama iyi ki gitmişiz diyorum şimdi.Komşumun çok ciddi sıkıntıları varmış{başka bir yazının konusu}.Ara sıra aşağıda görüp merhabalaşmanın ötesine geçmediğim ama fiziken çok yakın yaşadığım bir insanın yaşadığı sıkıntılarda yanında olamadığım için çok üzüldüm.Daha sık görüşmeye, başka komşularımla da görüşmeye zaman ayırmaya karar verdim.

Hayat rutini içinde çok yakınımızda yaşananları bile farketmiyoruz ne yazık ki.Ama bu bir bahane değil, olmamalı.

İş yerinde bir takım değişiklikler oluyor.Endişe, heyecan ile bekliyorum.Her değişim ilk başlarda biraz sancılı oluyor.Bakalım.

Akşam kek ve kurabiye yapmayı planlıyorum.Komşularla daha sık görüşmeye karar verdiğime göre eve aniden gelebilecek misafirlere hazırlıklı olmalıyım.Kurabiyelerin bir kısmını pişmeden dondurucuya kaldırmayı planlıyorum.Kurabiye ve kek yapmak artık çok zevkli çünkü çok becerikli ve çok şirin bir yardımcım var:





Yazıyı iyi bir haberle bitireyim.Noni'nin blogunu yıllardır okurum.Son yaptığı çekilişte Noni tarafından yapılmış muhteşem bir yüzük bana çıktı! Yani ben bile inanamıyorum.Yuppi!


23 Eylül 2014 Salı

Balerin


En uçta oturan pembeliyi tanıdınız mı? Orada oturuyor olmasından az çok neler olduğunu tahmin ediyorsunuzdur:) Yanındaki yan oturan kırmızılı küçük hanım benim kızımdan da daha az katılımcıydı:)) Çember elips olmuş bu ikisi yüzünden:)

Kızımı bu sene baleye kaydettirmek istiyorum, biliyorsunuz.Deneme dersine gittik.Girişte ağladı, katılmak istemedi, "korkmama gerek yok değil mi anne" dedi.Hareketleri yapmadı.Dersin sonuna doğru uyum sağladı ama "yeterli gözlem yapamadık" dendi ve bir sonraki derse misafir olarak katılması istendi.

Para verecek olmam yeterli değil yani."İstemiyorsa zorlamayalım" dedi muhteşem güzellikteki öğretmen hanım."Yok dedim istiyor". Hırslı anne profili çizdiğimi farkettim ama ne yapalım:) Kızım yaşıtlarıyla birarada olsun istiyorum ve kreşe de göndermek istemiyorum.Ki bu "paradan çok çocuğun istemesi önemli" tavırları da hoşuma gitti aslında.

Akşam babası tekrar ne zaman baleye gideceğiniz sorduğunda kızımızın "bana gelme dediler" demesine çok güldük.Gelme dediler ama annen seni baleye götürecek merak etme kızım:))

Evde harıl harıl bale çalışıyoruz:)

8 Eylül 2014 Pazartesi

Kreş, misafirler,menüler..



Çalışıyorum ve kızıma evde çok sevdiğimiz bakıcı teyzesi bakıyor.Onu bulduğum için çok şanslıyım çünkü Duru zaten öyle herkese hemen alışabilen bir çocuk değil.Bu hanımın geldiği ilk gün kafasını onun dizine yaslamıştı.Ki ben o sırada kadıncağıza 'Duru insanlara biraz mesafeli' diyordum.İkimizde şok olmuştuk:) Anlattığımda anneanne ve babaannesi de şok olmuştu zira Duru her ikisinin de dizine kafasını falan dayamamıştı o güne kadar:))

Bakıcıdan , evdeki yemek düzeninden memnun olduğum ve kreşleri pek de beğenmediğim için Duru'nun bu sene de evde kalmasına karar verdim.Tam ya da yarım gün kreşe gitmeyecek ama daha öncesinde de bir oyun sınıfına gidiyorduk zaten.Haftada bir gün 45 dk gidip oynuyorduk.Yazın başında da yüzme okuluna gittik 2 ay kadar.

Bu sene için de bale okulu ayarladım, salı günü gidip görüşeceğiz , deneme dersi alacağız.Muhtemelen haftada bir gün baleye gideriz.Yüzmenin de devam etmesini istiyorum çünkü Duru tam anlamıyla bir su kuşu:))

Bunun dışında bir şeyler bulabilsem ve elbette çok pahalı olmasa ne güzel olurdu.Ben kızım iki saat gidip oynasın istiyorum ama delice paralar ödemek istemiyorum.Sağlıklı yiyecek alternatifleri sunulsun istiyorum.Okulun bahçesi olsun, öğretmen sayısı yeterli olsun, temiz olsun.

