misafir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
misafir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2015 Perşembe

Davet


Misafirler gelmeden hemen önce masayı fotoğraf çekmek için kurdum.Humusun ve patlıcan salatasının yağı henüz dökülmemiş ve parlasın diye makarna salatasının üzerine zeytinyağı gezdirilmemiş yani.

Çok güzel bir davet oldu.Erkekler spordan geliyorlardı ve gerçekten kurt gibi açlardı.Ben en çok aç misafir severim:P

Çok eğlendik, çok güldük.Hiç bir aksilik olmadan , ev delice batmadan,çılgınca dağılmadan geceyi bitirdik.Misafirlerden sonra ufak tefek dağınıklığı toplarken keyifle şarkı söylüyordum, düşünün.

Menü:

1.Humus

2.Labneli patlıcan salatası

3.Peynirli börek

4.Acem pilavı

5.Yeşil salata

6.Makarna salatası {makarna lütfen! makarnalarıyla}



7.Dolgulu patates çanakları

Tatlı çeşidini hep az tutarım.Kimse çok fazla tatlı yemek istemiyor çünkü ve ben de misafirden artan ıvır zıvırları hiç sevmem:

8.Hazır pastatabanla muzlu, çikolatalı pasta

9.Elmalı kırıntı tatlısı(porsiyonluk):


Gecenin yıldızı da bu elmalı kırıntı tatlıları oldu.Servis etmesi zor oluyor diye porsiyonluk yaptım.Herkes yemez diye sekiz tane yaptım.Aman neredeyse zor yetti:))

Sevgili Mesut Abi tam üç tane yedi! Ben de kalkıp onu tebrik ettim:)  Ben onu tatlımı çok sevdi diye tebrik ettim o da  tatlıma bayıldığı için tebrik etti beni:))

Herkese birlikte zaman geçirmekten hoşlanacağı arkadaşlar dilerim.Çünkü hayatı güzelleştiren, anlam katan gerçekten de diğer insanlar!

{Zehir eden de diğer insanlar elbette ama bu konuyu açmaya gerek yok:P}

26 Ocak 2015 Pazartesi

Pırıl pırıl


Ocak ayının 26'sındayız ve  hava o kadar güzel ki! Pırıl pırıl güneşli, ısıtan ama yakmayan havada öğlen arası uzun bir yürüyüş yaptık.Normalde yürüdüğümüz Bir saatin içinde yemek yedik ve döndük.Yürümek de , yürürken sohbet etmek de çok keyifliydi.Yolda bir kilim dokuma tezgahı, bakırcı ve bir sürü yerel ürün satan mağaza gördük.Bu yürüyüşleri daha sık yapmaya karar verdik.

Akşam kayınpederim yemeğe gelecek menüm şöyle: Kabak borani, bulgur pilavı, salata, peynirli tava böreği ve tatlı olarak elmalı kırıntı tatlısı.

Cuma akşam çaya da misafirlerim gelecek onlar için harıl harıl menü hazırlıyorum.Akşam aç gelin dediğim için oldukça ilginç bir menü şekillenmeye başladı.Çayın yanında kısır, mercimekli köfte ikram edilir de neden acem pilavı ikram edilmesin dedim.Bulgurlu yiyecekler akşama uygun olmuyor bence ama aç insanları da bir şekilde doyurmak lazım değil mi:) Humus, labneli patlıcan salatası, peynirli börek, elmalı kırıntı tatlısı {yeni takıntım olduğunu anladınız} ve süper kolay ve gösterişli muzlu ekler de diğer planladıklarım.Bakalım.

Aklında çok pratik ama çok da gösterişli ve lezzetli tarif olanlar yorum bölümüne yazsın lütfen:)





20 Ekim 2014 Pazartesi

Ev sahibi




Cumartesi arkadaşımın davetine giderken kurabiyemi hazırlamıştım.Sonra aklıma bu arkadaşımın evine ilk kez gidiyor olduğum geldi.O evine taşındığında ben doğum iznindeydim iş yerinde alınan hediyeye katılamamıştım.Apar topar bir AVM'ne uğrayıp kendime alıp çok beğendiğim bir kahve fincan takımından arkadaşıma da aldım.Karaca'ya mutlaka göz atın derim, harika ürünler var.

