Duruokul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duruokul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2015 Çarşamba

Çarşamba söylenmesi

 
 

Söylenip duruyorum madem bloga da yazayım dedim. Duru'ya harika bir okul bulmuştum. Okulda gelecek sene için istediğim öğretmeni de seçmiştim hatta birinci sınıfta Duru'ya denk gelen iki harika öğretmenden hangisini seçsem diye düşünüyordum. Derken okul satıldı:( Hem de benim hiç bir şekilde kızımın muhatap olmasını istemediğim görüşte insanlara. Ühü.

Gene okul işinde başa döndük mü?

Ama korkmayın bu konuda uzun uzun yazmayacağım;) Her düşüncemi, ihtimali yazmaya kalksam zaten bir otuz kırk sayfa olur sanırım. Sabah saat beşte uyanıp tavana izlemeye başladım yine:)

10 Kasım'da babası Duru'yu okula bırakırken her zamanki şarkılarını {Barış Manço bugün bayram} çalıyorlarmış.Sonra Duru "bugün 10 Kasım, Atatrük öldü, lütfen müziği kapat" diye duruma müdahale etmiş. Gel de bu okul satıldı diye üzülme.

Bu akşam eve gidip valizin kendime ait kısmını hazırlayacağım.Dün Duru'nun kıyafetlerini yerleştirdim. Eşyalar neredeyse hazır ama Adana'dan Erzurum'a yapılacak bir yolculuğa ruhen asla hazır olamazsanız. Adana'da insan soğuk ne demek unutuyor.

Duru da şimdi "palto giymem" diye tutturdu. Sırf soğuğa inince yüzündeki o ifadeyi görmek için zorlamamayı düşünüyorum:)) Giymem ısrarını devam ettirirse "peki" diyeceğim.Sonra uçaktan inince hehehehe .O bana "anne nolur paltomu giydir" desin diye bekleyeceğim.Paltosunu da akşamdan hazırladım , eldivenlerini ceplerine , beresini ve atkısını da kolların içine yerleştirdim.Bir dakika üşümekten bir şey olmaz ama "anne sözünün kıymetini" anlaması önemli.

Kurucunun Kızı kitabının devamı çıkmış.Çok yana yana okumak istiyordum öyle ki internetten sipariş etmeyi dahi bekleyemedim.Dün akşam eve farklı bir yoldan gelip kitapçıdan alayım istedim.Kitapçıyı geçmişim:) Eve gelip Murat'ı aradım artık.Sağolsun o da evde okunmamış bir milyon kitap var demedi kitabımı alıp geldi.Dün okumaya başladım, çok heyecanlı.

Yana yana beklediğim bir diğer kitap da bu. Çıktığında Erzurum'da olacağım için biraz gecikmeli elime geçecek ama o kadar bekledikten sonra birazcık daha bekleyeceğim artık.

Oturma odasındaki koltukları değiştirmeye karar verdik.Çok gönlümüze göre bir takım da bulduk.Rengini de seçtik.Murat bugün gidip sipariş verecekti.Bir ay içinde teslim edeceklerini söylüyorlar.

Ama bu koltukların altında sandık yok.Şu andaki koltukların alt kısmındaki ıvır zıvırların elden geçmesi gerekiyor. Yatak odasındaki dolabın üstü ve yatağın altındaki bazayı da elden geçireceğim ve gereksiz herrrr şeyi dağıtacağım.

Murat olmasa ben evin yarısını vereceğim aslında bakmayın. "Aman o lazım olur, o bilmem neyin kutusu, a o atılır mı deli misin?" diye diye evde bir takım dolapları resmen kapatmış durumda adam.Ama artık cidden bıktım.Yıllarca hiç ellemediğin şeyler kullanmadığın şeylerdir.Lazım olsa şu on yılda lazım olurdu di mi ama? Anlayacağınız ufukta sıkı bir kavga ve uzun bir tertip yazısı var:)

Fotoğraf tüm konuyla alakasız sadece kendimi ve Gül Ablayı beğendiğim için blogda olsun istedim ;)















27 Ekim 2015 Salı

Son zamanlarda hayatımızdan küçük anlar:




