15 Haziran 2014 Pazar

Cumartesi : Park park gezmek ve bir süpriz.

Yaz haftasonlarının en sevdiğim tarafı balkonda kahvaltı yapabilmek.Cuma gününden kahvaltılıkları hazırladığım için sabah sadece omlet ve çay yapmakla uğraşıyorum.Ivır zıvırları da sağolsun kocam balkona taşıyor.Öyle çok süslü bir sofra değil ama açık havada yemek, sabahın köründe kalkmamış olmak gibi sebeplerle bana dünyadaki en şık sofra gibi geliyor:))

Bu cumartesi de yine balkondaydık:


Sonrasında hemen hazırlanıp çıktık.Genelde fotoğrafları ben çektiğim için kızımla çok az pozum var.Bu sebeple artık kocama fotoğrafımı çekmesini hatırlatıyorum, bunun için ortam hazırlıyorum.


Evin eksikleri için gittiğimiz alışveriş merkezinde moda günleri vardı.İşte bir kaç ünlü fotoğrafı:) Bu blogun bir paparazzi bloguna dönüşme ihtimali de yok görüldüğü üzere:))




Yapı market çıkışında benimkiler:



Ağzı yüzü bulaşık bir kız.Annesi çantasını arabada bıraktığı için yanında bir peçete bile yok.Sağolsun dondurmacıda da vermemişler.{Ağzını tişörtünün iç kısmına sildi.Hayran kaldım!}




Normalde bu tip ıvır zıvır dondurmalar yemiyoruz.Ama bugün Duru'nun ALTI günlük dondurma yememe cezasının son bulduğu gün olduğu için gördüğümüz ilk dondurmaya saldırdık:) Babasının gözlüğünü gözünden alıp duruyordu, alma dediğimiz halde ısrar etti bu sebeple cezalıydı.

Alışveriş merkezinin içindeki oyun parkına girdi babasıyla:







Yine bir anne-kız pozu:


Biz dinlenmek için Starbucks'da oturuken içerdeki parkda da oynadı.Çok şirin bir kaç arkadaş buldu.Bu da onlardan biri.Bu şirin kızla birbirlerine sarılıp durdular:)





Çıkışta gittiğimiz mantıcıda da bir park vardı elbette! Orada biraz kendi kendine oynadı sonra kardeşiyle gelen bir abla Duru'yu da dahil ettiği bir saklambaç oyunu oynattı.Mantıcıdaki herkes oyun oynayan çocukları seyrediyor, saklanma yerleri ile ilgili taktik veriyordu.Ama o kadar küçükler ki alenen görüldükleri yerlerde saklanıyorlardı:)





Ve işte bu da günün süprizi! Sizi yeni oğlumuzla tanıştıralım: Tombiş :)) Şimdiye kadar bir tavşan, beş ipek böceği besledik.Bir kuş benim için de, kocam içinde ,Duru için de ilk.Çok heyecanlıyız:)

14 Haziran 2014 Cumartesi

Yiğit



Komşumuzun oğlu Yiğit'i çok seviyorum.Duru'yu sallarken parkta yan salıncağa oturan çocukları da salladığım için apartmanın favori teyzesiyim (abla diyorlar gerçi:P!) Genelde de sitenin en küçüklerinden olması sebebiyle Yiğit'i sallıyorum.

Geçen gün biz parktan eve dönerken Yiğit de bizle birlikte bizim apartmana girdi, asansöre bindi ve nihayetinde evimize de geldi.Tüm bu süreç boyunca huzursuz oldum aslında ama işte beş yaşındaki çocuğa da gelme diyemedim.Sadece "annen merak eder" dedim ama aldırmayınca üsteleyemedim.

Onlar Duru ile odasında oynarken ben bu spontan misafirin şaşkınlığı içindeydim.Yiğit'e muffin ikram ettim.Sonra kocam eve geldi ve bana çok kızdı.Annesi babası ne düşünürden girdi çocuğa zarar gelse ne derizden çıktı.Biliyorum ama ne yapayım dedim.Ben de apartman görevlisini aradım.Annesine haber verin çocuk bizde merak etmesin dedim.Beş dakika sonra zil çaldı abisi Yiğit'i alıp gitti.

Keşke dünya bu kadar kötü bir yer olmasaydı da çocuklarımız komşularımızın evine güvenle girip çıkabilseydi, evimde ağırladığım küçük misafirle ilgili tek derdim başka ne ikram edebilirim olsaydı.