O gün evde toplam 14 çocuk vardı! Çok neşeli, çok güzel ama çok yorucu bir gündü.Arkadaşımın o gün kendisine yardım etmesi için çağırdığı hanım "akşam eşiniz geldiğinde bu evde nasıl temizlik yapılmış diyecek" diye üzülüyordu:) Koltuk yastıklarını indirip zıplamalar, tüm oyuncakları yerlere fırlatmalar, durmadan su ve kurabiye isteyip tabak, bardak kirletmeler.Ama ev sahibimiz o kadar zarifti ki kimse çocuğundan utanmadı:))

İlk gittiğimde Gaye ve ben vardık diğer kızlar bir doğumgünü partisinden gelecekti.{çocuk sayısı 5} Kimseler gelmeden çocukları yedirdik sonra Gaye , ben ve ev sahibimiz yedik.İkizleri olan bir arkadaşımız geldi, o yerken biz tatlılara geçmiştik.{çocuk sayısı 8}.Sonra sırayla diğerleri de geldi ve cümbüş başladı:) Menü genelde herkesin diyette olması sebebiyle salata ağırlıklıydı fikir olması için yazıyorum:

Kısır, patlıcan salatası, zeytin salatası, Çerkez tavuğu, kereviz salatası,patates salatası, peynirli börek , sosyete mantısı{Duru'ya özel.Perşembe  Duru işe geldiğinde F. kızıma neli börek yapayım dediğinde Duru kıymalı demişti ve F hazır peynirli böreği olmasına rağmen D. için ayrıca sosyete mantısı yapmıştı}, muffin, kurabiye{benden}, kurabiye{Emine'den} mozaik pasta, şekerpare.

Ve her şey çok lezzetliydi.Çeşit sayısı az olacak dediğinde ben de gerçekten az olacak sanmıştım.Benim standardımda bu çeşit sayısı oldukça çok!

O akşam biraz da ailece gezindikten sonra cumartesiyi bitirdik.Kocamın oturma odasını kağıt kaplamaya karar verip dört top kağıt alıp o akşam da kaplamaya başlaması günün bonusu oldu.Kağıt kaplamak ilk başlarda biraz uğraştırsa da kocam bu işte cidden çok iyi.Şu anda oturma odasının yarısı kağıtlı yarısı değil ama cumaya kadar bitireceğini umuyorum.Bu akşam Karadayı var ve onu zevkle izlemek istediğim için bugün kağıt kaplama yapılmayacağı konusunda anlaştık:P

Ben kızıma hamileyken Murat bir anda bebek odasını pembeye boyamaya karar vermiş, aynı gün boyayı almış ve akşam 22:00'de başladığı boya işini gece 3'te bitirmişti.Ani kararların insanıyız:)

Pazar günü kahvaltıyı dışarda yapacaktık.Ama çok geç kalktık.Kitap okumaya hız verdiğim haftalar uykusuz kalıyorum ve ancak haftasonu uykumu alabiliyorum.Kalkıp hazırlanıp çıktık ama bir türlü kahvaltı edecek bir yer bulamadık.Duru oyun parkı istiyor mesela, Murat açık büfe.Sonuçta üç beş yere girip çıktık ve Kazım Büfe 'de tost yedik:))

Ziyapaşa ve Gazipaşa 'da sıkı bir yürüyüş sonrası market ve pazar alışverişimizi yaptık.Eve döndüğümüzde aldıklarımızı yerleştirecek gücümüz bile kalmamıştı.Peynir ve sütü dolaba kaldırıp hemen yattık.Duru,Murat ve ben yanyana bizim yatağa yattığımızda saat 16:00'tü kalktığımızda ise 18:30!

D. bir ara uyanmış bana 'anne ben kıyafetlerimle yatmışım' diyordu:)) Yavrum akşam uykusundayız sanmış ve paniklemiş.Sonra bir ara yeniden uyandı ve 'bugün hiç televizyon izlemeyecek miyiz yani' dedi.Ona gülmekten uyandım diyebilirim:)

Kalkıp kısır yaptım ama başağrım halen geçmemişti.Kısır yedik, çay içtik, televizyon izledik, ben yoğurt mayaladım, biraz kitap okudum, Murat odaya biraz daha kağıt kapladı ve sonra yeniden yattık.

En son okuduğum gerilim romanı çok güzel bir sonla bitti, bu sefer elim bir aşk romanına gitti ve dün akşamdan beri de büyük bir zevkle okuyorum.Çok iyi yazılmış değil ama kötü de sayılmaz.Bittiğinde yorumlarını bu sayfada görürsünüz zaten.