Duru okul kıyafetini pek sevmiyor , biliyorsunuz.Bu fotoğrafa bakınca çocuğa hak vermemek elde değil.Bir sabah evden beraber çıktığımız için bir fotoğraf çekilmek istedim fotoğraftaki yüz ifadesine öldüm bittim ama forma cidden pek çirkinmiş yahu dedim:)


Ben asla ıvır zıvır yiyeceklerden almam çocuğuma.En fazla evde kurabiye yaparım.Ama Murat bazen içinde bir sevgi ve coşku patlaması yaşar ve "sana yarın doğumgünü pastası alacağım, mum üfleyelim" der.Sinir oluyorum:) Ama yine de "sana yarın tavşan alacağım" dediği zaman olduğu kadar değil:)  O sevgi patlaması anları pek nadir iyi sonuçlanıyor.Neyse ki "hadi kızım bu gece üçümüz beraber yatalım" kısmı bitti.

Doğumgünü pastası alacağım dedikten üç gün sonra alabildi bu arada.Murat coşup verdiği sözleri unutuyor ama Duru kendine verilen sözleri asla unutmuyor:) Mahsusçuktan doğumgünü:



Ben spora devam ediyorum.Herkese de şiddetle tavsiye ediyorum.Özellikle reformer pilates gerçekten çok anlamlı.Benim vücuduma cidden yeniden form verdi.

Çok nadir fotoğraf çekmek aklıma geliyor.Nispeten basit bir hareketi yaparken ve hoca henüz gelmemişken yakaladığım bir poz:



Evde hamur açan Duru:



Mutfakta oturuyordum ve o da yanımda kalmak istedi.Oturma odası yerine gelip yanımda oynaması hayatımda en mutlu olduğum anlardan biri sanırım.Canım kızım.



17 Eylül 2015 Perşembe

Dün doğdu bugün okullu oldu!

 
Sevgili Gökçe instagram fotoğraflarımdan birinin altındaki yorumda bu yukarıdaki fotoğraftan bahsetmişti.Eski blogumda hamileliğimden bahsetmemiş ve sonra Duru'nun doğumunu bu fotoğrafla haber vermiş bir sinsiydim belki hatırlayanlar olur.
 
Şimdi ise daha dün doğan o bebek okula başladı:

 
 
Okula uyum haftası sebebiyle anaokulu normal okullardan bir hafta önce açıldı ve o bir hafta boyunca saat 12:00'ye kadar okula gitmeleri planlandı.İlk gün hepimiz çok heyecanlıydık.Süslendik, püslendik ve evden çıktık.
 
Duru normalde saçını toplatmaz.Ama okulun cumartesi günü yaptığı toplantıda saçların toplanmasının öneminden bahsetmişlerdi.Sonra okul şortunu da çok erkek işi buldu.Yine de sonuçta erkek şortu üstüne giydiği kız pembesi tişörtü ve toplu saçlarıyla , sırtında çantası ve şirin gülümsemesiyle okula gittik.
 
Öğretmeni çok hoş bir kadın.Güzel, alımlı, bakımlı, şık giyinen ve sempatik biri.O kadar şirin ki benim bile tutup öpesim geliyor.Kendisi de küçük bir kızken aynı okulun anaokuluna gitmiş .Sınıfa gittiği ilk andan itibaren Duru'ya çok sıcak yaklaştı ve sanki okulu sevdirdi.Özellikle süslü püslü olmasıyla benim süslü püslü kızımı etkiledi:)

 
Tam iki gün okul bahçesinde bekledim.Hiç sınıfa girmedim.Okul daha başlamadan sınıfa girilmesine izin verilmeyeceğini, zaten sınıfa herkesin annesi girse çocuklara oyun alanı kalmayacağını anlatmıştım.Ona haber vermeden okuldan ayrılmayacağımı, kendisi bana git demeden işe gitmeyeceğimi de söylemiştim.
 
Hiç sınıfta kal demedi, ağlamadı.Ama bahçede oturup oturmadığımı iki kez falan pencereden kontrol etti.Bir kez elindeki yıldızı göstermek bir kez de okulun verdiği benim onaylamayacağım çikolatayı göstermek için pencerede belirdi.
 
