Duru beslenmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duru beslenmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2015 Cuma

Umut

Açıkçası ülkenin geleceği açısından pek umudum kalmadı.Oysa ben çok iyimser bir insanımdır.Ölen insanlara çok üzülüyorum.İçimden hiç bir şey yazmak gelmiyor.Bugün cuma ama bende o klasik cuma coşkusu yok.Artık içimden gelmese de kesinlikle yazmam gerektiğini düşünüyorum.

Benim gibi hisseden mutsuz tek bir kişiye bile neşe verebilsem, bir kişi bile sayemde gülümseyebilse, o bir kişi diğerlerini , o diğerlerini derken hepimiz belki yine birbirini seven milli maçlarda birlikte sevinen, bomba patladığında ölen insanlara birlikte üzülen bir toplum olabiliriz.

Bu yazıyı sevdim.Beni korkutuyor olsa da sevdim.En güzeli gazete okumamak, haberdar olmamak diye düşünüyorum bazen.Bazen de hepimiz bilirsek belki bir şeyleri değiştirebiliriz diyorum.Karşımızda elli yıllık plan yapan büyük ülkeler varken ben tek başıma ne yapabilirim ki diyorum bazen.Bazen de ben tek başıma her şeyi değiştirebilirim diyecek kadar güçlü hissediyorum.

Bu düşüncelerle bugün Duru'nun okuluna da bir mail yazdım:

Sayın yetkili,

Okulunuz öğrencisi ..........annesiyim.

Kızımın okula başlama yaşı geldiğinde ilk düşündüğüm okullardan biri .... Kurucularından ............. bizzat öğrencisi olmuş olduğum için okullarında çocuğumun çok iyi bir eğitim göreceğinden emindim.

Okulun çocuğuma sadece akademik başarı vermesini yeterli bulmuyorum. Çocuğuma toplum içinde nasıl davranacağını, düzene ve kurallara uymayı ve doğru beslenmeyi de öğretmesini umuyorum.

Kızım doğduğundan beri beslenmesine çok önem veriyorum. Paketli gıdalar yememesine, mümkün mertebe rafine şeker yememesine gayret ediyorum. Ve takdir edersiniz ki bu kolay bir uğraş değil. Karşımda büyük bir sektör var. Tüm reklamlara, bu besinlerin albenili oluşuna ve diğer çocuklara rağmen hiç yemediği, tadını bilmediği bir sürü ürün var.

Hiç sosis, salam, sucuk gibi katkı maddeli etlerden, kahvaltıda verilen mısır gevreklerinden, kutu meyva sularından içmedi. Daha doğrusu içmemişti.

Okulunuzun yemek listesinde kahvaltıda mısır gevreği, çikolatalı ekmek, akşam atıştırmasında sosisli poğaça, hazır meyve suyu görmek beni çok üzüyor.

Ne olacak haftada bir yeniyor diyebilirsiniz ancak okulda verilen bu besinler çocukta bir "alışkanlığa" sebep olmaktadır. Okul her zaman doğruların öğretildiği bir yerdir ve okulda verilen besinler de çocuk için evde de yemek isteyeceği, ilerde büyüdüğünde elinin gideceği ürünler olacaktır.

Beslenme konusu çok uzun süredir gündemde olan bir konu. Paket gıdaların, hazır içeceklerin  ne kadar zararlı olduklarıyla ilgili televizyonlarda yüzlerce program var. İnternette yapılacak kısa bir araştırmada dahi beslenmenin pek çok hastalığın sebebi olduğunu görebiliriz.

Okul doğruların öğretildiği bir yer olmalıdır. Yanlış yapma lüksünüz olmadığını düşünüyorum. Size 5 yaşındaki bir zihni ve bedeni "emanet ediyoruz". O bedenler ki geleceğin doktorları, bilim adamları, öğretmenleri olacaklar. Onlara iyi bakmamız lazım.