2-5 diyeti diye bir diyete başladım bugün ilk günü.Şu an öğlen arası yemek yemeyi düşünmemek için kendimi yazmaya verdim:) Organik ürünlerle ilgili, humus tarifiyle ilgili yazılar yazmayı planlıyorum.Hepsini bir anda yazabilirmişim gibi hissediyorum.Organik ürünler için fotoğraf çektim, akşam da humus fotoğrafları çekmeyi planlıyorum.Bakalım.

Umarım siz de benimki kadar dolu bir haftasonu geçirmişsinizdir:)


16 Eylül 2014 Salı

Yemek daveti.



Bu fotoğraf bir kaç gün önce bahsettiğim yemek davetinin sofra fotoğrafı.İnternette öyle sofralar, öyle masalar görüyorum ki bu sofranın lafı bile olmaz da işte bu blogda da çoğu fotoğraf hatıra amaçlı konuluyor:) Menü tıpkı belirlediğim gibi oldu.İlk kez denediğim bir börek yaptım bu kez.Aslında misafire daha önce yapmadığın bir tarifi yapmak ciddi bir risk ama neyse ki böreğim çok lezzetli oldu.

Tulum peyniri, ıspanak ve bir paket krema ile yaptığım börek çok beğenildi.Gönül rahatlığıyla önerebilirim yani.



Patlıcan ve kabak dolmasına yandan görünen Antep biberi çok hafif bir acılık vermişti.Bir tenceye birden çok koysaydım keşke diye düşündüm.Dolmanın içine haşlanmış nohutta çok yakışıyor.{kesin bilgi}

Ve bu humus! Bu humusun tarifini annem Oktay Ustadan almış.Ölçüsü olması ve hep aynı tadı yakalaması açısından tarif defterimin yıldızıdır kendisi.Şimdi değil ama bir gün mutlaka bu bloga da yazmalıyım.Üzerine koyduğum tereyağında çam fıstıklarını ilk kez İskenderun'daki 'Küçük Kervan' restorantta yediğim muhteşem ötesi humusun üzerinde görmüştüm.


Yemekleri yedikten sonra balkona çay içmeye geçtik.Çay, meyve, kuruyemiş ve harika bir sohbet sonrası misafirlerimiz kalktı.Sa.cide Duru'ya dönüp "sende bize gel olmaz mı Duru'cuğum?" dedi.Bizimkinin cevabına hala gülüyoruz "Gelemem Sacide sen acı köfte yapıyorsun" :))

Dolmaların, böreklerin ve köftelerin bir kısmını pişirmeden dondurucuya kaldırdım.Humusun bir kısmını içine sarımsak koymadan sakladım ve ertesi gün de kayınvalidemleri çağırdım.Aynı menü ile iki kez misafir ağırladım yani:))

İşte böyle.


25 Haziran 2014 Çarşamba

Havadan sudan



Bugün sanki Cuma gibi geliyor.O kadar mutluyum:P Yazı da biraz cuma yazısı, haftasonuna başlangıç yazısı gibi oldu zaten:)

Yazın işe gitmek de, yaşamak da, uyumak da daha zevkli.Ben güneşin,ışığın çocuğuyum kesinlikle.Güneş varsa tamam mutluyum:)

Kızım da tam bir güneş düşmanı."Anne güneş" diye sızlanıp duruyor.Ben o sırada "ah, evet güneş" diye yüzümü çevirmiş , gözlerimi kapatmış mutlulukla sırıtıyor oluyorum:)Adana'da yaşayıp da güneşi sevmemek ciddi bir şanssızlık tabi.Alışacak diye umuyorum:)

Haftada bir kaç gün öğlen spora gidiyorum bir kaç aydır.Zayıflamak için değil daha dik durmak, daha sıkı olmak için.Zayıflasam da süper olur tabi ama zayıflayamadığım için bunu bir hedef olarak tutmaktan vazgeçtim:) Reformer pilatesi herkese tavsiye ediyorum.Şu ara başka bir spor yapıyorum ama kalbim reformer da.

Duru'yu babası evden alacak,beni de spor çıkışı alıp emniyet müdürlüğüne götürecek.Yeşil pasaport başvurusu yapıyoruz sayın okur.Duru doğduğundan beri hiç yurtdışına çıkmadık.Artık biraz büyüdü, yemek düzeni var, yürüyebiliyor :P, eski kucakçılığı kalmadı diye bir hevesleniyoruz.Pasaportu almak büyük bir adım.Yuppi.