Annelerle sohbet ettik, hepsini çok sevdim.Abartılı, kavgacı, sorunlu kimse görmedim.Çok şükür hepsiyle bir merhabamız oldu, herkes birbirinin çocuğunu tanıdı, görünce birbirimize gülümser ve hatta çocuklarımızdan bahseder olduk.Çocuklar da uyumlu olunca cidden kafam çok rahatladı.Çocuk kısmına güven olmaz elbette ama daha ilk günden okulu yıkan kimse olmaması umut verici.Di mi ?
 
İkinci günden sonra kızımı sabah sınıfına bıraktım ve işe gidip gidemeyeceğimi sordum.Önce mırın kırın etse de bahçede beklerken ne kadar bunaldığımı, tüm gün geçmeyen başağrıları yaşadığımı bildiğinden bir tereddüt yaşadı.O noktada öğretmeni de devreye girip "anneni ne zaman istersen ararız" dediğinde ve telefonumu çaldırıp gerçekten arayacağını gösterince ikna oldu.
 
Çarşambadan beri iznimi bölüp işe geri döndüm.Sabah kızımı bırakıp işe geliyorum öğlen arası da okuldan alıp eve bırakıyorum.Uyum haftasından sonra düzen değişecek tabi.
 
İlk okul günü sonrası eve dönerken "anne bir daha okula gitmem" dedi.Çok şaşırdım nedenini sordum."Çok uzun" demesin mi sıpa:)
 
Bir küçük anıyla yazımı bitireyim.Duru'yu okulda beklediğim ilk gün kahvaltıdan çıkarlarken karşılaştık.Öğretmenine anneme bir şey söylemem lazım diyip durmuş.Öğretmen beni görünce hemen işaret etti.Kızım kulağıma "Anne kutu süt verdiler" dedi:) "Ama bir şey demedim içtim" diye de ekledi.
 
Pastörize sütle UHT süt farkını beş yaşında bir çocuk biliyor ama koskoca bir okul bilmiyor, öyle mi? Pastörize sütü bile acaba ile karşılayan çiğ süt öneren uzmanlar bizim okula gelip ders vermeli.Gerçi bilmediklerinden değil önemsemediklerinden böyle olduğunu düşünüyorum.
 
Sonuçta pastörize sütün kullanım süresi daha kısa.UHT sütü buzdolabına bile koymaya gerek yok.
Pekmezi sulandırıp vermek ya da taze meyve suyu hazırlamak hazır kutu meyve suyu vermekten daha zor ve belki maliyetli.
 
Okulun beni rahatsız eden tek yönü bu beslenme konusu.Bugün kahvaltı çikolatalı ekmekti mesela.Ühü.Yine de en azından kendi mutfakları var öğlen yeşil fasulye, köfte gibi nispeten yararlı besinler de veriyorlar.
 
Duru kahvaltı yaparken:
 
 
 
İşte böyle.Hayatın yeni bir dönemine girdik.{Chapter 3 :P}Heyecanlıyız, mutluyuz ve çok korkuyoruz.Yeni okul dönemi herkese  mutluluk getirsin!
 
 

8 Haziran 2015 Pazartesi

Son dönemde biz ..

Yazacak çok şey birikti ve elbette uzun bir döneme ait anıları yazdığım için yazmayı unuttuğum pek çok şey olacak.Buraya yazmadığım her anıyı ellerimden kayıp gitmiş gibi hissediyorum.Kızımla ve Murat'la yaşadığım her saniyeyi kaydetmek istiyorum aslında.Bu blogun en sadık okuru muhtemelen benimdir.Dönüp dönüp okuyorum bazı yazılarımı:) Ama unuttuklarıma hayıflanmak yerine en azından hatırlayabildiklerimi yazmak lazım.

Bu aşağıdaki fotoğraf sıradan bir kahvaltı gibi görünüyor ama baktıkça Duru'yu okula yazdırdığımız günü anımsayacağım.Evet! Duru'yu okula kaydettik.Yihhu, yuppi, oley!




