Hayvanat Bahçesinden sonra çok acıkmıştık.Açık hava ve oldukça uzun bir süre gezinmek insanı acıktırıyor.Tarsus'da olunca bizim için tek bir adres var: Şelale!
Şelale adı üzerinde bir şelalenin yanında.Yazın hele orada yemek yemek çok zevkli oluyor.Cehennem sıcağında serin suların yanında ne yense lezzetli olur zaten.Kışın da şelale görüntüsü mahvetmeden portatif bir şekilde kapatıp ufolarla ısıtmışlar ortamı.
Bizim en sevdiklerimiz Şelale'nin pastırmalı humusu ve salatası.
Yan tarafta gürül gürül akan şelalesi, mekanda ne yense lezzetli olması, salatanın kütür kütür olması, içine konan çiğ semizotu yaprakları bizim için Şelale'yi vazgeçilmez yapıyor.Dezavatajları ise pahalı olması ve yemekten sonra çay vermemeleri.
Yemek sonrası mutlu tipler:
Gerçi daha çok ben mutluyum kızım da soğuk soğuk bakmış nedense:))
tarsus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarsus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Kasım 2014 Salı
23 Kasım 2014 Pazar
Tarsus Hayvanat Bahçesi{2.deneme}
Şimdi biliyorsunuz Duru Tarsus Hayvanat Bahçesine ilk gidişimizde kuzulardan korkmuş ve hayvanat bahçesinden apar topar çıkmamıza sebep olmuştu.Çıkar çıkmaz da yeniden gelmenin hesaplarını yapmaya başlamıştı gerçi.Çok uzun bir süredir de tekrar gitmek için planlar yapıyordu.Bu haftasonu başka bir planımız olmadığı için kızımızı mutlu etmek istedik.Ve işte karşınızda yeniden Tarsus Hayvanat Bahçesi!
Her gittiğimde daha bir beğeniyorum burayı.İşte bizimkiler:
Bir sürü hayvan vardı.Bir kısmı bunlar.Bizim buradaki asıl hedefimiz bozayıyı görmek.Çünkü Duru bir süredir yattıktan sonra "anne ayı gelir mi?" diye soruyor endişeyle.Daha öncesinde aynı soruyu "anne köpek gelir mi?" şeklinde soruyordu ve hatta bu korkusunu çok ciddiye almayıp onu yatağında yatmaya zorlamıştım.Yataktan atlayıp koşup yanıma gelmişti ,henüz çok küçüktü ama yatağın yanındaki parmaklıklardan atlamayı başaracak kadar korkmuştu:( Sonrasında bir şekilde köpekleri sevmesini sağlayarak bu korkusunu atlattık.
Tabi ayı sevdirmek mümkün değil ama "ayı sadece ormanlarda yaşar ,hayvanat bahçesindekiler de bir sürü kafesin arkasında" diyerek ikna etmeye çalışıyoruz.Kafesleri ve ayıyı göstererek Duru'nun hayallerindeki ayıyı korkunç bir şeyden sıradan bir hayvana çevirmeye karar verdik.
Şu güzelliğe bir bakın:
Fil şeklinde süslenmiş bitkiler, dişleri de unutulmamış:)
Ayıya giden yolda midillilere de uğradık:
O kadar güzel bir hayvan ki! Fotoğraf güzelliğini tam yansıtamamış.Aramızda kafes olmasa kesinlikle bizi yerdi.Ki onu o kafese kapatarak bunu hakettiğimizi düşünüyorum.İnsanoğlu çok acımasız:(
Ve işte karşınızda bozayı kafesi önünde poz veren bizimkiler :
Bozayıyla bir poz da verdik:)
Çok tatlı hayvanlar var :
Bu adam devekuşunu maymun etti.
Hayvanat bahçesinden çeşitli fotoğraflar.Bizim ve hayvanların yaklaşık 1657588 pozu:)Allah kolaylık versin:))
Ve işte günün en önemli anı.Duru'nun kuzularla karşılaşması! Çok başarılıydı.Ellerini uzattı ve kuzuları sevdi:)
O sırada bir maymun da kafesinden kaçmamış mı?Çok tatlıydı.Ben onu kaçıp gitmesi için aşağıdan destekledim :) O da kendine yaklaşanları gördüğünde kafesten yandaki ağaca atlıyordu.Çok tatlıydı.Görebildiniz mi bıcırığı? :)
Hayvanat bahçesi de bu firarla ilgili çok donanımlıydı! Kaçan maymunu "ceket atmak" suretiyle yakalama çabaları acıklıydı:) Allahtan bir kaplan ya da yılan ne bileyim kurt falan kaçmamıştı.Yakalama ihtimalleri hiç yoktu çünkü.Uzun bir süre küçük kaçağı izledik, hatta aşağıda kalabalık bir grup toplandı.Ama bir süre sonra herkes sıkıldı.Biz ayrılırken de maymunu hala yakalayamamışlardı, "kafesine döner" falan diyorlardı kendi aralarında:)
Bunlar da veda pozlarımız.Bu ara en çok almak istediğim şey bir selfie sopası.Böyle ikişerli pozlar nereye kadar di mi?
16 Şubat 2014 Pazar
Biz bu haftasonu hayvanat bahçesinde gezecektik !
Bir ormanın içinden geçip yemyeşil bir cennet bahçesine geldik.
Önce aşağıdaki nefis kuşları gördük:
Renklerini fotoğraf makinasının yeterince yansıtamadığını düşündüğüm bu muhteşem varlıklardan{kuş demek eksik bir anlatım oluyor sanki} sonra duyduğumuz 'meee' sesiyle kuzulara koştuk:
Bu tatlı kuzucuk ve arkadaşları hayvanat bahçesi gezimizin sonu oldu:) Bizim tamm üç yaşındaki kızımız kuzulardan korktu! Uzaklaşalım ,uzaklaşalım diye bağırıyordu:) "Bak kızım deve, bak kızım ceylan, a bak ayı" yok hiç bir şekilde korkusu geçmiyor.Küçük midillilere bile bakmak istemedi.
Yukarıdaki fotoğraftaki yüz ifadesi kelimelerden daha açıklayıcı sanırım :)
Gerçek bir cennet bahçesini apar topar çekilmiş bir kaç fotoğraf ile arkamızda bıraktık.Çıkışta ise küçük utanmaz Antep'teki hayvanat bahçesine gidip gidemeyeceğini öğrenmeye çalışıyordu.Babasıyla inanmaz gözlerle kendisine baktığımızı gördüğünde 'orada ağlamicam söz' dedi! :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
- Öykücü
- Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..