Dün akşam kızımla evimize nispeten uzak bir parka gittik.Bu yazın annelik projesi de bu: her akşam başka bir parka gitmek.Kıştan beri belirlediğim bir kaç park var, bakalım.Bu akşam giderken gerçek fotoğraf makinasını da yanıma almayı planlıyorum.Koşarken, oynarken, rengarenk parklarda çekilen ,mutlu fotoğraflara bayılıyorum çünkü.

Eşimin bu dönem evde çalışması gerektiği için bize katılamıyor.Oysa bir gün o bir gün ben götürsem ya da beraber gidebilsek çok daha zevkli ve kesinlikle daha az yorucu olacak.İş çıkışı üstümü bile çıkarmadan yollara düşüyoruz çoğu zaman.Parktan çıkıp eve gelmek de ayrı bir iş.Hadi kızım, ağlama kızım,yarın yine geleceğiz kızım, sen bir daha gelmek istemiyor musun da ağlıyorsun, sus kızım gibi diyaloglarla çıkıyoruz.Her gün gidiyoruz bir gün de ağlamadan çık şu parktan vicdansız! :)

Eve gelip yemek yiyoruz.Yemekleri kızımın teyzesi yapıyor , sağolsun.Ben işe başlamadan iki ay kadar önce bizle çalışmaya başladığı için iki ay beraber yemek yapma şansına eriştik.Benim yemeklerimi tıpkı benim gibi yapıyor, çok şükür.Hiç yabancılık çekmedik ama yemekler felaket olsaydı da bu yoğunlukta idare ederdik gibi geliyor:) Parktan o kadar yorgun geliyorum ki yemek ısıtmak, tabaklara koymak, tabakları kaldırmak, tencereleri yıkamak bile zorluyor beni.

Bu sene eve daima gelen eski okurların tanıdığı Ayşe Abla da çok hastalandı.Aylarca doktor doktor gezdi, dolaştı çare bulunamadı.Sonuçta hastalığı teşhis edildi, ameliyat oldu ve bir altı ay çalışmaması gerektiği söylendi.

Bu dönem eve başka birini çağırmadım bir kaç ay evin temizliğini kendim yaptım.Cam silmek, halı silmek konusunda ustalaştım:) Halılar o kadar rahatsız ediyordu ki beni bir dönem annem ne zaman arasa halı siliyor oluyordum.Akşam yatmadan bir halıyı silip yatmayı alışkanlık haline getirmiştim:) Ankara'ya gittiğimde annem ben gelmeden önce halı yıkama makinasıyla evdeki tüm halıları yıkamıştı.Kendi halılarını pis bulmamdan korkmuş:))

Ama yaz gelince , pencereler açılınca yetişemez oldum.Bir kaç değişik maceradan sonra şimdilik bir hanım geliyor, Ayşe Abla da daha iyiymiş belki bu ara geri dönecek.

Bir kaç hafta sonra eşimin yoğunluğu bitecek.Her akşam beraber yürüyüş yapmak, haftasonları eve hiç girmemek gibi planlarımız var.Bakalım.Yazı ailece geçirmeyi özledim.




14 Haziran 2014 Cumartesi

Yiğit



Komşumuzun oğlu Yiğit'i çok seviyorum.Duru'yu sallarken parkta yan salıncağa oturan çocukları da salladığım için apartmanın favori teyzesiyim (abla diyorlar gerçi:P!) Genelde de sitenin en küçüklerinden olması sebebiyle Yiğit'i sallıyorum.

Geçen gün biz parktan eve dönerken Yiğit de bizle birlikte bizim apartmana girdi, asansöre bindi ve nihayetinde evimize de geldi.Tüm bu süreç boyunca huzursuz oldum aslında ama işte beş yaşındaki çocuğa da gelme diyemedim.Sadece "annen merak eder" dedim ama aldırmayınca üsteleyemedim.

Onlar Duru ile odasında oynarken ben bu spontan misafirin şaşkınlığı içindeydim.Yiğit'e muffin ikram ettim.Sonra kocam eve geldi ve bana çok kızdı.Annesi babası ne düşünürden girdi çocuğa zarar gelse ne derizden çıktı.Biliyorum ama ne yapayım dedim.Ben de apartman görevlisini aradım.Annesine haber verin çocuk bizde merak etmesin dedim.Beş dakika sonra zil çaldı abisi Yiğit'i alıp gitti.

Keşke dünya bu kadar kötü bir yer olmasaydı da çocuklarımız komşularımızın evine güvenle girip çıkabilseydi, evimde ağırladığım küçük misafirle ilgili tek derdim başka ne ikram edebilirim olsaydı.