Beslenmeyi bilmeyen bir birey dünyanın en iyi bilim adamı dahi olsa karşılaşacağı sağlık sorunları ( obezite, kalp hastalıkları ve kanser gibi) karşısında çaresiz kalacaktır.Topluma faydalı olamayacaktır.

Kutu meyva suyu yerine sulandırılış pekmez, çikolatalı ekmek yerine katkısız labne peyniri (örneğin Sütaş marka) , hazır kek yerine meyva, beyaz ekmek yerine tam buğday unuyla hazırlanmış katkısız ekmek verebilirsiniz.Bunlar ilk anda aklıma gelenler.Bu konuda değişim düşünüldüğü anda pek çok alternatif bulunabileceğinden eminim.

Saygılarımla,
 
Henüz cevap gelmedi.Umarım kızınızı okuldan alın falan demezler:P Bu ilk mailim yazmaya devam edeceğim. Gelişmeleri bildireceğim;)
 
Evde boya bitti. Dört gün sürer demişlerdi ama  teyzemiz sayesinde iki günde bitti.Ustaları dürtüklemesi, boş yere zaman geçirmelerine izin vermemesi sayesinde ikinci gün evde boyanmadık yer kalmamıştı. Doğal gaz boruları, balkon demirleri de dahil bu arada.
 
Yine teyzemiz sayesinde boya işinden çok bir şey anlamadık. Eve geldiğimde o odaları silmiş yerleştirmiş oluyordu.Sağolsun.Şaka olsun diye "e boya da çok zor değilmiş ya, her sene yaptıralım ev tertemiz oluyor" dediğimde zavallının gözleri dışarı düştü. "Yok dedim merak etme bu bize bir beş yıl daha yeter".
 
Boya evin çehresini değiştirdi.Annem temizlik bile daha uzun süre dayanır duvarlar temiz olunca kızım diyor.Bakalım.
 
Mutluluğun fotoğrafıyla yazıyı bitirelim.Bir masum çocuk ve bir küçük kedi:
 
 
 
 
 
 
 
 
 

29 Eylül 2015 Salı

Duru beslenmesi: Okul sonrası


Duru'nun beslenmesinin benim annelik maceramın en önemli kısmını oluşturduğunu biliyorsunuz.Bir çocuğa sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak hayatı boyunca sağlıklı kalması, diyet zayıflama ya da kilo almaya çalışma gibi dertleri olmaması için önemli.Ne yersek oyuz.

Duru okula başladı.Köklü bir okul, kurucuları öğretmen ve hatta benim de öğretmenlerimdi.Özel okul ama devlet okulu mantığında yönetiliyor.Çocuklar şımartılmıyor, siz çok özelsiniz, biz çok zenginiz gibi bir hava yok okulda.Güvenilir, eve yakın ve akademik anlamda başarılı bir okul da olduğu için tercih ettim.

Ama gel gör ki yemek listesi bir felaket:

28-09-2015 Fırın Tavuk-Cips (450) Nohutlu Pirinç Pilavı (324) Cacık (77) Halka Tatlı (442) Simit, ayran (205)
29-09-2015 Abant Köfte (558) Peynirli Makarna (407) Yoğurt (124) Soslu kek, M.suyu (210)
30-09-2015 Kağıt Kebabı (375) Şeh.Pirinç Pilavı (324) Cacık (77) Poaça, ayran (212)

Halka tatlı, soslu kek, kutu meyve suyu, tavuk benim Duru'ya hiç yedirmediğim şeyler.Bizim evde tüm çorbalar kemik suyuna ,pilavlar bol tereyağlı ve yine et, organik tavuk ya da kemik suyuna yapılır.Tavuklar ve yumurtalar organiktir. Acem pilavı hariç pirinç pilavı pişmez.