13 Haziran 2014 Cuma

Misafir





Kızım doğduğundan beri evde misafir ağırlamaz olmuştum.Genelde arkadaşlarım da çalışan hanımlar ve dışarda buluşmayı herkes daha çok tercih ediyor.Ama son günlerde  misafir ağırlamaya "aş ermeye" başladım.Bu kadar yoğun bir istek!

Öncelikle pek bir bakımsız kalan salonumuza el attım.Genelde oturma odasında oturuyor olmamız sebebiyle salon pek göz önünde değil aradan geçen sürede salon kocamın da sayesinde bir çeşit ardiyeye dönüşüvermişti.Salondaki tüm ıvır zıvırları ayıkladım, bir kısmını attım , bir kısmını dolaplara kaldırdım.Çok ince bir temizlik yaptım.Düzenledim.

Şimdi sırada salondaki örtüleri değiştirmek var.Günlük örtüleri kaldırıp yerine dantellerimi efendime söyleyeyim Antep işi örtülerimi ya da Türk işi örtülerimi sereceğim.Annem yıllarca emek edip tüm bunları yaptırmış ben de zamane kadınlarından çok farklı olarak bu örtülere ba-yı-lı-yorum!

Sonrasında menü belirlemek vardı.Ben biraz eski kafalıyım misafire bin çeşit yapmayı sevmiyorum.Yıllar önce arkadaşlarım kızımı tebrik etmek için geldiklerinde dört beş çeşitle ağırlamıştım onları: İçli köfte, salata, kek,kurabiye, karnabahar salatası, kete gibi.. Sonrasında ben iş yerindeki arkadaşların yeni bebeklerini görmeye gittiğimde çok şaşırdım.En az onbeş yirmi çeşitle ağırlanıyorduk çünkü.

Yirmi çeşiti görünce insan bir mutlu oluyor tabi.Ama sonuçta kilo almamak için ya da patlamamak için :P hepsinden bir küçük parça yiyebiliyorsun sadece.Sonuçta ne yediğinin farkına bile varamıyorsun.Oysa çeşidi az tutarsan herkes doya doya yiyebiliyor.Bu son zamanlarda gittiğim bir arkadaşım iki çeşit tuzlu, üç çeşit tatlı yapmıştı en sevdiğim ve aklımda kalan menü de bu oldu:)

Yani ben menüme otuz çeşit tatlı, kırk çeşit tuzlu yapmayacağım.Ama yaptığım şeyler de değişik olsun istiyorum.Bu ikram işinin de bir modası var.Şimdilerde bir magnolia puding yapmayanı dövüyorlar mesela:) Bilindik lezzzetlerin farklı sunumları peşindeyim.

Menümde bir börek, bir sütlü tatlı, bir salata, öğlen ise bir bulgur işi, bir kek ya da kekli tatlı, bir kurabiye, bir zeytinyağlı olsun istiyorum.Gelen kişi sayısına ya da davetin saatine göre bu menü değişebilir de.Mesela akşam daveti ile öğlen yemek saatini de içeren bir davet daha farklı değerlendirilmeli.Birinde insanlar yemek yiyip gelmiş diğerinde ise yemek yememiş.

Börek çeşitleri: Avcı böreği, bu börek (sayfanın altına doğru inin), tavuklu börek  ve sodalı börek 

Tatlı,kek,kurabiye: Annemin sütlacı, magnolia puding , incirli tatlı , çikolatalı Fransız keki, bonibonlu kurabiye , palmiye kurabiye (ama tahin ve cevizli) , fındıklı kurabiye

Salatalar ve bulgur işi: Kısır, içli köfte (tabi ki hazır alınacak), mercimekli köfte, yeşil mercimekli salata , patlıcan salatası , patates salatası

Çoğu daha önce yaptığım lezzetler.Arada harika tarif diye sağdan soldan duyduklarımı da deniyorum.Dün mesela etimek tatlısı denedim.Etimekleri dizip üstüne şerbet dökmüyoruz etimkeleri rondoda çekip un yerine kullanıp bir kek pişiriyoruz üzerine şerbet döküyoruz.Etimek tatlım etimek püresi oldu:)) Şerbeti sıcak dökün derken kaynar dökün demek istemiyorlarmış öğrenmiş oldum:)))