13 Haziran 2014 Cuma

Misafir





Kızım doğduğundan beri evde misafir ağırlamaz olmuştum.Genelde arkadaşlarım da çalışan hanımlar ve dışarda buluşmayı herkes daha çok tercih ediyor.Ama son günlerde  misafir ağırlamaya "aş ermeye" başladım.Bu kadar yoğun bir istek!

Öncelikle pek bir bakımsız kalan salonumuza el attım.Genelde oturma odasında oturuyor olmamız sebebiyle salon pek göz önünde değil aradan geçen sürede salon kocamın da sayesinde bir çeşit ardiyeye dönüşüvermişti.Salondaki tüm ıvır zıvırları ayıkladım, bir kısmını attım , bir kısmını dolaplara kaldırdım.Çok ince bir temizlik yaptım.Düzenledim.

Şimdi sırada salondaki örtüleri değiştirmek var.Günlük örtüleri kaldırıp yerine dantellerimi efendime söyleyeyim Antep işi örtülerimi ya da Türk işi örtülerimi sereceğim.Annem yıllarca emek edip tüm bunları yaptırmış ben de zamane kadınlarından çok farklı olarak bu örtülere ba-yı-lı-yorum!

Sonrasında menü belirlemek vardı.Ben biraz eski kafalıyım misafire bin çeşit yapmayı sevmiyorum.Yıllar önce arkadaşlarım kızımı tebrik etmek için geldiklerinde dört beş çeşitle ağırlamıştım onları: İçli köfte, salata, kek,kurabiye, karnabahar salatası, kete gibi.. Sonrasında ben iş yerindeki arkadaşların yeni bebeklerini görmeye gittiğimde çok şaşırdım.En az onbeş yirmi çeşitle ağırlanıyorduk çünkü.

Yirmi çeşiti görünce insan bir mutlu oluyor tabi.Ama sonuçta kilo almamak için ya da patlamamak için :P hepsinden bir küçük parça yiyebiliyorsun sadece.Sonuçta ne yediğinin farkına bile varamıyorsun.Oysa çeşidi az tutarsan herkes doya doya yiyebiliyor.Bu son zamanlarda gittiğim bir arkadaşım iki çeşit tuzlu, üç çeşit tatlı yapmıştı en sevdiğim ve aklımda kalan menü de bu oldu:)

Yani ben menüme otuz çeşit tatlı, kırk çeşit tuzlu yapmayacağım.Ama yaptığım şeyler de değişik olsun istiyorum.Bu ikram işinin de bir modası var.Şimdilerde bir magnolia puding yapmayanı dövüyorlar mesela:) Bilindik lezzzetlerin farklı sunumları peşindeyim.

Menümde bir börek, bir sütlü tatlı, bir salata, öğlen ise bir bulgur işi, bir kek ya da kekli tatlı, bir kurabiye, bir zeytinyağlı olsun istiyorum.Gelen kişi sayısına ya da davetin saatine göre bu menü değişebilir de.Mesela akşam daveti ile öğlen yemek saatini de içeren bir davet daha farklı değerlendirilmeli.Birinde insanlar yemek yiyip gelmiş diğerinde ise yemek yememiş.

Börek çeşitleri: Avcı böreği, bu börek (sayfanın altına doğru inin), tavuklu börek  ve sodalı börek 

Tatlı,kek,kurabiye: Annemin sütlacı, magnolia puding , incirli tatlı , çikolatalı Fransız keki, bonibonlu kurabiye , palmiye kurabiye (ama tahin ve cevizli) , fındıklı kurabiye

Salatalar ve bulgur işi: Kısır, içli köfte (tabi ki hazır alınacak), mercimekli köfte, yeşil mercimekli salata , patlıcan salatası , patates salatası

Çoğu daha önce yaptığım lezzetler.Arada harika tarif diye sağdan soldan duyduklarımı da deniyorum.Dün mesela etimek tatlısı denedim.Etimekleri dizip üstüne şerbet dökmüyoruz etimkeleri rondoda çekip un yerine kullanıp bir kek pişiriyoruz üzerine şerbet döküyoruz.Etimek tatlım etimek püresi oldu:)) Şerbeti sıcak dökün derken kaynar dökün demek istemiyorlarmış öğrenmiş oldum:)))

Yukarıdaki fotoda daha önceki yazımda bahsettiğim denenecek muffinlerin denenmiş hali:) Çok çok beğenmedim ama en azından pişmişlerdi:))



Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..