İş yerine yakın öyle bir devlet okulu buldum.Tesadüfen yürüyüş yaparken.Kocaman ,tertemiz,bakımlı bir bahçesi, tahta oyuncakları var ve ayda sadece 80 TL.Haftada bir 45 dakikalık programa ayda 250 TL ödediğim için bu rakam gerçekten bedava.Ama ben istiyorum ki bakıcısı yürüyerek götürüp getirsin Duruşu.Kahvaltıdan sonra çıksınlar biraz oynasın kızım öğlen 2 gibi eve dönsünler.Bu sebeple evimize yakın bir devlet anaokulu , kreşi bakınıyorum.Ayda 80 TL vereceksem varsın günde 2 saat gitsin.

Eve yakın bir okul bulmak için kızımı alıp çevrede bir iki tur atmak istiyorum.Da işte hava çok sıcak:) Bakalım.

Çarşamba akşamı yemekli misafirlerim var.Menüm şöyle:

Zeytinyağlı fasulye, köfte,etli patlıcan dolması, bulgur pilavı,peynirli börek, çoban salata, piyaz, humus, patlıcan salatası.

Acı yemeyi çok seven misafirlerim için tencereye patlıcan dolmalarının yanına bir tane de Antep biberi doldurup koyacağım.Onun acısı dolmaya lezzet verir.Tek unutmamam gereken Aslan ve Duru'ya dolma yemeyin uyarısını yapmak olmalı:)

Biz bu gelen misafirlerimizin evine yeni doğan bebeklerini tebrik etmek için Aslan yaklaşık üç aylıkken gittiğimizde ev sahibi hanım bizi yemekli almak için ısrar etmişti. Yemeğe gittiğimizde enfes yemekler bizi bekliyordu.Ben de Duru'yu besleme telaşında bir anne olarak nefis görünen et köftesini hızla ikiye bölmüş ve yedirmiştim.Kızcağız köfteyi gözyaşları ve çığlıklar içinde tükürdüğünde çok şaşırmıştım.Et köftesi acı olur mu sayın okur:)

Ev sahibi tatlı Sa.cide başını önüne eğmiş bakkaldan aldığı acıyı koyduğunu söylemişti:)) Sıradan bir acı yani.Köfteler cidden zehir gibiydi:) Ama yediğim en lezzetli köfterlerdi o ayrı.

Duru o günden beri her yemekte yemeden önce 'acı mı?' diye sorar.Emin olamazsa 'sen bir ye de bak' der:))

Haftasonu Konya'ya gidip geldik.Konya'da düğünler, Ahmet Davutoğlu'nun Konya ziyareti, Mevlana Müzesi, bamya çorbası ve elbette sacarası tatlısı temalı yeni yazımla çok yakında görüşmek üzere ;)

5 Eylül 2014 Cuma

Geldim!


Eşim toplantıdan döndü.Ama daha kendimize gelemeden ailemizden birinin sağlığıyla ilgili ciddi bir problem oldu, Adana'daki doktorlar bir tanı koydu, inanamadık ve eşim geldikten iki gün sonra apar topar bu sefer İstanbul'a gitti.Neyse ki yapılan kontrollerde sandığımız kadar kötü bir hastalık olmadığı ortaya çıktı ve sonuçta çarşamba gece yarısı eşim eve geri döndü.

Sağlık problemine o kadar odaklandık ve o kadar çok dua ettik ki.O üç gün kalbimiz ağzımızın içinde atıyordu.Sonra o lanet bekleme süreci ! Doktor randevu saatine kadar zor bekledik, kan sonucu bekle vs derken.Ben Murat'ı, annem beni, anneannem annemi ,arayıp durduk:) İş arkadaşlarım, kardeşim ,eşimin halası, kayınvalidemin kız kardeşleri derken telefona yapışık gibiydim.Herkesin sorduğu soru ; " sonuç belli olmuş mu? Ne çıktı? ".

Neyse ki sonuçta hastamızın büyük ihtimalle ALS olmadığı ortaya çıktı.{Çok şükür} ALS evet her gün konuşulan o lanet hastalık! Bizim ailede yok çok şükür ama halihazırda tanı konulan, hasta olan, ailesinde hastası olan milyonlarca insan var.Çok üzgünüm.Tabi insan dışardan ne kadar üzülürse üzülsün yaşamak gibi olamaz.

Allah kimseye yaşatmasın, sabır versin.

Öyle ya da böyle hayat devam ediyor.Bu akşam bir kınaya gideceğiz haftasonu da düğün için Konya'ya.Salı Duru'nun bale görüşmesi ,Çarşamba da yemeğe misafirim var.Koşuşturmacayı seviyorum , kendimi daha canlı hissediyorum.

Kıyafet seçme, menü hazırlama telaşına düştüm:)Bugün öğlen arası spora gideceğim, akşam üstü işten biraz erken çıkıp pazara uğrayacağım, eve de erken gidip duş alıp giyineceğim.Yemeği dışarda yiyip kına gecesine gideceğiz.Sonra akşam eve dönüp haftasonu için valiz hazırlayacağım.Cumartesi yola çıkacağız ve pazar akşamı da döneceğiz.

İşte bizden haberler şimdilik böyle.




Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..