Yukarıdaki fotoda daha önceki yazımda bahsettiğim denenecek muffinlerin denenmiş hali:) Çok çok beğenmedim ama en azından pişmişlerdi:))



6 Haziran 2014 Cuma

Son dönem kitapları

 


Son dönemde okuduğum kitapları beğeni sırama göre fotoğrafladım.En çok en üstteki kitabı  sevdim:)

Şahane Gelin:  Bir blogda bahsedilmesi üzerine çok meraklanıp internetten sipariş etmiştim.Hemen okudum ve çok şaşırdım.Yabancı versiyonlardaki gibi zengin erkek, zorlanmış bir birliktelik sonrasında aralarında gelişen aşk. Sonuçta emek harcanmış bir eser, takdir ediyorum ama bazı diyaloglar o kadar anlamsız ve mantığın ötesindeydi ki 'yok artık' dedim.

Yeni Başlangıçlar Mevsimi: Yazarın diğer kitaplarından çok da farklı olmayan, neşeli ,sonu güzel biten bir kitap.Karakterlerin bile çoğu aynı.Siz de benim gibi kitap karakterlerine çok bağlanıp  kitap bittikten sonra "neler yapıyorlardır" diye merak eden bir deliyseniz bu yazar tam size göre:)

Gölgesizlerin Tutkulu Dansı: Yazarın diğer kitaplarından çok farklı.Kapağına bakmadan okusaydım kesinlikle bir Tess Gerritsen kitabı olduğunu anlamazdım.Zengin erkek, hırsız kız aşkı.Bayıldım!

Eski tarihlerde geçen bir hikaye.Her zamanki dedektifimiz Rizzoli yok ,cinayet yok.Diğer kitaplarından farklı olarak aşk teması ön planda.

Tanrı daima tebdil-i kıyafet gezer:  Ne çok yerin altını çizmek istedim.Ne çok şey öğrendim.Çok güzel bir kitap.

Sürükleyici, anlamlı bir olay örgüsü olan, okuru meraklandıran, sürpriz bir sonla da taçlandıran bir kitap.Ama bence bu kitap bundan çok daha fazlası.

Kitaptaki karakter kalabalık bir fırında kendisine çok pişmiş ekmek verildiğinde bunu geri verip bana az pişmişinden verin diyemiyor.Ayıp olur, bekleyenleri sıkıntıya sokarım diye düşünüyor.Ben de öyle biriyimdir.

Kimseden yardım isteyemem , yapalım mı deseler bile "yok" derim. Bir başkasını rahatsız etme fikrini kendi isteklerimin önüne koyuyorum.

Kitapta beni "iyileştiren" şeyler buldum.Bu kitaptan sonra hayata daha farklı bakıyorum.Karakterimde iyi olarak gördüğüm bazı şeylerin bir eksiklik olabileceğini farkettim.

Tekrar okumayı istiyorum bu kez heyecan ve merakla sonuna ya da neler olacağına odaklanmadan sadece kitaptaki kahramanın geçirdiği değişimi incelemek istiyorum.Bu sefer tamamen kendimde bulduğum eksiklikleri düzeltme amacıyla okuyacağım.

Yeniden okumak için daha sakin zamanları bekliyorum, sadece kitaba odaklanabileceğim o zaman geldiğinde  sadece bu kitaba dair bir yazı da yazacağım.

1 Haziran 2014 Pazar

Çiçek



Taze çiçekler her mekanın havasını değiştiriyor ! Bu fotoğraftaki kadar tipsiz olanları bile :)

29 Mayıs 2014 Perşembe

Kuş besledik!





Bizim parkın içinde bir bölüm var.Yem alıp kuşlara atabiliyorsunuz.Biz sık sık gidiyoruz.Duru hayvanları çok seven bir çocuk ben de bundan çok memnun olan bir anneyim:)

Aşağıda fotoğraflarını göreceğiniz günün sonu biraz pis bitti ne yazık ki. Tüm park kuru iken bu bölümün çamur olmasını bir türlü anlamıyorum.Kuş yemi bittikten sonra zavallı kızım heyecanla koşarken boylu boyunca çamura düştü:))) Onu kurtarmaya giden ben de çamura saplandım.Çok eğlenceliydi:)))









Bu mutluluğu görmek her yorgunluğa değer ! Çok seviyorum kızım seni:)



28 Mayıs 2014 Çarşamba

Muffin !