Yemek yemeleri için inanın bir yarım saatleri yok.Patır patır indirip geri çıkarıyorlar.Üstelik yemek lezzetinden de emin değilim.Kızım pilavı yedin mi diyorum "kum gibiydi yemedim" diyor :)

İlk başlarda okuldan geldiğinde atıştırmalık bir şeyler yemesini düşünmüştüm.Ev yapımı granola, şekersiz kek, yoğurt, meyve gibi.Ama baktık çocuk eve bayağı bayağı aç geliyor.Ki buna hiç üzülmedim.Kötü şeyler yiyeceğine hiç yemesinin tercih ederim.

Ben de haftada iki gün çorba yazdım listeye.Okuldan gelince (15:30 dan sonra) tarhana çorbası veya mercimek çorbası içiyor bir kase.Bazı gün çorba yerine  cacık, tam buğday unlu ekmek üzeri peynirli yumurta ya da bir tane içli köfte, az  yaprak sarma gibi seçenekler yazdım.Yemeğini yedikten sonra banyo yapıyor ve ben gelene kadar meyve ya da ev yapımı dondurma gibi şeyler yiyor.

Sabahları da bir minik bıldırcın yumurtası haşlıyorum. Kahvaltıda az yese bile en azından  yumurtasını yemiş oluyor. Minicik bir yumurta olduğu için de tek lokmada yutuluyor ve oyalanmadan evden çıkıveriyoruz.




Tüm bu yediklerine rağmen akşam saat 18:00de anne acıktım diyor ve yemeğini koyuyorum.Bunu da okulda doğru düzgün bir şey yememesine bağlıyorum.

Normalde biz 19:00da yemek yiyoruz ama Duru babasını bekleyemeyecek kadar aç oluyor.Yine de akşam bizimle de sofraya oturuyor.Normalde tek çeşit yemek yazıyordum akşama şimdi yemeğin yanına mutlaka pilav da yazıyorum.Akşam bizimle oturduğunda bazen azıcık pilav daha yiyor.

Okulda yemeklerini hergün kontrol ediyorum ve yemesini istemediğim şeyleri söylüyorum.Kutu meyve suyunu içme, tavuk yeme, köftelerinin hepsini bitir gibi.Geneline uyuyor zaten alışık olmadığı besinler olduğu için.Ama bir süre sonra tüm diğer çocuklardan etkilenip yemesinden korkuyorum.

Bir de tüm diğer çocuklara da üzülüyorum.Hepsi bizim geleceğimiz.İlerde yaşlandığımızda bize bakacak doktorlar, torunlarımızın öğretmenleri onlar.Neden en güzel şekilde beslenmesinler ki?

Görüştüğüm bir anaokulunda çocuklara kutu meyve suyu yerine pekmezi sulandırıp veriyorlardı.Çok mu zor bunu yapmak? Ya da mesela hazır kek yerine kendi mutfaklarında şekersiz bir kek pişirip vermek imkansız mı? Organik tavuk sanırım biraz ütopik bir beklenti olur:)

Yeni düzenden şimdilik memnunum.İçim bir nebze daha rahat.Okula konuyla ilgili bir mail atmayı da düşünüyorum.Bakalım.

Sizin çocuklar okulda neler yiyor? Bana önerebileceğiniz harika fikirleriniz var mı?




17 Eylül 2015 Perşembe

Dün doğdu bugün okullu oldu!

 
Sevgili Gökçe instagram fotoğraflarımdan birinin altındaki yorumda bu yukarıdaki fotoğraftan bahsetmişti.Eski blogumda hamileliğimden bahsetmemiş ve sonra Duru'nun doğumunu bu fotoğrafla haber vermiş bir sinsiydim belki hatırlayanlar olur.
 
Şimdi ise daha dün doğan o bebek okula başladı:

 
 
Okula uyum haftası sebebiyle anaokulu normal okullardan bir hafta önce açıldı ve o bir hafta boyunca saat 12:00'ye kadar okula gitmeleri planlandı.İlk gün hepimiz çok heyecanlıydık.Süslendik, püslendik ve evden çıktık.
 