Çok fazla okul gezmedik.Bir kaç anaokulu bir iki de özel okul gezdik.Daha önce düşündüğüm pek çok okulu 'uzak' olması sebebiyle eledim.Çocuk sonuçta dört yaşında abartmaya gerek yok diye düşündüm.Aslında iş yerinde çok sevdiğim bir arkadaşım var bu okul konularını çok önemsiyor ve önemsediği kadar da araştırıyor.Tüm okulları geziyor, hemen herkesle görüşüyor, öğretmenler, sistemler, müdürler, mutfak dersleri, havuzunun klor oranı vs vs.

Onun bu tavrı karşısında kendimi çok ilgisiz bir anne olarak hissediyordum.Tam gaza gelme aşamasındayken iş yerindeki sevgili arkadaşlarım beni sakinleştirdi.Çocukları lise yaşında olan anne ve babalar bana daha sakin olmamı çünkü çocuğun henüz DÖRT yaşında olduğunu hatırlattılar:)

Sonuçta abartmamaya ve ilk görüştüğümüz içimize sinen okula kaydetmeye karar verdik.Evimize yürüyüş mesafesinde, çok köklü bir okul.Anaokulu müdiresi de çok hoşumuza gitti.Ciddi ve güven veren bir hanım.

Kayıt için sabah 08:30da randevu aldık.Sabah her zamanki saatimiz olan 07:30da evden çıktığımız için önümüzde bir koca saatimiz vardı.Kahvaltı etmeye karar verdik.Daha önce uğruna ta İskenderunlara gittiğimiz Petek Pastanesi ayağımıza gelmişken denememek olmazdı:)

Kahvaltı harikaydı! Murat'la okul stresinin bitirecek olmanın huzuruyla uzun uzun kahvaltı yaptık.Sonrasında da okula gittik, Duru'nun yaş grubu öğretmenleriyle tanıştık.Daha önce ön araştırma yapmıştım, iş yerinde aynı okula gönderen yaşıt çocuğu olan arkadaşlarımla görüşmüştüm.Bütün öğretmenler mükemmeldi.Ben zaten bir öğretmeni değerlendirmeyi haddim olarak görmüyorum ama tanışmış olduk diye düşündüm.

Sonuçta hepsi çok cici ve eğitimli olan öğretmenlerden sınıfı birinci katta ve tam müdire hanımın odasının karşısında olan öğretmeni seçtik.

*Yine günlerden bir gün Murat ve Duru ile yürüyüş yaparken Duru uyuyunca yeni açılan bir hamburgerciyi denemeye karar verdik.En iyi balıkçıyı bulma sonrası en iyi hamburgerciyi bulmayı da deneyebiliriz.{Ki aramızda kalsın ama kesinlikle hamburger denemek çok daha lezzetli!}



Ben yine her zamanki gibi ekmeksiz hamburger söyledim.Marulların içine köfte koymak hamburgerin lezzetini azaltmıyor ama karbonhidrat oranını çok düşürüyor.Ve yanındaki patatesi yesen bile toplamda 30 ünite falan almış oluyorsun.



Duru hamburgerlerimiz bitene kadar uyanmadı ve yemeğimizi zevkle yedik.Üstüne üstlük ona da eve gelince ev köftesi yapmak kendimi çok daha iyi hissettirdi.Ortam da hamburgerler kadar şıktı.Ama daha eski favori mekanım olan klasik mekanımız hala bence en iyisi.Yine de denenecek iki hamburgerci daha var, fikrim her an değişebilir:)



*Arkadaşlarımla kocaman bir kahvaltı organizasyonuna katıldım.Herkesin meslektaş olması sebebiyle en azından bir merhabam olan yüzlerce kişi.Kahvaltı sıradandı, ortam çok güneşliydi ama Duru'nun şu mutluluğu - elindeki pamuk şekerin beni rahatsız etmesine rağmen -herşeye değerdi!





Eskiden palyaçolardan, reklam için giyinmiş kostümlü insanlardan korkardı.Hem de delice korkardı.Şimdilerde ise el ele tutuşup dans ediyor:)


Sırada bir tarif yazısı, bir kaç kitap yazısı var.Kitap yazılarım o kadar birikti ki bazı kitapların konusunu hatırlamak için D&R sitesinden destek alıyorum:))

Yakında görüşmek üzere..

Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..