Her zaman yaptığımız Çikolatalı Fransız Kek muffin kalıplarıyla olmadı ! Görüntü harika ama fırından üstü kızarmış altı pişmemiş ve kalıba yapışmış olarak çıktılar ne yazık ki:) Ühü !

Ama pes etmek yok bu tarifle tekrar deneyeceğim:)

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Pazar kahvaltısının...


...en makbule olanı koca tarafından hazırlanılanıdır :) Hele de sabah erken kalkılıp fırından bir sürü simit,kruvasan alınmış, sofra bir de balkona hazırlanmışsa tadından yenmez!

Ela 2 yaşında !


Yeni tanıştığımız ama çok sevdiğimiz arkadaşlarımızın tatlı kızı Ela 2 yaşında! Partide her şey çok özenliydi, ikramlarda çok çok lezzetliydi.Kızım çok eğlendi biz de harika vakit geçirdik.Bu güzel günü hep hatırlatacak fotoğraflar biraz daha özel olsun diye gerçek makinamı da yanıma almıştım.Bir sürü fotoğraf çektim , umarım fotoğraflarım da arkadaşlarımı onların beni mutlu ettiği kadar mutlu eder.

En eski dostlarımızdan Gül Abla,Mesut Abi ve kızları Defnemiz de partideydi.Duru bu fotoğrafta Gül Abla'mın kucağında.Duru'yu tanıyanlar kimselerin kucağına gitmediğini bilir.O yüzden bu kareler benim için çok özel:)


Bu mumun yanınca açılması gerekiyordu, çok uzun bir yanma süreci sonunda açıldığı için biraz hayalkırıklığı oldu hepimize.Ama görüntüsü harika:)


Gül Abla, Duru ve Defne ve Gül Abla'mın güzelliği ! {maşallah}


Defne'm.Çok özel bir çocuktur {en az abisi Efe kadar}.Doğduğu gün hastane odasında ilk gördüğümden beri çok çok seviyorum onu.Çok akıllı, içten, candan ve duru bir çocuktur.Allah korusun, şansını bol etsin inşallah!


Hayatımın aşkı, sevgili kocam:)


Nice yıllara Eloş :) Üçüncü ve hatta otuzüçüncü yaşında da görüşmek dileğiyle ;)

25 Mayıs 2014 Pazar

Beslenme üzerine dertleşme




Kızıma yaklaşık iki sene hiç işlenmiş şeker vermedim.Bana kalsa okula gidene kadar da vermezdim.Ama etrafta öyle bir baskı var ki bu konuda.Sanki çocuğuma kötülük ediyormuşum, ondan bir şeyleri saklıyormuşum gibi davranıldı.Sanki ben biraz "abartıyormuşum", fazla "titiz" mişim gibi.Çok yakınım olan çok sevdiğim insanlara bile hala kırgınlık hissediyorum Sonuçta pek aldırmamaya çalışsam da gerçekten üzülüyordum.Kızımın büyüyüp bir şeyleri merak etmeye başlamasıyla da bir noktada gerçekten pes ettim.

Bu konuda çok uzun yazar dertleşirim de kendimi tutuyorum işte.Siz şu yazıyı okumadan diğer paragrafa geçmeyin :)

Yine de pes ettim dediysem de mesela eve sadece bitter çikolata aldım, yoğurt ya da sütüne asla şeker atmadım.Sonuçta kızım şekere hiç mi hiç düşkün değil.Zorla uzatılan baklavaları "ben sevmem" diye geri çeviriyor, evde yaptığımız keklerden neredeyse hiç yemiyor.Kızımın en sevdiği tatlı dondurma ve çikolata.Çikolata mümkünse bitter dondurma da mutlaka sade.

Yukarıdaki fotoğraftaki bir sürü çeşitten sadece vanilyalı dondurmayı tercih etmiş olmasını çok seviyorum:)

23 Mayıs 2014 Cuma

Haftasonu ya da #TGIF !




Yaşasın bugün Cuma ! Bir hafta tatil yaptıktan sonra iki günlük tatile bu kadar seviniyor olmak tuhaf ama sonuçta üç kişilik ailemizin tüm fertlerinin birarada olduğu bir iki günden bahsediyoruz:)Her zaman en favori günüm cuma günü olmuştur özellikle cuma akşamları {ah}.En sevmediğim zamanın ise pazar akşamı olması kimseyi şaşırtmaz muhtemelen.