Duru normalde saçını toplatmaz.Ama okulun cumartesi günü yaptığı toplantıda saçların toplanmasının öneminden bahsetmişlerdi.Sonra okul şortunu da çok erkek işi buldu.Yine de sonuçta erkek şortu üstüne giydiği kız pembesi tişörtü ve toplu saçlarıyla , sırtında çantası ve şirin gülümsemesiyle okula gittik.
 
Öğretmeni çok hoş bir kadın.Güzel, alımlı, bakımlı, şık giyinen ve sempatik biri.O kadar şirin ki benim bile tutup öpesim geliyor.Kendisi de küçük bir kızken aynı okulun anaokuluna gitmiş .Sınıfa gittiği ilk andan itibaren Duru'ya çok sıcak yaklaştı ve sanki okulu sevdirdi.Özellikle süslü püslü olmasıyla benim süslü püslü kızımı etkiledi:)

 
Tam iki gün okul bahçesinde bekledim.Hiç sınıfa girmedim.Okul daha başlamadan sınıfa girilmesine izin verilmeyeceğini, zaten sınıfa herkesin annesi girse çocuklara oyun alanı kalmayacağını anlatmıştım.Ona haber vermeden okuldan ayrılmayacağımı, kendisi bana git demeden işe gitmeyeceğimi de söylemiştim.
 
Hiç sınıfta kal demedi, ağlamadı.Ama bahçede oturup oturmadığımı iki kez falan pencereden kontrol etti.Bir kez elindeki yıldızı göstermek bir kez de okulun verdiği benim onaylamayacağım çikolatayı göstermek için pencerede belirdi.
 
Annelerle sohbet ettik, hepsini çok sevdim.Abartılı, kavgacı, sorunlu kimse görmedim.Çok şükür hepsiyle bir merhabamız oldu, herkes birbirinin çocuğunu tanıdı, görünce birbirimize gülümser ve hatta çocuklarımızdan bahseder olduk.Çocuklar da uyumlu olunca cidden kafam çok rahatladı.Çocuk kısmına güven olmaz elbette ama daha ilk günden okulu yıkan kimse olmaması umut verici.Di mi ?
 
İkinci günden sonra kızımı sabah sınıfına bıraktım ve işe gidip gidemeyeceğimi sordum.Önce mırın kırın etse de bahçede beklerken ne kadar bunaldığımı, tüm gün geçmeyen başağrıları yaşadığımı bildiğinden bir tereddüt yaşadı.O noktada öğretmeni de devreye girip "anneni ne zaman istersen ararız" dediğinde ve telefonumu çaldırıp gerçekten arayacağını gösterince ikna oldu.
 
Çarşambadan beri iznimi bölüp işe geri döndüm.Sabah kızımı bırakıp işe geliyorum öğlen arası da okuldan alıp eve bırakıyorum.Uyum haftasından sonra düzen değişecek tabi.
 
İlk okul günü sonrası eve dönerken "anne bir daha okula gitmem" dedi.Çok şaşırdım nedenini sordum."Çok uzun" demesin mi sıpa:)
 
Bir küçük anıyla yazımı bitireyim.Duru'yu okulda beklediğim ilk gün kahvaltıdan çıkarlarken karşılaştık.Öğretmenine anneme bir şey söylemem lazım diyip durmuş.Öğretmen beni görünce hemen işaret etti.Kızım kulağıma "Anne kutu süt verdiler" dedi:) "Ama bir şey demedim içtim" diye de ekledi.
 
Pastörize sütle UHT süt farkını beş yaşında bir çocuk biliyor ama koskoca bir okul bilmiyor, öyle mi? Pastörize sütü bile acaba ile karşılayan çiğ süt öneren uzmanlar bizim okula gelip ders vermeli.Gerçi bilmediklerinden değil önemsemediklerinden böyle olduğunu düşünüyorum.
 
Sonuçta pastörize sütün kullanım süresi daha kısa.UHT sütü buzdolabına bile koymaya gerek yok.
Pekmezi sulandırıp vermek ya da taze meyve suyu hazırlamak hazır kutu meyve suyu vermekten daha zor ve belki maliyetli.
 