Bu hafta en çok buna güldüm.Gözümden yaş geldi ve odadaki arkadaşım neye bu kadar güldüğümü merak edip yanıma geldi sonrasında birlikte o kadar çok güldük ki yan odadaki arkadaşımız neye güldüğümüzü merak edip geldi :))

Haftasonu aldığım tonla asma yaprağını salamura yapacağım inşallah.Pazardaki adam "bir buçuk kilo olsun mu?" dediğinde hayır demiş olmayı dileyeceğim kadar çoklar:)) Bir de bu tarifi denemeyi düşünüyorum.


Bu ara ev değiştirme ya da evde tadilat yapma gibi düşünceler içerisindeyiz.Bu mutfağa bayıldım! Benim hayal mutfağımda alt kısımlar da beyaz ama gri de olabilirmiş diye düşündüm.

Haftasonu saçımda bir takım denemeler yapacağım.Yaz gelmesi sebebiyle topuz ağırlıklı , belki örgülü falan saçlar.Ama saçımın önüne yeni kestirdiğim kahkül olmasaydı bu da deneneceklerden olurdu.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Bir hafta





Bir haftadır yoktuk buralarda.Eşimin dört günlük bir iş gezisi vardı ,biz de kızımla bir haftalığına annemlerin yanına gittik.Kızım anneanne, dede ve dayı sevgisi ile sarmalandı, ben de biraz  dinlendim.

Bu bir haftada kızım bir sürü dondurma yedi, istediği marka sakızı{tipitip} bulmak için babam marketleri talan etti, en sevdiği yemekler yapıldı, evde istinasız herkes onunla oturup hamurdan ipekböceği yaptı, park park dolaştırıldı ve nihayetinde en beğendiği parka her akşamüstü götürüldü, aynı kitap farklı kişilerce peşpeşe beş kez falan okundu:) Bir sürü alışveriş merkezinin bir sürü oyun alanına gidildi, oyuncaklara koca kazık annenin binmesi için ısrar edildi gibi güzellikler de oldu tabi:) :







Eve döndük, valizi yerleştirdim, işe başladım ve her şey eski haline döndü.Ne kadar anne evi de olsa, ne kadar daha az yorulsam da insanın evi gibisi yok be sayın okur ! Çiçeklerimi , evimin kokusunu, yatağımı ,mutfağımı ve hatta apartmanımızı dahi özlemişim.


5 Mayıs 2014 Pazartesi

Annem ve kızım


Yine bir " düzgün dur kızım fotoğraf çekiyoruz" anı:) Tek bir kare düzgün foto çekemedim ama hepsi birlikte çok şirin oldular.

Annemi kızımla birlikte görmeye ba-yı-lı-yo-rum.Benim bildiğim anneden çok farklı.Daha toleranslı, daha rahat, daha eğlenceli ;)

Sizi seviyorum kızlar !

2 Mayıs 2014 Cuma

İlk tiyatro

İnsan çocuğu için en iyisini istiyor.İmkanları ölçüsünde de en iyisi için çabalıyor.Hayattaki her şeyden haberi olsun sonuçta kendi seçimlerini yapsın ama seçimlerini bilerek yapsın istiyorum.Benim için kitap okumak hayatıma anlam katan bir şey.Kızım için de bu belki bir spor dalı ya da belki bir sanat dalı olabilir.Bir kaç haftadır yüzmeye gidiyoruz ve yüzmeyi cidden çok sevdi.Heyecanla bekliyor:)

Hayatta ne yaparsa yapsın ama sanata ve spora mutlaka zaman ayırsın, ucundan bucağından da olsa bulaşsın istiyorum.

Ve işte ilk tiyatro deneyimi de bizi bu sebeplerle çok heyecanlandırdı.Sevecek mi, hepsini izleyecek mi gibi sorularla doluyduk.

Duru 'Merhaba Hayat' isimli oyunu çok sevdi.İlk sıradan bilet almıştım ve oyundaki maymunu canlandıran oyuncu tam iki kez önümüze atladı.Maymun her sahneye çıktığında küçük eli benimkini bulup endişeyle sıkıyordu:) Oyun tek perdeydi ve sıkılmasına fırsat vermeyecek uzunluktaydı.O günden beri 'anne yine tiyatroya gidelim' diyor.Çok mutluyum:)






Hakkımda

Bir anne, bir baba ve bir de çocuk.Aşk dolu, neşeli ve eğlenceli bir hayat umuduyla..