Okulun beni rahatsız eden tek yönü bu beslenme konusu.Bugün kahvaltı çikolatalı ekmekti mesela.Ühü.Yine de en azından kendi mutfakları var öğlen yeşil fasulye, köfte gibi nispeten yararlı besinler de veriyorlar.
 
Duru kahvaltı yaparken:
 
 
 
İşte böyle.Hayatın yeni bir dönemine girdik.{Chapter 3 :P}Heyecanlıyız, mutluyuz ve çok korkuyoruz.Yeni okul dönemi herkese  mutluluk getirsin!
 
 

15 Haziran 2015 Pazartesi

Ev yapımı dondurma 2


Kocaman bir haftasonu yazısı hazırlarken size yeniden evde yaptığım dondurmadan bahsetmem gerektiğini farkettim..Çünkü haftasonu Defne şu zincir hamburgercilerin -dondurma demeye bin şahit- acayip şeylerinden yiyordu.Duru da onda görünce istedi o an alternatif bir şey bulamadığım için mecburen aldık.Neyse ki Duru bir kaşık aldı ve beğenmedim diyerek yemedi."Annemin dondurması bundan çok daha güzel" dedi ve sonrasında Defne ile dondurmam hakkında konuştular.Ayrılırken Defne benden dondurmanın tarifini mutlaka annesine göndermemi istedi.O kadar mutlu oldum ki:)

Haftada iki kez yapıyorum dondurmayı.Her gün bir tane bazı günler iki tane yiyor Duru.Bu cuma pazarda bebek erikler, bebek kayısılar bulduğum ve evde çilek kalmadığını farkettiğim için tarifi biraz değiştirdim.Bu haliyle de çok güzel oldu.

Kayısı, tatlı kırmızı erik, kiraz, muz, şekersiz çilek reçeli, bir tepeleme yemek kaşığı yarım çay bardağı süt ile rondodan çekilip kalıplara konuluyor:




Sonuç sağlıklı ama lezzetli bir şeyler yiyen ve hatta dışarıdaki zararlı alternatifleri reddeden  mutlu çocuklar:



9 Haziran 2015 Salı

Sağlıklı, ev yapımı, şekersiz dondurma


Yaz geldi!Yaz demek deniz demek, kum demek, güneş demek ve elbette dondurma demek! Hele de çocuksanız.Ben Duruya mümkün olan en doğal dondurmaları yedirmeye çalışıyorum.Hazır paketli dondurma olarak sadece Atatürk Orman Çiftliğinin dondurmasını yedi.Adana'da da boyasız, katkısız dondurma yapan yerleri tercih ediyoruz genelde.

Ama en doğal dondurmada bile şeker var.O yüzden hiç bir zaman kızım dondurma yediği için mutluluktan havalara uçmadım.Sonra portakal ağacı sitesinin tatlı yazarı Hatice yıllarca verdiği enfes tarifleri bir kenara atıp doğal beslenmeye yöneldi.Eskiden de sitesine bayılırdım ama şimdi o kadar bana hitap ediyor ki!

Pek çok tarifini çok beğendim ama bu tarifini kendimce uyarlayıp denedim.Ve sonuç mükemmel!

Size güvenle önerebilecek kadar lezzetli, çocuğunuza gönül rahatlığıyla yedirebileceğiniz kadar doğal ve hatta yesin diye ısrar edebileceğiniz kadar faydalı.



Benim dört kalıbım var.Bunun için bir muz, altı yedi çilek, 1 yemek kaşığı kakao, 1 tepeleme tatlı kaşığı bal ve yarım çay bardağı süt yeterli oluyor.Tümünü rondoya koyuyor ve bıztlıyoruz:


Bu sulu karışımı dondurma kalıplarına koyup dondurucuya atıyoruz.Donunca da çıkarıp afiyetle yiyoruz.Başka meyvelerle de denenebilir.Ben şeftali ile de yaptım ama en beğenilen tarif şimdilik bu oldu.Aklımda karpuzlu, kirazlı bir tad var, bakalım:)

Duru ne zaman çikolata istese dondurma yer misin diyorum.Bayılıyor bu öneriye:) Hatta bazen dondurma ister misin diye ben soruyorum;) Hem eğlenceli, kafa dengi bir anneyim hem de çocuğa zararlı bir şey yedirmiyorum ;P

9 Aralık 2014 Salı

Yoğurt yemekten bıkanlara önerimiz : cacık


Duru ek gıdaya geçtiğinden beri günlük mayalanmış yoğurt yapıyorum.İlk iki yıl bir kaselik yoğurtları her gün mayalıyordum.İki yaşından sonra haftalık küçük kaseler halinde hazırlıyorum.Pazar akşamı beş küçük kase bir de ev için hazırlanmış büyük bir tencere yoğurt mayalıyorum.

İşten gelmeme yakın {saat 16:00 gibi} yoğurt yiyor Duru.Böylece eve geldiğimde deli gibi acıkmış olmuyor.Akşam Murat geldiğinde yemeğimizi üçümüz birlikte yiyoruz.

Ama son bir kaç aydır bu yoğurt yeme tam bir krize dönüştü.Yemek istemiyor, mızırdanıyor falan.Sonuçta yiyor ama ben kızımın sevmediği şeyleri yemesini istemiyorum.Daha doğrusu sağlıklı şeyleri severek yemesini istiyorum.Çözümü de buldum neyse ki : "cacık"

Duru bir kebapçıya gittiğimizde gelen salatalara bayılır.Ama en çok cacık sever.Cacığı da çok sade sever. Sarımsaksız, nanesiz sadece salatalık ve yoğurt karışımı:)

Ona özel ayrıca cacık sipariş ediyoruz.Ve kimi zaman iki tabak cacık yiyor:)

Kışın salatalık yedirmek olmaz tabi.Buradaki organik satan dükkanda organik salatalık bulursam salatalıkla yoksa ince kıyılmış marulla cacık yapacağım.Yaz gelir gelmez salatalığa döneriz.

Annelik değişimi, düşünmeyi gerektiriyor.Kızım doğduğundan beri her an hiç beklenmedik şeylerle karşılaşabileceğimi gördüm.Hiç beklenmedik hareketler yapabiliyor ya da umulmadık olaylar çocuğu çok farklı etkileyebiliyor.Bazen pat bir soru soruyor ne cevap vereceğini bilemiyorsun.Yalan söylemeden gerçeği de olduğu gibi anlatmadan bilgi vermek diye bir kavram var artık hayatımda:)

Yoğurt meselesi de insanlık için küçük ama benim için çok büyük bir sorun.Bir çözüm bulduğum için ne kadar mutlu olduğumu anlatamam:)

18 Kasım 2014 Salı

Hasta


Çok hastayım sayın okur! Haftasonu başlayan hastalığım beni yataktan sürünerek kalkacak kıvama getirdi.Evde temizlik olmasa kalkmazdım.Ama bugün mutfak indirilip temizlenecek ve halılar serilecek.Ev tam bir kaos halinde anlayacağınız.O dağınıklığı görürsem daha çok hasta olurum:)

Dün akşam yemekten sonra sürünerek oturma odasına geçtim.Biraz tv izledim sonra yine sürünerek yatağıma geçtim.Bir ara baktım Duru'nun sırtı terlemiş onu kaldırıp fanilasını değiştirdim saçlarını kuruttum.Sonra bir yatmışım sabah uyandım.Ama uyanmış gibi hissetmiyordum.Ciğerlerim ağrıyor, halim yok, bir de üstüne dün sporda hoca bizi çok zorlamış diye tüm vücudum tutulmuş.

Hastalığın tek iyi tarafı iştahımın hiç olmaması.Zorla yemek yiyorum:)Öğlen iki parça tavukla salata aldım ve tavuğun birini yiyemedim bile.Yuppi diyebiliriz sanki;)

Kocam zorla bir sürü vitamin tıkıştırdı ağzıma, antibiyotik de alıyorum.İnşallah kısa sürede geçer ve inşallah kızıma bulaşmaz:)

Yarın kendimi iyi hissedersem kurabiye yapmak istiyorum.Yeni dondurucunun doldurulması gerek tabi.Dondurucuya bir şeyler atmak da benim neredeyse en sevdiğim ev işi.Şimdilik iki küçük pişirimlik haşlanmış aşure malzemeleri,köfte ve tek porsiyonluk olarak cam kahvaltılıklara koyduğum yaprak sarmaları var.Közlenmiş patlıcan ve kurabiye de bu hafta eklemek istediklerimden.

Dondurucu sayesinde kızımın beslenmesi konusunda içim çok rahat.Öğlen Duru'ya yaprak sarması, içli köfte, et köftesi, organik tavuk falan yediriyoruz.Bakıcımız günde iki kez yemek yapmış gibi hissetmeden günde iki kez yemek yapmış oluyor;)Duru öğlen ve akşam aynı şeyi yememiş oluyor.

Bir ara dondurucuya çiğden sadece yıkanmış ıspanak da koyuyordum ve haftada bir gün mutlaka ıspanak yediriyordum ama sonra ıspanağı bu şekilde saklamak çok sağlıklı değilmiş gibi geldiğinden vazgeçtim.Şimdi pazar günü akşam yatmadan bir ya da iki bağ kadar ıspanak { ya da pazıyı }yıkayıp sirkeli suya koyuyorum.Bakıcımız sabah geliyor ve öğlene kolayca,yorulmadan ıspanak yemeği yapıyor.

Haftada bir öğlen tarhana çorbası, bir öğlen dondurucudan köfte, bir öğlen ıspanak ya da pazı, bir öğlen makarna ve bir öğlen de organik tavuk mesela benim genelde yaptığım menü.Brokoliyi buharda haşlayıp üzerine limon,sarımsak,tuz,zeytinyağı karşımından yaptığımız sosu dökmek,haşlanmış karnıbaharı sarımsaklı yoğurtla yedirmek,fasulye kavurması gibi pratik sebze yemekleri, patates kızartması, bulgur pilavı çeşitleri de çeşitlilik açısından sağlıklı ve benim tercih ettiğim alternatifler.

Akşam da biz ne yiyorsak onu yiyor.Menüyü hazırlarken öğlen köfte yediği gün akşama sebze yemeği yazmaya dikkat ediyorum.

Beni bıraksanız bu konuda yüz yıl konuşurum.Kızın sağlıklı beslenmesi benim ana meselem:) Ama okurları da sıkıntıdan patlatmamak adına burada kesiyorum konuyu.Siz yorumlarda çocuklarınıza yedirdiğiniz sağlıklı , şipşak hazırlanan tarifler verirseniz çok memnun olurum:)

Bu ara doğumgünü partisi konusuna kafayı taktım.Üç yıldır babaanne ,anneanne ve dedeler ile kutladığımız çok küçük partiler düzenledim.Küçük bir aile yemeği ve sonrasında pasta kesmek şeklinde.Ama bu sene Duru daha büyük ve bol çocuklu bir partinin hoşuna gideceğini düşünüyorum.İş yerinden arkadaşlar, komşular, eşimin iş arkadaşları ve çocukları şeklinde kalabalık bir grup ağırlamak istiyorum.Tam delilik ama ciddi ciddi bakınıyorum.

Sonrasında ev darmaduman olacak olsa da hepimizin çok eğleneceğinden eminim.Ocak ayı içinde yapmayı planladığım partiden bu blogda çok sık bahsedilecek bence.Aklımı başıma toplayıp az kişi de çağırabilirim ama gönlümden geçen sevdiğim herkesi çağırmak:)

Kızımla parkta çekildiğimiz bu fotoğrafların yazımızla hiç alakası yok ama hasta bir anneye en iyi ilaç olduğu için buradalar.Hoşçakalın!


Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..